Site rengi

Tasarım

ALTIN 329,16
DOLAR 6,2102
EURO 6,8353
BIST 8,0114
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 13°C
Yağışlı

BAFRA OVASI’NDA ÖRTÜ ALTI KARPUZ VE KAVUN EKİMLERİ BAŞLADI

27.12.2019
A+
A-
BAFRA OVASI’NDA ÖRTÜ ALTI KARPUZ VE KAVUN EKİMLERİ BAŞLADI
Samsun’un Bafra Ovası’nda örtü altı karpuz ve kavunların ekimine başlandı. Üreticiler girdi maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı mağduriyet yaşıyor.
Bafra Ziraat Odası ve Sebze Birliği üyeleri örtü altı karpuz ve kavun ekim yapan üreticileri ziyaret ederek sorunlarını dinledi. Girdi maliyetlerinin yüksek olmasından dert yanan üreticiler, bir an önce fiyatların aşağı çekilmesi için gereken adımların atılmasını istediler.
Karpuz ekimi yapan Türbe Mahallesi’nden Ali Çalık, “Geçen sene karpuz güzeldi ancak fiyatları güzel değildi. Bu sene iyi bir şeyler bekliyoruz ama maliyetler yüksek. Karpuz fidesi gecen sene 1 lira 70 kuruşken, bu sene 2 lira 20 kuruş ile 2 lira 60 kuruş arasında. 80 lira olan gübre 140-150 lira oldu. Maliyetler yüksek. Pahalılık var deniliyor. Gübre, mazot ucuzlarsa maliyet düşer, ona göre mahsül ucuzlar. Bafra karpuzu Türkiye’nin en iyi karpuzları arasına girer” dedi.
Karıncak Mahallesi’nden Mehmet Duman, “Tarlalarda ekimlerimiz zor. Gübre pahalı, mazot pahalı. İşçinin yevmiyesi bu sene 100 lira. Devletimizden destek bekliyoruz” diye konuştu.
Sebze Üreticileri Başkanı Süleyman Tulum, “Bu sene 3 liraya da versek 3 buçuk liraya da versek ancak geçen seneki maliyeti karşılıyor. Çünkü geçen sene 70 liraya aldığımız gübre 140 lira oldu. Gecen sene bende 50 dekar karpuz vardı. 1 dekarını 2 bin liraya sattım. Bu sene 4 bin liraya satarsak ancak maliyetleri karşılıyoruz. İşçinin yevmiyesi gecen sene 60 liraydı, bu sene 100 lira. Mazot aldı başını gidiyor. Artı gecen sene aldığımız ilaçlar bu sene iki katına çıktı. Bu sene dekarını 6-7 bin liraya satarsak ancak para kazanırız” şeklinde konuştu.
Bafra’da 40 bin dekar alanda karpuz ve kavun ekimlerine başlandığını söyleyen Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner ise, “2018 yılındaki Bafra Ovası’ndaki karpuzlardan üreticiler bir nebze memnun oldu ama maalesef karpuzda fiyatlar çok aşırı düşük olduğundan kimse masraflarını dahi alamadı. Bir karpuz fidesi 2 lira 30 kuruş. Bu peşin parayla alınan rakam. Tutturabilirse bir kökten 3 tane karpuz alır. Fiyatlar yine düşük olursa zarar eder. Mazot ve gübrenin aşırı derecede yüksek olması, ilaçların çok yüksek olması ve bir işçinin yevmiyesi 100 lira olması… Getirisi götürüsü, yemeği bu rakam 120 liraya mal oluyor. Bunların hepsini hesap edersek yerin, fidenin, getireni hesap edersek bugün bir kavunun dönümünün 4 bin lira, 5 bin lira maliyeti var. Biz sofraya kadar kaliteli mal üretmenin peşindeyiz. Bütün üreticilerimiz toprak tahlili yapıyor. Öylece tarımda kaliteyi yakaladık. Üreticilerimizin emeğinin karşılığını alacağından ümitliyim. Çok bereketli bir ovaya sahibiz. Türkiye’nin iç pazarına değil bugün komşumuz eski Sovyetler Birliği’nin bütün kesimlerine yazlık ve kışlık sebzeleri pazarlamada hiç bir sıkıntımız yok. Bu sene de kavun ve karpuzumuz çok kaliteli olacak. Örtü altı ekilen kavun ve karpuzlar en geç Temmuz ayının 10 ila 20’si arasında tezgahlardaki yerini alacaktır.”
