ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 21°C
Gök Gürültülü

BU PROJE İLE BUZAĞI ÖLÜMLERİ EN AZA İNDİRİLECEK

27.12.2019
A+
A-
Samsun’da hayata geçirilen “Buzağı Can Sütü” isimli proje kapsamında süt tozu üretilerek, buzağı ölümlerinin en aza indirilmesi amaçlanıyor.
Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan ve Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) tarafından yüzde 75 oranında finanse edilen, 3 milyon 984 bin TL bütçeli “Buzağı Can Sütü Projesi” 2017 yılında hayata geçirildi. Buzağının hayatta kalması için ilk 8 saat içerisinde canlı ağırlığının yüzde 10 miktarında bu sütten alıp, bağışıklık sistemini harekete geçirmesi gerekiyor. Buzağı kayıpların çoğunun bu ilk sütün kaliteli ve doğru verilemediğinden kaynaklandığı uzmanlar tarafından ortaya konuldu.
Büyükşehir Belediyesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Yeşilırmak Havzası Kalkınma Birliği, Amasya, Tokat, Çorum ve Samsun İl Yetiştirici Birlikleri, İl Tarım ve Orman Müdürlükleri ile beraber uygulanan proje ile erken buzağı ölümlerinin en aza indirilmesi ve hayvancılıkta karlılığın artırılması hedefleniyor.
Proje kapsamında, 19 Mayıs ilçesi Dereköy mevkisinde atıl durumda olan bir okul binasının tadilatı yapılarak zengin ağız sütü (kolostrum) ikamesinin süt tozu şeklinde üretileceği, Türkiye’de ilk olacak bir tesis kuruldu. Konu ile ilgili 6 ay süren bir AR-GE çalışması sonucunda hazırlanan teknik şartname ile kolostrum kurutucusunun ihalesi yapıldı. Tesiste kullanılan makine düşük sıcaklıkta tozlaştırma işlemi yapan makine. Proje dahilinde yapılan kolostrum kurutucu makinesi yüzde 100 yerli üretim olup, bu konuda Türkiye’de ilk yapılan makine olma özelliği taşıyor. Makinenin test üretimi yapıldı, kurutma sonucu Kolostrum sütünde önem arz eden immunoglobulin proteinlerinde kayıp oranı dünya literatürlerinde kabul edilebilir limitlerin çok altında değerler elde edilerek, makinenin üretimi başarı ile gerçekleştirildi.
Bundan sonraki aşamada teknik personeller ve çiftçilere eğitimler verilmesi planlanıyor.  
KIRSALDAN KENTE GÖÇÜ ÖNLEMEK İÇİN ÜRETİCİYE DESTEK
Samsun’da kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve merkeze göçü önlemek için tarım dışında hiçbir geçim kaynağı olmayan çiftçilere 11 milyon 132 bin 356 TL destek verildi.
Samsun Büyükşehir Belediyesi kırsal kalkınma projeleri ile kırsaldan kente göçü engellemek, kırsal ekonomiyi güçlendirmek, il çiftçilerinin gelir seviyesini artırmak, günümüz ekolojik şartlarına uyum sağlamış ürün gruplarının ekim alışkanlığını kazandırmak, yerel tarım politikasını güçlendirerek milli tarım politikası içinde aktif olmasını sağlamak amaçlıyor.
Çiftçi destekleme çalışmaları, üretici birlik üyeleri veya Tarım ve Orman İl ve İlçe Müdürlükleri ile ortaklaşa hazırlanan projeler üzerinden yapılıyor. Kırsalda tarım dışında hiçbir geçim kaynağı olmayan çiftçilere ilin ekolojik yapısına uyum sağlamış gelir getirici ürün gruplarından tarım ve hayvancılık desteklemeleri yapılıyor. Bu kapsamda 2018 yılında çiftçilere toplam 11 milyon 132 bin 356 TL destekleme yapıldı.
Desteklerden 2 milyon 810 bin 815 TL’si Büyükşehir bütçesinden, 3 milyon TL’si Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı’ndan ve 5 milyon 321 bin 551 TL’si de DOKAP katkısı sağlanan projelerden karşılandı.
VALİ VAROL: “TURİZMDE MARKA ŞEHİR HEDEFİNE EMİN ADIMLARLA İLERLİYORUZ”
Amasya Valisi Dr. Osman Varol, Amasya’yı Türkiye’nin turizmde marka şehirlerinden biri yapma hedefine emin adımlarla ilerlediklerini söyledi.
