Site rengi

Tasarım

ALTIN 329,16
DOLAR 6,2102
EURO 6,8353
BIST 8,0114
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 13°C
Yağışlı

AMASYA GENELGESİ’NİN 100. YILI KUTLAMALARI

27.12.2019
A+
A-
AMASYA GENELGESİ’NİN 100. YILI KUTLAMALARI
Amasya Genelgesi ile Milli Mücadele’nin 100. yılı etkinlikleri kapsamında, Amasya’da fener alayı yürüyüşü ve askeri bando konseri düzenlendi.
Amasya Valiliği ve Belediyesi tarafından düzenlen yürüyüş, Belediye Bandosu eşliğinde İstasyon Köprüsü’nden başlayarak ve Yavuz Sultan Selim Meydanı’na kadar devam etti.
Vali Osman Varol, 12 Haziran 1919’da Amasya’ya gelen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 22 Haziran’da ilan ettiği ‘Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır’ ifadesinin yer aldığı Amasya Tamimi’nin Milli Mücadele’nin manifestosu özelliği taşıdığını söyledi.
100. yıl gururunun sevincini paylaşmaktan dolayı mutluluk duyduğunu ve Türkiye’nin bugün huzur ortamı içerisinde bulunduğuna vurgulayan Vali Varol, sözlerini şöyle sürdürdü:  “Amasya’nın seneler önce Osmanlı’yı tekrar kurduğu gibi, 100 yıl evvel milli mücadeleye önderlik ettiği gibi bundan sonrada Türk milletinin bütün davalarında en yakınında olacağından ve Amasyalıların da Türk milletinin başının sıkıştığında yanında olacağından, en güvenilir kalelerinden olacağından emin olduğumu belirtmek isterim. Yapmanız gereken sahip olduğumuz ve bizi bugünlere taşıyan değerlere sahip çıkmaktır. Yapmamız gereken ecdadımızın bugünlere bizi getirmek için ne zorluklara katlandığını bilip bunu gelecek kuşaklara, torunlarımıza aktarmaktır.”
Belediye Başkanı Mehmet Sarı da Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlığa giden yol haritasını ve kurtuluş reçetesini, 22 Haziran 1919’da Amasya’dan dünyaya ilan ettiği belirterek, “Biz Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı karşılayan dedelerimizin torunlarıyız. Onların onurlu davranışı, onların yiğitliği, onların yüreklerini ellerine alıp yürüyüşleri bugün bize kıvanç veriyor.” diye konuştu.
Konuşmaların ardından, “Milli Mücadele’nin 100. yılı” yazılı ateş, protokol üyeleri tarafından yakıldı.
Programdan sonra, Amasya 15. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı bandosu tarafından Şehzadeler Gezi Yolunda konser verildi.
AMASYA’DA KİRAZ HASADI BAŞLADI
Türkiye’nin kiraz cenneti Amasya’da hasat başladı. Dolu yağışından kaynaklı rekolte düşse de üretici hasattan memnun kalıyor.
Amasya’nın Taşova ilçesinin Alpaslan köyünde kiraz üretimi yapan Alpay Celep, “Geçen ay etkili olan dolu, kiraza zarar verdi. Yüzde 30-40 zarar olan yerler var ama hasattan memnunuz” dedi.
İlaçlaması, sulaması, budaması gibi işlemleri bulunan kiraz üretiminin zor bir iş olduğunu dile getiren Celep, “Şehzadeler diyarı Amasya’da önceden en çok misket elma üretiliyordu ama şu anda kiraza yönelme var. Karadeniz’in kiraz talebinin neredeyse tamamını Amasya karşılıyor” diye konuştu.
Celep, sezon başında kilogramı 8-10 liradan alıcı bulan kirazın bugünlerde 3-4 liradan satıldığını sözlerine ekledi.