Başkan Tosuner, Ziraat Odası’nda bulunan mühendislerle birlikte 7/24 üreticilerin yanında olduklarını sözlerine ekledi.
Türkiye’nin sayılı ovalarından biri olan Bafra Ovası’nda kavun, karpuz, ekimleri 11 Nisan’da başlayıp 12 Mayıs’a kadar örtü altı ve açıkta ekim devam edecek. 40 bin dekar alanda başlayan ekimlerin 20 bin dekarının örtü altı yapılacağı belirtildi.
SAMSUN MEYVE ÜRETİMİNDE İLK SIRALARDA YER ALIYOR
Tarım şehri olan Samsun, birçok meyve üretiminde Türkiye’nin ilk sıralarında yer alıyor.
2018 yılı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Samsun fındık üretiminde Türkiye 3’üncüsü, kivi üretiminde 5’inci, armut üretiminde de 6’ncı sırada yer alıyor. Samsun ayrıca, ceviz, elma, kiraz ve şeftali üretiminde de Türkiye’nin önde gelen illeri arasında yer alıyor.  
TÜİK verilerine göre Türkiye’de üretilen 515 bin ton fındığın 66 bin 363 tonu Samsun’da üretiliyor. Bu Türkiye’nin yıllık fındık üretiminin yüzde 12,89’una tekamül ediyor. Türkiye’de üretilen 61 bin 920 ton kivinin 5 bin 401 tonu yine Samsun’da üretiliyor. Türkiye’deki kivilerin yüzde 8,72’si Samsun’da üretiliyor. Yılda 519 bin 451 ton armudun da 9 bin 361 bin tonu Samsun’da üretiliyor.
Samsun’da ayrıca yılda 2 bin 903 ton ceviz, 17 bin 476 ton elma, 2 bin 903 ton kiraz ve 12 bin 387 ton şeftali üretiliyor.
SAMSUN BUTİK ÇİKOLATANIN MERKEZİ OLMAYA HAZIRLANIYOR
Samsun Büyükşehir Belediyesi Kalkınma Dairesi Başkanlığı, Butik Çikolata Eğitimi kursu ile fındığa katma değer katarak, çikolatada dünya markası olmayı amaçlıyor.
Samsun Büyükşehir Belediyesi Kalkınma Dairesi Başkanlığı, sektörel bazda potansiyel oluşturan, tarım ve hayvancılık başta olmak üzere birçok alanda, kamu sivil özel taraflar bir araya getirilerek kümelenme çalışmaları başlattı. Bu kümelenme çalışmalarından biri de Samsun’da “Butik Çikolata Sektörü” kümelenme çalışması olarak dikkat çekti. Bu sektörde kümelenme çalışmalarına hazırlık olarak çalışma grubu oluşturuldu. Butik Çikolata Eğitimi adı altında Canik Halk Eğitim Merkezi ile ortak eğitim projesi başlatıldı. 13 kursiyerin katılımı ile 1 Nisan tarihinde başlayan eğitim, 3 hafta sürecek. Kursiyerlere 120 saat eğitim verilecek. Kursta butik çikolata imalatı konusundaki pratik çalışma, sektörün duayenlerinden Hüseyin Kaptan Kın tarafından kursiyerlere yaptırılıyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Sefer Arlı da kursu ziyaret ederek, kursiyerlerin çalışmalarını yerinde inceledi.
Fındığa katma değer katarak ham halinden daha fazla bir fiyata ekonomiye kazandırmayı hedeflediklerini ifade eden Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Sefer Arlı, “Büyükşehir Belediyesi olarak Samsun civarında yetişen ürünlerin katma değerli ürün haline gelmesi için ne yapabiliriz diye düşünüyoruz. Kalkınma Dairesi Başkanlığımız bu konuda çalışmalar yapıyor. Farklı üretimleri farklı sektörlerde geliştirmek istiyoruz. Samsun’un doğusunda ciddi anlamda bir fındık üretimi var. İnsanlar fındığı sadece ham olarak satıyorlar. Bundan da 12-17 lira gibi bir para kazanıyorlar. Bu da üreticiyi fazla tatmin etmiyor. Özellikle Avrupa’da fındığı alıp çikolata yapıyorlar. Kilosunu 100 avrodan satıyorlar. Biz de hem ev hanımları evlerinde butik çikolata üretsinler istedik. İşlerini geliştirenler de şehrin muhtelif yerlerinde dükkan açarak istihdama katkı sağlasınlar diye düşündük. 1 hafta teorik eğitim ağırlıklı geçti. Bu hafta da kursiyerler imalat yapmaya başladılar. Çok çeşitli içlerle dünya standardında çikolata üretiyorlar. Kursun ardından başarılı kursiyerler sertifikalarını alabilecekler. Sertifika alanlar Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’na başvurarak çikolata üretimi için destek alabilecekler. Samsun’da böyle bir sektör oluşturmaya çalışıyoruz. Fındıktan endüstriyel bir ürün haline gelmiş olan çikolata oluşturmaya çalışıyoruz” dedi.
Çikolatada dünya markası olmayı hedeflediklerinin altını çizen Hüseyin Kaptan Kın, “Belediyemiz desteğiyle açılan bu kursta, kursiyerlerimize butik çikolata konusunda eğitimler verdik. Amacımız, üreteceğimiz çikolatalar ile Samsun’u butik çikolatacılık alanında dünyanın tanınan bir şehri yapmak için adımlarımızı attık. İnşallah başarılı oluruz” diye konuştu.
Butik çikolatanın iç olarak da oldukça zengin olduğunu belirten Canik Halk Eğitim Merkezi yiyecek-içecek hizmetleri öğretmeni Mürvet Keçe ise, “Kursta onlarca farklı çikolata yapılıyor. Kursun özelliği, çikolatayı makineye girmeden, el yordamıyla yapıyoruz. İç dolgusu olarak da aklınıza gelebilecek bütün ürünleri kullanıyoruz. Genellikle fındık, limon, kabak tatlısı ve kividen içler hazırladık. Umarım başarılı oluruz” şeklinde konuştu.
Eğitim sonunda başarılı kursiyerlere butik çikolata imalatı konusunda sertifika verilecek. Kurs, 19 Nisan’da sona erecek.
13. ULUSLARARASI ROBOT YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ
Samsun’da, Milli Eğitim Bakanlığınca düzenlenen 13. Uluslararası Robot Yarışmasında robotları dereceye giren yarışmacılara ödülleri verildi.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurtuluş mücadelesini başlatmak için 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışının 100’üncü yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Samsun Yaşar Doğu Spor Salonu’nda düzenlenen ve 3 gün süren yarışmaya, Türkiye’nin yanı sıra Tunus, Gürcistan, Ukrayna, Lübnan, Bangladeş, Bosna Hersek, Gambiya, İran, Zambiya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Pakistan, Yemen, Kazakistan, Cezayir, Romanya, Turks ve Caicos Adaları’ndaki 878 kurumdan 5 bin 999 yarışmacıya ait 3 bin 848 robot katıldı.
Yarışmada, temalı, çizgi izleyen, hızlı çizgi izleyen, sumo, mini sumo, robotino (hareketli robotlar), insansız hava aracı (mini drone), insansı robotlar, endüstriyel robotik kol, tasarla-çalıştır, yumurta toplama (caretta caretta) ve serbest proje olmak üzere 12 kategoride robotları ilk 3’e giren yarışmacılara toplam 216 bin lira ödül dağıtılması kararlaştırıldı.
Dereceye girenlere ödüllerinin verilmesi için aynı salonda düzenlenen törende konuşan Samsun Valisi Osman Kaymak, Türkiye’nin güçlü olması gerektiğini söyledi.
Kaymak, güçlü Türkiye için ise çok üretim yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Gençlerimizin robot alanda ortaya koydukları başarı bizleri mutlu etti. Gençlerimiz bizlere gelecek için büyük ümit veriyor. Güçlü Türkiye için öğrencilerimizin ürettiği robotlar gelecekte büyük önem taşıyacak.” dedi.
Ardından Vali Kaymak, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen ve Gençlik ve Spor İl Müdürü İsmail Hakkı Kasapoğlu öğrencilere hediyelerini dağıttı.
BAŞKAN EROĞLU’DAN, YEREL KALKINMA HEDEFİ
Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, ikinci dönemde projelerini yerel kalkınma ağırlıklı yürüterek şehirde istihdama katkı sağlamayı hedefliyor.