MEB, 10 BİN LİRA MAAŞLA TEKNİKER YETİŞTİRECEK OKULLARI BELİRLEDİ
Milli Eğitim Bakanlığınca, uluslararası alanda Türkiye’nin ihracat lideri olduğu değirmencilik ve sektör makineleri alanında ayda 10 bin liraya kadar maaşla istihdam edilmesi planlanan nitelikli teknikerlerin yetiştirileceği liseler belirlendi.
Çorum, Gaziantep ve Konya’daki üç lise, 2019-2020 eğitim-öğretim döneminden itibaren öğrenci almaya başlayacak.
DESMÜD Başkanı Zeki Demirtaşoğlu, “Bu bölümü seçecek öğrencilerimiz, Endüstri 4.0 ile eğitimler alacaklar. Öğrenciler, aylık 150 lira burs alıp fabrikalarda staj yapacaklar, mezun olur olmaz Türkiye’de çalışabilecekleri gibi yurt dışında yapılan projelerde de görev alabilecekler. 10 bin kişilik istihdam planımızın büyük bir kısmı bu liselerde yetiştirilecek” dedi.  
ÇİLEK ÜRETİMİ ÇİFTÇİLERİN YENİ GEÇİM KAYNAĞI OLDU
Çorum’un Dodurga ilçesine bağlı Dikenli köyündeki çilek üretimi, çiftçilerin yeni geçim kaynağı oldu.
İlk kez 2014 yılında deneme amaçlı üretimine başlanan çilek bin 50 rakımlı köyün şartlarına uyum göstermesiyle birlikte üretim yapmak isteyen çiftçilerin gözdesi haline geldi. Ceviz üretiminin ağırlıklı olduğu köyde her geçen yıl ekim alanı genişleyen Dikenli çileği, cevize alternatif olarak gösteriliyor. Üreticiler, çilekte yeni sezonda yüksel rekolte ve bol kazanç bekliyor.
Çilek üreticisi Sadık Gümüş, 2014 yılında çilek ekimine başladığını belirterek, köylerinde ilk çilek üretimini kendisinin yaptığını söyledi.
Yeni ürünlerinin çıktığını ve 2019 yılının ilk hasadını yaptıklarını dile getiren Sadık Gümüş, “Memnunuz. Çalışıyoruz. Kendimiz pazarlayıp kendimiz yetiştiriyoruz. İnşallah Allah 2019 yılında bol kazanç nasip eder. Dikenli köyü çileği artık marka haline geldi. Artık pazarda aranan sorulan bir çelik oldu. Farklı aroması ve farklı bir lezzeti var” dedi.
ULUSLARARASI 2. TÜTÜN ÇALIŞTAYI
Samsun’un Bafra ilçesinde “Uluslararası 2. Tütün Çalıştayı” yapıldı.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Bafra Turizm Fakültesi Şevket Aşçı Solununda gerçekleştirilen çalıştayda sektörün sorunları ve yapılması gereken çalışmalar konuşuldu. Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner, amaçlarının Türk tütünün rekoltesinin yükselmesi için geriye dönük yıllara yaklaşmak olduğunu söyledi.
Türkiye Tütün Üreticileri Birliği Başkanı Şehmuz Solgun, “Ülkemizde halen 26 ilimizde, 113 ilçemizde 2 bin 300 köy ve mahallemizde yaklaşık 70 bin tütün üreticisi ailesi bulunmaktadır. Ülkemizin en önemli tarım ürünlerinden milli ve yerli malı Türk oryantal tütünü halen dünya lideridir. Bu dünya lideri oryantal tütünümüze sahip çıkmamız lazım. Türk tütünü tek başına da işlenmeye özelliğine de sahiptir. Türkiye’de yetişmeyecek tütün çeşidimiz yok. Toplamda 48 ülkeye 53 bin ton tütün ihraç etmiş bir ülkeyiz” dedi.