Türkiye’nin en genç belediye başkanı olarak 2014 Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde göreve gelen Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, ikinci dönemde de yüzde 48.80 oyla seçimleri kazandı. Mazbatasını alarak görevine devam eden Başkan Eroğlu’nun ikinci dönem hedefi 71 proje ile birlikte yerel kalkınmaya öncülük etmek. Projelerini yerel kalkınma endeksli bir rota çizerek sürdürmeyi amaçlayan Başkan Eroğlu’nun hedefleri arasında Tokat’ı tarımda 10 ilden birisi yapmak yer alıyor. Tokat’ın Karadeniz bölgesinde tarım ve hayvancılıkta lider şehir olması için Başkan Eroğlu’nun yerel kalkınma ve istihdam projelerine arasında Tokat Uluslararası Yaş Sebze Meyve Lojistik Merkezi (TUHAB), Yatırımın ve Yatırımcının Desteklenmesi, Canlı Hayvan Borsası, İstihdam Garantili Belediye İş Atölyeleri projeleri dikkat çekiyor.
Geçmişin ihyası, geleceğin inşası için Tokat’ta turizmi canlandırmanın gayreti içerisinde olacaklarını ifade eden Başkan Eroğlu, tarihi şehirlerin kalbi niteliğinde yaşamın portresini sunan meydanları olduğuna dikkat çekerek, “Hatuniye Cami ve çevresindeki ‘Tokat Meydan’ alanı da böyle tarihi bir kimliğin kalbidir. Meydan denildiğinde Selçukludan Osmanlıya birçok tarihi eser yanında yaşanmışlıklar ve bu şehrin kimliği vardır. Meydan Projesi ile bu şehre, tarihimize ve ecdadımıza karşı sorumluluklarımızı yerine getirdik. Hem tarihi bölgeyi eski misyonuna kavuşturmak hem de bölgede ticari canlılığa can suyu olmayı hedefledik. Türkiye’de ender görülen bir uygulama ile bölgedeki ticari hayat kesintiye uğratılmadan inşaat faaliyeti yürütülüyor. Hem proje hem de esnafın ticareti devam ediyor. Yaklaşık 35 milyon TL’ye mal olan Meydan Projesi Tokatlıların 30 senedir hayali olan bir projedir. Meydan projesi ile tarihi eserlerin çevresinin açıldığı kimlikli bir Tarihi Tokat Meydanı ortaya çıkartılmış olacak. Hedefimiz; tüm çalışmalarımızda bir yandan şehrimizi imar ederken bir yandan da şehrimizi ihya ederek 6 bin yıllık tarihi ile Anadolu coğrafyasının kadim şehri Tokat’ımızda insanımızı ekonomik olarak doyurarak mutlu yaşamasıdır” dedi.
Başkan Eroğlu, Tokat’ın büyüyerek değiştiğini ve gelişmeye devam ettiğini ifade ederek, “Her yıl 5 bin artan nüfusumuz var. 10 yıl sonra bu şehrin nüfusu 250 bin olacak ve biz ona göre şehri inşa edeceğiz. Vizyon projeler, yerel kalkınma ve istihdam projeleri, turizm, kentsel dönüşüm, ulaşım, altyapı, kültür ve sosyal projeler, engelli projeleri, spor ve çevre projeleri ile şehrimize değer katmaya devam edeceğiz. Vizyon projelerimiz arasında Gümenek Millet Bahçesi, Kanal Tokat-2, Saat Kulesi Meydanı, Şehirlerarası Otobüs Terminali, Bilim Merkezi, Fuar Alanı, Millet Kütüphanesi, Behzat Kapalı Pazar Yeri Projesi, Sulusokak ve Behzat Mahalle Sosyal Tesisleri, Yüzme Havuzu ve Sağlıklı Yaşam Merkezi, Dudayev Meydanı ve Parkı Projesi, Yeşilırmak İlkokulu Yapımı Projesi yer alıyor” diye konuştu.
Başkan Eroğlu, Kanal Tokat projesinin yapılmasından sonra şehre gelen ziyaretçi sayında önemli artış gözlendiğini belirterek, proje gerçekleştikten sonra konaklama turist sayısında 56 bin kişi artış sağlandığını, bu anlamda 250 bin olan turist sayısının tarih, doğa ve kültürel değerleri ile 1 milyona çıkmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.
TARİHİ SU DEĞİRMENİ TURİZME KAZANDIRILACAK
Çorum’un İskilip ilçesinde kaymakamlık tarafından restore edilen tarihi su değirmeni, turizme kazandırılacak.