Dünya Tütün Ürecileri Birliği Başkanı Portekizli Antonio Abrunhosa, “Türkiye’ye gelmek benim için medeniyetlerin beşiğine gelmek demek. Dünya tarihinde çok büyük bir etkiye sahip. Birçok devlet, birçok imparatorluk Türkiye devleti topraklarında kuruldu. Bunların içinde çok uzun süre ayakta kalan Osmanlı İmparatorluğu’dur. Türkiye’yi tanımak için bir hayat çok kısa kalır. Karadeniz Bölgesi, Bafra tütün için çok önemli bölgelerdir. Tütünün gelişimi Samsun tarihi açısından 21. yüzyılda çok önem arz etmektedir. Şu an ark tütünü olarak konuştuğumuz tütün çeşidi yıllardır Türk tütünü olarak bahsediliyor. Basın son dönemlerde tütünün itibarı hakkında çok önemli şeyler bahsetmiyor. Tütün denildiğinde çoğunlukla aklımıza sigara geliyor. Ancak sigara dışında yaprak tütünde var. Yaprak tütünün güzel bir etkisi olması gerekiyor. Çünkü yaprak tütününden geçimini sağlayan birçok aile var. Dünyada uluslararası makamların verdiği rakamlara göre 40 milyonun üzerinde insan tütün yaprağından geçimini sağlıyor. Uluslararası tütün yetiştiricileri birliği olarak biz 30 milyondan fazla aileyi temsil ediyoruz. Türkiye’de yarım milyondan fazla aile tütünden geçimini sağlıyor. Ancak bu durum özelleştirme sonunda değişti. Daha önce üreticilerimizin tekelin tütün ürünlerinin alımından memnundu ancak bu geçmişte kaldı. Bugünlerde tütün yetiştirmek kolay bir durum değil. Çünkü bugün tütün üretimine karşı olumsuz bir tavır var. Bugün tütün üzerinde yasal mevzuatlar daha da sertleşiyor. Özellikle gelmiş ülkelerde sigara içmek çok zor. Bazı sigara üreticilerinin sigara piyasasının geleceğinin karamsar olduğunu anlamış durumdalar. Çin dışındaki en büyük sigara üreticisi olan Philip Moris 2050 yılından sonra sigara satmayacağını beyan etti. İşte bu saydığım durumlar tütün ailelerinin ve çocuklarının karşılaştığı zorluklar. Bugünkü toplantımızın amacı da bu zorluklar ve gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunmak. Çünkü tütün üreticilerimizin gelecekte nelerle karşılaşacaklarını bilmeleri gerekiyor. Ancak şark tütünün de olan olasılıklar bowling tütünü için geçerli değil. Bu toplantıdaki amacımı Türkiye’deki tütün üremi hakkında fikir alışverişinde bulunmak” şeklinde konuştu.
Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı, “Türkiye’nin özellikle de Karadeniz Bölgesi’nin geleneksel ve en önemli tütün üreticisi Samsun’daki ekim alanlarına baktığımızda, tütün ile adeta özdeşmiş olan Bafra 2 bin 843 hektarlık ekim alanı ile merkez konumundadır. Tütünün keyif maddesi olarak kullanımı dışında böceklerde, haşerelere karşı kullanılan ilaçların imal edilmesi, tıbbi ilaç, parfümeri ve vitamin gibi ürünlerin elde edilmesi amacıyla kullanımı arttırılmalıdır” ifadelerini kullandı.
Samsun Milletvekili Fuat Köktaş, “İnsan sağlığı bizim için önemli. Sayın başkan tütünün yasaklandığı, sigaranın yasaklandığına vurgu yaptığında insan sağlığı bizim için önemli. Çünkü tütünden kazandığımız paranın çok çok fazlasını insan sağlığı için harcadığımız gibi, insan sağlığını, insan içinde ölçülmeyeceğini biliyoruz. Kullanım alanlarını farklı alanlarda genişletmek, üretim kalitesini arttırmak, ürün rekoltesini arttırmak gibi bu çalıştayın sonuçlanacağını ümit ediyorum” diye konuştu.