Gökmen ailesi tarafından yaklaşık 300 yıl önce kurulduğu tahmin edilen değirmen, Yalakçayı Deresi’nden 2,5 kilometrelik arkla taşınan suyla çalışıyor. Yaklaşık 100 bin liraya mal olan restorasyonun ardından, değirmenin çarkları dönmeye başladı.
Tarihi yapıyı ziyaret edip un üretimini inceleyen Vali Mustafa Çiftçi, İskilip Kaymakamı Beyazıt Bestami Alkan ve değirmen sahibi Selahattin Gökmen’den bilgi aldı.
Gökmen, gazetecilere yaptığı açıklamada, değirmenin kapasitesini artırmak amacıyla restorasyon çalışması yapıldığını belirterek, “Kaymakamımız tadilattan haberdar olunca, değirmenin tarımın yanı sıra turizme kazandırılması için projenin genişletilmesini istedi.” dedi.
Yeni projeyle değirmenin tamamının elden geçirildiğini anlatan Gökmen, “Köprü başta olmak üzere birkaç eksiğimiz bulunuyor. Bunların da tamamlanmasıyla su değirmenimiz turizm faaliyetlerinde de kullanılabilecek.” diye konuştu.
Gökmen, değirmenin 6. kuşak sahibi olduğunu dile getirerek, “Dedelerimizden yadigar kalan su değirmenini yaşatmaya çalışıyoruz. Amacımız bu değeri koruyarak bizden sonraki kuşaklarımıza da aktarmak.” ifadelerini kullandı.
Değirmeni 15 yıldır çalıştıran 83 yaşındaki Sadık Uğur ise Türkiye’de az sayıda su değirmeni ustası kaldığını belirtti. Uğur, restore edilen değirmende günde 600 kilogram buğday işleyebileceklerini kaydetti.
HÜKÜMLÜLER CEZALARINI SEBZE ÜRETEREK ÇEKİYOR
Çorum’da denetimli serbestlik yükümlülüğü altında bulunan hükümlüler, suça sürüklenen çocuklar ve madde bağımlıları, “Yeşeren Umutlar” Projesi kapsamında oluşturulan sera ve tarım arazisinde sebze üretiyor.
Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı Koruma Kurulunca, madde kullanımı sebebiyle denetimli serbestlik yükümlülüğü altında bulunan kişiler, suça sürüklenen çocuklar ve cezalarının bir bölümünü denetimli serbestlik kapsamında çeken hükümlülerin meslek edinmelerinin yanı sıra iş gücünün değerlendirilmesi, sosyal amaçlara katkı sağlanması amacıyla “Yeşeren Umutlar” Projesi hazırlandı.
Proje kapsamında İl Özel İdaresi, belediye ve Koruma Kurulu üyelerince sağlanan finansmanla Denetimli Serbestlik Müdürlüğü yanındaki arazide 5 dönümlük sera ve tarım arazisi oluşturuldu.
Halk Eğitim Merkezi ile İŞKUR’dan alınan destekle seracılık ve tarımsal faaliyetlerle ilgili eğitim verilen hükümlü ve diğer kişilerce serada üretilen salatalık, domates, biber, patlıcan, fasulye, yeşil soğan ve marullar, kentteki öğrenci yurtları, Kur’an kursları, gıda bankası, Türk Kızılay ve aşevine veriliyor.
Geçen yıl yaklaşık 12 ton sebzenin üretildiği proje kapsamında 2019’un ilk fide dikimi, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Fatih Ağca’nın da katıldığı törenle gerçekleştirildi.
Ağca, gazetecilere yaptığı açıklamada, Koruma Kurulu olarak denetimli serbestlik kapsamında çeşitli faaliyetler gerçekleştirdiklerini, cezası bulunan hükümlü ve yükümlülerin topluma kazandırılması ve meslek edinmelerini sağlamayı amaçladıklarını söyledi.
Geçen yıl hayata geçirilen “Yeşeren Umutlar” Projesi’nin bu alanda Türkiye’de uygulanan ilk proje olduğuna dikkati çeken Ağca, mevsim itibarıyla serada salatalık, diğer alanda da domates, biber, soğan ve marul gibi sebzelerin üretildiğini, mevsime göre ürün çeşitliliği sağlanabildiğini ve yıl boyunca üretimin sürdürüleceğini kaydetti.