Vali Osman Kaymak ise şöyle konuştu: “Bu çalıştayda şüphesiz tütün üretim ve pazarlama sorunları konuşulacak. O anlamda Türkiye’nin söyle bir sorunu var: Tütün ithalatının azaltılması, ihracatın arttırılması konuları da gündeme gelecektir. Ümit ediyorum ki bu çalıştay tütün üreticilerinin ve pazarlama sorunlarının biteceği konularının ciddi şekilde konuşulduğu ve raporlandığı bir çalıştay olacaktır. Bunu Samsun ve Bafra için çok önemsiyorum. Konuşmacıların bahsettiği tütüne sarmal olarak katıldığı Türk tütünü, şarka tütünü yüzde 9’dan yüzde 10’dan çıkarılması haberi de bütün tütün üreticileri gibi Samsun içinde haber olmuştur. Ümit ederim tarım bakanlığımız bu kararı uygular ve gerçekten yıllardır Türkiye’de, özellikle Samsun’da büyük bir geçim kaynağı olan tütün tekrar eskiden olduğu gibi insanlarımıza iş ve AŞ olmaya devam edecektir.”
Konuşmaların ardından plaket töreni düzenlendi. Plaket töreninin ardından verilen 15 dakikalık ara sonrası sektörün sorunları ve yapılması gereken çalışmalar tartışıldı.
GELECEĞİN KİMYAGERLERİNİ YETİŞTİREN “MARKA” LİSE
Samsun Atakum Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, okulda aldıkları eğitim sayesinde mezun olduktan sonra iş bulmakta zorluk yaşamıyor.
Atakum Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Kimya Teknolojisi Bölümü tarafından “Ata Kimya” markasıyla üretilen evsel ve endüstriyel temizlik maddeleri, hastane, üniversite, askeriye ve yurt gibi kamu kurumları başta olmak üzere kentteki özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarına satılıyor. Öğrenciler de okuldaki bu uygulamalı eğitimlerle mesleğe hazırlanıyor. Öğrenciler, mezun olduktan sonra kolayca iş bulabiliyor. Okulda 1260 öğrenci eğitim görüyor.
Atakum Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ahmet Saraç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, okullarının kimya teknolojisi alanında Türkiye genelindeki meslek liseleri arasında öncü olduğunu söyledi. Okulun laboratuvar giderlerinin karşılanması için 1989’da üretimine başladıkları genel temizlik maddelerinin dışarıdan talep gelince “Ata Kimya” markası ile pazarlanmaya başladığını anlatan Saraç, “Evsel ve endüstriyel olmak üzere temizlik ürünleri üretiyoruz. Okulumuz, markası Türkiye Patent ve Marka Kurumundan tescili yapılmış belki de Türkiye’deki tek okuldur.” dedi.
“Ata Kimya” markasıyla ürettikleri ürünleri yaklaşık 25 şehre gönderdiklerini kaydeden Saraç, şöyle devam etti: “Bu yıl ciromuzla da Türkiye’deki önde okullardan biriyiz. Kimya dışında elektrik elektronik teknolojisi, görüntü ve ses sistemleri ile alarm sistemleri kurulum ve montajını yapıyoruz. Tamirat olarak da gündemdeyiz. Çok sayıda kamu kurumuna destek vermekteyiz. Masa, sıra, dolap, sehpa gibi ahşap ürünler de üretiyoruz. Bu çalışmalara destek olmak amacıyla Plastik Teknolojisi Alanı açarak çalışmalar yapıyoruz.”
Öğrencilerin okulda mesleğe hazırlandığını vurgulayan Saraç, “Öğrencilerimizin mezun olduktan sonra iş bulmada herhangi bir sıkıntıları yok fakat genelde daha kolay işlere yöneliyorlar. Kendi alanlarına yönelirlerse iş bulma konusunda herhangi bir sıkıntı söz konusu değil.” ifadesini kullandı.