“Türkiye’de örnek olacak bu faaliyet halihazırda yürütülen tek proje.” diyen Ağca, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hükümlülerin rehabilitesi, toplumsal katkısı ve sosyal açıdan sağladığı katkılar göz önüne alındığında yapılan işin ne kadar değerli ve güzel olduğunu fark ediyoruz. Herhangi bir ticari maksadımız yok. Hem hükümlü arkadaşlarımız yeni bir meslek ve yetenek kazanıyor hem de kurumlardaki sebze maliyetleri azalıyor.”
Projede görev alan bazı hükümlü ve madde bağımlıları da yaptıkları işten keyif aldıklarını belirterek, cezalarını çekmelerinin ardından benzer işlerde çalışabileceklerini söyledi.
KIZILIRMAK DELTASI’NIN TURİZM POTANSİYELİ ORTAYA ÇIKARILACAK
Samsun Büyükşehir Belediyesince, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansının (OKA) desteğiyle Kızılırmak Deltası’nın fizibilite raporu çıkarılarak turizm potansiyelini belirlemek üzere çalışma yürütülecek.
Samsun Büyükşehir Belediyesi Kaynak Geliştirme ve İştirakler Daire Başkanlığınca hazırlanan “Kızılırmak Vadisinin Doğa, Tarih ve Spor Vadisi Olarak Düzenlenmesi İçin Fizibilite Raporunun Hazırlatılması” projesi, OKA’dan destek almaya hak kazandı.
Proje destek sözleşmesi, OKA Genel Sekreteri Mevlüt Özen ile Kaynak Geliştirme ve İştirakler Daire Başkanı Ramazan Aydın tarafından imzalandı.
Aydın, projeyle Vezirköprü ve Bafra ilçelerini kapsayan bölgenin kalkınmasını amaçladıklarını söyledi.
Bölge ekonomisine yönelik tehdit ve risklerin önlenmesi, yenilik ve girişimcilik kapasitesinin geliştirilmesine yönelik mevcut durum analizi yapılacağını aktaran Aydın, şunları ifade etti: “Kızılırmak Deltası’nın fizibilite raporunu çıkararak turizm potansiyelini belirleyeceğiz. Kızılırmak Vadisi ve çevresindeki bölgenin konumu, ulaşımı, altyapısı, stratejik önemi olan yerlerin belirlenmesi, turistik aktivitelerin, doğa, spor ve tarih turizmine yönelik güzergahların belirlenmesi, spor dallarının ve altyapılarının oluşturulması, tarihi ve doğal güzelliklerin kaybolmadan korunabilmesini sağlayacağız.”
Kızılırmak Deltası’nın çevreye yönelik altyapısını ve alanın gelişim stratejisini oluşturacaklarını anlatan Aydın, “Deltanın ulusal ve uluslararası alanda pazarlanmasını ve tanıtımını yapacağız. Planlı ve bütüncül şekilde biçimlendirerek bölgeyi turizm destinasyonu ve cazibe merkezi haline getirmek üzere kamu veya özel sektör yatırımlarına yönelik fizibilite raporu hazırlayacağız.” diye konuştu.
OKA Genel Sekreteri Mevlüt Özen de Kızılırmak Deltası’nın Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olduğuna işaret ederek, alanın korunması ve korunarak turizm potansiyelinin ortaya çıkartılmasını önemsediklerini vurguladı.
TÜRKİYE’DE İLK KEZ “YENİLEBİLİR SANAT SERGİSİ” SAMSUN’DA AÇILACAK
“3. Uluslararası Master Of Cake Samsun Pastacılık & Çikolata ve Pasta Yarışması” kapsamında 500 kilogram çikolatadan “Atatürk Onur Anıtı” yapılacak. 8 farklı ülkeden gelecek şef ve 100’ün üzerinde pastacı ile yapılacak dev pastalar, 1919 dilim yapılarak halka dağıtacak.
3 yıldır yapılan etkinliğe katılımın her geçen yıl artarak devam ettiğine dikkat çeken Master Of Cake Samsun Kurucusu ve Genel Koordinatörü Zümra Uludoğan, bu yılki yarışmada 500 kilogram çikolata ile Atatürk Onur Anıtı’nı yaparak, Türkiye’de ilk kez “Yenilebilir Sanat Sergisi”ni açacaklarını ve burada sergileneceğini söyledi. Bu yılki etkinliğin 19 Mayıs 1919’un 100. yıl olması nedeniyle ayrı bir önemi olduğuna dikkat çeken Zümra Uludoğan, “Azerbaycanlı Heykeltıraş Senan Paşayev, 500 kilogram çikolatadan Atatürk Onur Anıtı’nı yapacak ve bunu Samsun Valisi Osman Kaymak’a hediye edeceğiz. Ayrıca Türkiye’nin ilk Yenilebilir Sanat Sergisi’ni Samsun’da hayata geçireceğiz. Etkinliğimizde 8 farklı ülkeden 25 şef ve 100’ün üzerinde pastacı katılacak” dedi.