Kimya Teknolojisi Bölümü son sınıf öğrencisi Ceren Erbil ise kimya alanında eğitim için yeterli altyapıya sahip olduğu için meslek lisesini tercih ettiğini söyledi. Üniversitede kimya mühendisliği okumayı hedeflediğini belirten Erbil, “Staj yaptığım yerden bana iş teklifi geldi. Liseden mezun olduktan sonra ya da üniversiteden sonra iş bulma konusunda çok avantajlı bir bölüm olduğunu düşünüyorum.” diye konuştu.
Öğrencilerden Yiğit Aksel de kimya alanında gelecek gördüğünü, bu nedenle meslek lisesini tercih ettiğini anlatarak, “Mesleğimde büyük avantaj sağlayacağını düşündüğüm için meslek lisesini tercih ettim.” şeklinde konuştu.
Kader Aktaş da üniversitede kimya bölümünde okumayı istediğini, bu nedenle bu liseyi seçtiğini dile getirerek, “İş kaygısı asla yaşamıyorum. Lise bittikten sonra ilaç fabrikaları başta olmak üzere birçok alanda iş bulabileceğime inanıyorum.” dedi.
SAMULAŞ’TA HEDEF MAKSİMUM PERFORMANS İLE HİZMET
SAMULAŞ Genel Müdürü Enver Sedat Tamgacı, hedeflerinin maksimum performans ile hizmet edebilmek olduğunu söyledi.
Samsun Büyükşehir Belediyesi Proje Ulaşım İmar İnşaat Yat. San. ve Tic. A.Ş.(SAMULAŞ) Genel Müdürü Enver Sedat Tamgacı başkanlığında yapılan toplantıda şirkete ait ring/ekspres ve terminal hat güzergahları yeniden gözden geçirildi, otobüslerle ilgili şikayetler ve mevcut durumlar ele alındı, ayrıca planlama çalışmaları da masaya yatırıldı.
Genel müdür yardımcıları ve Otobüs İşletme Müdürü’nün de katıldığı toplantı sonrası bir açıklamada bulunan Genel Müdür Enver Sedat Tamgacı, “Tramvay ve otobüs güzergahlarımızı yeniden ele alarak hatlar üzerinde yaşanması muhtemel problemlerin önlemini aldık. Ayrıca otobüslerimizin mevcut durumlarını gözden geçirirken vatandaşlarımızdan gelen şikayetler değerlendirildi. Hedefimiz maksimum performans ile Samsunlulara ulaşım hizmeti sunabilmektir” dedi.
SAMULAŞ’ın, her gün on binlerce Samsunluya yolculuk ve ulaşım hizmeti verdiğini hatırlatan Genel Müdür Tamgacı, “SAMULAŞ, her gün gelişen ve değişen Samsun’da halka daha hızlı, ekonomik ve modern, aynı zamanda konforlu ulaşım sağlamayı görev ve ilke edinmiş bir kurumdur. Bu hizmeti sağlarken üstün teknolojik alt yapının geliştirilmesine özen gösteriyor, personelimizin iyi eğitimli, donanımlı olma özelliklerini koruyoruz” diye konuştu.
TOKAT’TA 6 ÜRÜNE COĞRAFİ İŞARET ALINACAK
Tokat’ta 6 yöresel ürüne coğrafi işaret anması için çalışma başlatıldı.
Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ofisinde coğrafi işaret alınması için çalışma başlatılan Tokat honça tepsisi, Tokat ferfereli küpesi ve Tokat bileziği, Tokat yağlısı, Tokat cevizli çöreği ve Tokat ev ekmeği için Tokat Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Ali Çelik, Tokat Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği (TESOB) ve OKA Tokat İl Koordinatörü Mehlika Dicle arasında destek protokolü imzalandı.
Tokat TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çelik, kendilerine destek sağlayan OKA’ya teşekkür ederek, “Malum olduğu üzere bir ürünün coğrafi işaretli olması çok önemli. Ürününüzü ulusal ve uluslararası pazara çıkarabilmeniz için yöresel işaret, patent almanız gerekiyor. Önümüzdeki dönemlerde daha ciddi düzenlemeler de geleceğini bildiğimiz için bu dönem içinde yoğun bir şekilde coğrafi işaretlere yöneldik. Bu imza ile birlikte 6 ürünümüzün coğrafi işaret süreci resmen başlamış oldu. Bu anlamda 3 ürünü TSO olarak biz, 3 ürünü de TESOB Başkanlığı takip edecek.” dedi.
MESLEK LİSELİLERDEN ELEKTRİKLİ ARAÇLARIN OTOYOLDA ŞARJ OLACAĞI PROJE
Tokat’ta meslek lisesi öğrencileri, elektrikli araçların otoyolda kendi kendini şarj etmesi için ‘Kablosuz Enerjili Transferli Otoyol’ projesi tasarladı.
4006 TÜBİTAK Bilim Fuarları Destekleme Programı kapsamında Tokat Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin Motorlu Araçlar Teknolojisi bölümü öğrencileri hazırladıkları projeleri sergiledi. 25 projenin bulunduğu sergide ‘Kablosuz Enerjili Transferli Otoyol’ projesi dikkat çekti. Öğrencileriyle birlikte proje üzerinde yaklaşık 2 yıldır çalıştıklarını ifade eden Motorlu Araçlar Teknolojisi bölümü öğretmeni Mustafa Yorulmaz, “Bu proje ile elektrikli araçların menzil sorununu ortadan kaldırmayı amaçladık. Özellikle kablosuz enerjili otoyol projesini uyguladık ki, elektrikli araçlar enerjisini yolda karşılasın. Aynı zamanda da kendini şarj etsin. Bu sayede menzil sorunu ortadan kalkar diye düşündük. Sistem, otoyol kenarlarına konulacak güneş panelleri ve aynı zamanda rüzgar türbinleri ile kablosuz enerji hatlarına enerji vererek bunu araçlara iletiyor” dedi.
Elektrikli araçların sayılarının artmasıyla projelerinin önem kazanacağını söyleyen Yorulmaz, “Tokat’tan İstanbul’a hareket eden bir araç sürekli şarj ihtiyacı duyacak. Ama biz otoyla şarj özelliğini kazandırdığımız için elektrikli araç otoyola girdiği anda kendi enerjisini otoyoldan alacak, aynı zamanda kendi akülerini de şarj etmiş olacak. Bu sayede elektrikli araçlarda şarj sorunu ortadan kalkmış olacak” diye konuştu.
BALLICA MAĞARASI’NI BAYRAMDA 14 BİN 565 KİŞİ ZİYARET ETTİ
Tokat’ın Pazar ilçesinde bulunan ve oluşumu milyonlarca yıla dayanan, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki doğa harikası Ballıca Mağarası’nı 9 günlük Ramazan Bayramı tatilinde 14 bin 565 kişi ziyaret etti.
İl merkezine 26 kilometre uzaklıktaki Pazar ilçesine bağlı Ballıca köyünde, 1085 rakımlı tepede bulunan mağara, dünyanın en büyük ve görkemli mağaraları arasında gösteriliyor. Ortalama hava sıcaklığı 18 derece ve nem oranı yüzde 54 olan mağara, milyonlarca yılda oluşan sarkıt ve dikitler ile dikkat çekiyor. Keşfedilmemiş bölümleriyle gizemini koruyan Ballıca Mağarası’nı yurt içinden çok sayıda kişi ziyaret ediyor. Mağaranın tedavi edici özelliği dolayısıyla ziyaretçiler arasında astım, bronşit ve KOAH rahatsızlığı bulunanlar da sıklıkla yer alıyor.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Tokat Şube Müdürü İhsan İkinci, Ballıca Mağarası’nı 9 günlük bayram tatilinde 14 bin 565 yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiğini söyledi.