3. Uluslararası Master Of Cake Samsun Pastacılık&Çikolata ve Pasta Yarışması’nın Türkiye’nin en büyüğü olduğuna dikkat çeken Master Of Cake Samsun Kurucusu ve Genel Koordinatörü Zümra Uludoğan, amaçlarının Türkiye’de Samsun’u pastacılıkta merkez haline getirmek olduğunu söyledi.
27 Nisan’da yapılacak yarışmaya; Azerbaycan, Nijerya ve İran’dan pastacıların katılacak.
27 Nisan’da yapılacak etkinlik; Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salonu’ndan başlayıp, Cumhuriyet Meydanı, Çiftlik Caddesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Osmaniye Caddesi, Atatürk Onur Anıtı’na kadar ve tekrar başlangıç noktası üzerinde konuşlanacak pastacılar tarafından 1919 dilimli pasta halka dağıtılacak.
BALLICA MAĞARASI, UNESCO DÜNYA MİRASI GEÇİCİ LİSTESİ’NDE
Tokat Valisi Ozan Balcı, Pazar ilçesinde bulunan ve oluşumu milyonlarca yıl önce gerçekleşen doğa harikası Ballıca Mağarası’nın UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındığını açıkladı.
Vali Ozan Balcı, 2023 Tokat Vizyonu doğrultusunda hazırladıkları proje ile Ballıca Mağarası’nın Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınması için Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü’ne (UNESCO) başvuruda bulunduklarını söyledi. Vali Balcı, bu başvuru sonucunda Ballıca Mağarası’nın Türkiye’den 2019 yılında UNESCO Dünya Geçici Mirası Listesi’ne giren tek miras alanı olduğunu açıkladı.
Vali Balcı, “Ballıca Mağarası, yapısı gereği çok otantik, Türkiye’nin bir turizm değeri, Tokat’ımızın turizm değeri. UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’ne dahil olmak için başvuru yapmıştık. O da kabul oldu. Hem Tokat’ımızın hem de Türkiye’mizin tanıtımına daha çok katkı sağlayacak. Orasının doğa turizmine açılması konusunda alt ve üstyapıya ilişkin çalışmalarımız devam ediyor. O yapılar da bittiğinde yabancı veya yerli turistlerimiz için çok kolaylık sağlayacak. 2019 yılı için sadece Ballıca Mağarası eklendi ama bundan önceki yıllarda Türkiye’de, Dünya Mirası Geçici Liste’ye eklenen birçok güzelliğimiz var” dedi.
İl merkezine 26 kilometre uzaklıktaki Pazar ilçesine bağlı Ballıca köyünde, 1085 rakımlı tepede bulunan Ballıca Mağarası, dünyanın en büyük ve görkemli mağaralarından biri olarak gösteriliyor. Ortalama sıcaklığı 18 derece ve nem oranı yüzde 54 olan mağara, milyonlarca yılda oluşan sarkıt ve dikitleriyle dikkat çekiyor. Keşfedilmemiş bölümleriyle gizemini koruyan Ballıca Mağarası’nı yurt içinden çok sayıda kişi ziyaret ediyor.
MEVSİMLİK TARIM İŞÇİLERİ İÇİN TEDBİRLER MASAYA YATIRILDI
Amasya’da yüzlerce mevsimlik tarım işçisinin çalışacağı tarım sezonu öncesi alınacak bir dizi tedbir masaya yatırıldı.
Vali Dr. Osman Varol’un başkanlığındaki toplantıda mevsimlik ve gezici tarım işçisi olarak çalışmak amacıyla memleketlerinden aileleriyle birlikte gelecek olanların bu süreçte ulaşım, barınma, eğitim, sağlık, güvenlik, sosyal, beşeri ilişkileri, çalışma ve sosyal güvenlik bakımından karşılaşabilecekleri olası sorunlar şimdiden değerlendirilerek çözümüne yönelik yapılacak çalışmalar ele alındı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.