TÜRK YILDIZLARI VE SOLOTÜRK AMASYA SEMALARINDA UÇTU
Amasya Genelgesi ile Milli Mücadele’nin 100. yılı etkinlikleri kapsamında Türk Hava Kuvvetlerine bağlı akrobasi timi Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK, Amasya semalarında gösteri uçuşu yaptı.
Merzifon 5. Ana Jet Üs Komutanlığı’ndan havalanan Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK’ün uçuşunu izlemek isteyen binlerce kişi, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TİGEM) bağlı Gökhöyük Tarım İşletmesi’nde yoğunluk oluşturdu.
İlk olarak, başarısını uluslararası yarışmalarda kanıtlamış, cesur ve estetik hareketleriyle bilinen SOLOTÜRK uçağı havalandı. SOLOTÜRK’ün gösterisi izleyenlerden alkış aldı. Daha sonra dünyada 8 süpersonik uçakla gösteri yapan tek akrobasi timi olan Türk Yıldızları’nın gösterisi gerçekleştirildi. Uçaklar, ters tırmanış ve dönüş, iniş takım kesişimi, çift kesişim, iniş takımları terste selamlama, tip ucu ve üç boyutlu sema hareketlerini sergileyerek gökyüzüne kalp figürü çizdi.
Amasya Valisi Osman Varol, törende yaptığı konuşmada, SOLOTÜRK ve Türk Yıldızları’nın pilot ve komutanlarını tebrik etti. Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK’ün milletin gururu olduğunu vurgulayan Varol, “Kendilerine gösterdikleri zahmet ve yüce Türk milletini gökyüzünde böyle güzel şekilde temsil ettikleri için teşekkür ediyorum. 10 gün sürecek etkinliklerde bu coşkuyu aynı şekilde taşıyarak, milli mücadele ruhunun merkezlerinden Amasya’da bu kavramın hala sürdüğünü önce ülkemize sonra bütün dünyaya kanıtlayalım diyorum.” ifadesini kullandı.  
OSMANLI DÖNEMİNDE YAPILAN TARİHİ KIŞLA TURİZME KAZANDIRILACAK
Çorum’un İskilip ilçesinde bulunan ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde inşa edilerek askerlerin toplanma, eğitim ve sevk merkezi olarak kullanılan tarihi Redif Kışlası turizme kazandırılacak.
İskilip Kaymakamlığınca, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın “Turizmin Geliştirilmesine Yönelik Küçük Ölçekli Alt Yapı Yatırımlarına Mali Destek” projeleri kapsamında 150 yıllık geçmişe sahip askeri kışlanın restorasyonu için proje hazırlanmıştı. 2017 yılında ihalesi yapılan ve 2 milyon 895 bin lira mal olan restorasyon projeni bir yıl içerisinde tamamlanırken proje maliyetinin 794 bin lirası OKA tarafından karşılandı. Tarihi kışlanın çatısı ve tefrişatının tamamlanmasının ardından hizmete sunulması planlanıyor.
Çorum Valisi Mustafa Çiftçi tarihi Redif Kışlası’nda incelemelerde bulunarak, kışlanın son durumu hakkında yetkililerden bilgi aldı. İncelemelerin ardından gazetecilere bir açıklama yapan Vali Çiftçi, Redif Kışlası’nda 2016 yılında Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı ve İl Özel İdaresi ile birlikte restorasyon inşaatına başlandığını hatırlatarak, 2018 yılında ayrılan ödenek bittiği için inşaatın tasfiye edildiğini söyledi.
Çatısıyla diğer zorunlu imalatlarının yapılabilmesi için 800 bin liralık zorunlu kaynağa ihtiyaç olduğunu söyleyen Vali Çiftçi, “Bununla ilgili iki defa Ankara’ya Kültür ve Turizm Bakanlığı’na giderek ödenek talebinde bulundum. En son milletvekilimiz Erol Kavuncu’da Redif Kışlasıyla ilgili bakanımızla görüştü. Yalnız küçük bir problem var. Burası şu anda Milli Eğitim Bakanlığına tahsisli. Kültür Bakanlığından ödenek aktarılabilmesi için mülkiyenin de Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tahsis edilmesi gerekiyor. Onunla ilgili çalışmalar devam ediyor. Bu süreç tamamlandığında geriye kalan imalatlarda bitmiş olacak. Yalnız binayı dış etkenlerden korumak için çatısını İl Özel İdaresi imkanlarıyla yapacağız. Çatısını yaparsak yağmur ve kar gibi etkilere karşı korumuş olacağız. Geriye kalan ödenek geldiğinde İskilip halkının hizmetine sunulabilmesi için diğer zorunlu imalatlarda yapılmış olacak” dedi.
1826 yılında da Osmanlı padişahı II. Mahmut döneminde yeniçeri ocağı kaldırıldıktan sonra dönemin “Meclis-i Şurası” 1834 yılında Redif Askeri Kışlaları kurulmasına karar verildi. Tüm ülkede yeniden yapılanmaya giden askeri teşkilat bu kapsamda belirli yerlere askerin toplanma ve sevkini sağlamak amacıyla kışla binaları oluşturuldu. Askerin toplanma merkezi olarak oluşturulan kışlalardan bir tanesi de 19. yüzyıl sonlarında İskilip’te inşa edilmişti. 720 metre kare alan üzerine tastan üç kat olarak inşa edilen Redif Kışlası 1945 yılına kadar kullanıldı.
TOKAT’TA İHRACATLIK KİRAZ HASADI BAŞLADI
Türkiye’de kiraz üretiminde önemli bir yere sahip olan Tokat’ta ihracatlık kiraz hasadı başladı.
Tokat merkeze bağlı Kocacık köyünde düzenlenen tarla gününde ihracatlık kiraz hasadı yapıldı. Törende konuşma yapan Tokat Valisi Ozan Balcı, kürsüye koruması tarafından getirilen bir tabak kirazı göstererek ‘Rabbim her şeyi vermiş. Şunun güzelliğine bak, sanat harikası gibi. Rengi, kokusu güzel. Kiraz hasadında miktar olarak çok değiliz Tokat olarak ama Türkiye’nin en kaliteli, en lezzeti kirazı Tokat’ta yetiştiriliyor” diye konuştu.
Tokat’ın Türk tarımının parlayan yıldızı olduğunu ifade eden Vali Balcı, “Tokat’ı tarımın başkenti yapacağız dedik. Akdeniz’de tarım anlamında Antalya, Mersin, Adana neyse Kuzeyde Tokat’ta bu anlama gelecek. Çok kıymetli bizim yapraklarımız var. Türkiye’de bir numara daha kalitesi yok. Şuanda 250 milyon lira civarında gelir elde ediyor çiftçimiz. İnşallah 1 milyar elde edecek. 2-3 yıl içinde asma bahçelerinin hepsini bitireceğiz Yaklaşık bir 10 bin dönüm daha dikeceğiz. Böylece asmadan çiftçimize gelir getireceğiz. Şuanda kirazda miktar anlamında bir numara değiliz ama kalite anlamında bir numarayız” dedi.
Vali Balcı, konuşmasının ardından kiraz tarlasına girerek sembolik olarak hasat yaptı. Vali Balcı, “Bu dalı tutmak çiftçiye dost olmak demek. Bu dalı tutmak tarım dostu olmak demek. Bu dal tarımın parlayan yıldızı olan Tokat’ın ifadesi” diye konuştu.
Öte yandan Tokat’ta Tarım Müdürlüğe verilerine göre; 2018 yılında 9 bin ton kiraz üretimi yapılırken şehir ekonomisine 45 milyon TL katkı sağlandığı bildirildi.  

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.