Vitrini olan Harşena Dağı ile Kral Kaya Mezarları’nın UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunan tarihi kentte kamudan yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarına kadar her kesimin marka şehir uğrunda tek vücut hareket ettiğini belirten Vali Varol, öncelikli hedefin konaklama sayısının artırılması yönünde olduğunu vurguladı.
Amasya Valiliği, Amasya Belediyesi, Amasya Ticaret ve Sanayi Odası ile OKA iş birliğiyle İzmirli seyahat acenteleri ile Amasya’daki turizm işletmecilerinin bir araya geldiği yemekte konuşan Varol, Osmanlı Devleti zamanında yaşanan Fetret Devri’nden Çelebi Mehmet’in önderliğinde Amasya’dan çıkıldığını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Milli Mücadele’nin felsefesinin belirlenmesi ve mücadele ruhunun burada doğmuş olduğunu vurgulayarak tarihin yazıldığı şehre yatırım yapacak turizmcilerin yanında olacaklarına işaret etti.  
TOKAT’TA YENİ HAVALİMANI İNŞAATININ YÜZDE 50’LİK KISMI TAMAMLANDI
Tokat Valisi Ozan Balcı, yeni havalimanı inşaatı çalışmalarının yüzde 50’lik kısmının tamamlandığı söyledi.
Tokat Havalimanı’na büyük gövdeli uçakların inişine elverişli olmaması nedeniyle yapımını başlanan yeni havalimanı inşaatı devam ediyor. Yaklaşık 115 milyon TL’ye ihale edilen yeni havalimanında başlayan pist, apron ve taksi yolu yapım çalışmaları çift vardiya halinde sürüyor. Söngüt köyü arazisi içine yaptırılan yeni havalimanı inşaatının 2020 yılı Haziran ayında bitirilmesi hedefleniyor.
Çalışmaların tüm hızıyla devam ettiğini belirten Tokat Valisi Ozan Balcı, “Havalimanı inşaatında gerek altyapı, gerek üst yapı inşaatı hızlı bir şekilde devam etmektedir. İşin alt ve üst yapıda yüzde 50’si tamamlanmış durumda. Alt ve üst yapı inşaatları tamamlandıktan sonra havalimanımız 2020 Haziran ayında hizmete açılmış olacak” dedi.
BEDEN EĞİTİMİ DERSİNİ TARLADA YAPTILAR
Tokat’ta beden eğitimi dersini tarlada yapan ortaokul öğrencileri ıspanak topladı, ot yoldu.
Tokat Valiliği tarafından hayata geçirilen “Tarım Tokat” projesinden ilham alınarak “Tarlada izi olmayanın, harmanda izi olmaz” ata sözünden hareketler sıra dışı bir etkinlik yapıldı. Özel Ayışığı Orta Okul öğrencileri beden eğitimi derslerini tarlada yaptı. Servislerle şehir merkezine yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta bulunan köye getirilen öğrencilere Beden Eğitimi Öğretmeni Mustafa Şişmaner kültürfizik hareketi ve ısınma hareketleri yaptırdı. Daha öğrenciler tarlaya geçerek önce ot yoldu, ıspanak toplamayı öğrendi. Rençberlerin yanında ıspanak toplamayı öğrenen öğrenciler sıra dışı bir gün geçirirken günün sonunda not öğretmenlerinden not aldılar.
Okul Müdürü Ramazan Maviş, öğrencilerin tarlada çalışan insanların hangi koşulda çalıştıklarını gördüklerini ifade ederek, “Sanıyorum ki öğrencilerimiz bundan sonra sofralarına bu tür yiyecekler geldiğinde bugünü eminim anımsayacaklardır” dedi. Okul Aile Birliği Başkanı Fatma Esin Tuna ise tarım sporu adını koydukları etkinlikte öğrencilerin tarlada çalışarak not kazandığını belirterek, “Sporla tarımı birleştirdik. Biz veliler olarak üretim aşamasının her kademesinde bulunan üretimi bilen çocuklar yetiştirmek istiyoruz. Çocukların bir çoğu ilk kez tarlaya gelerek ıspanak hasadı yaptılar Çokta keyif aldılar mutlu bir şekilde okullarına dönecekler ve ailelerine anlatacak çok şeyleri olacak” diye konuştu.
Çiftçi İbrahim Sargın, tarlada çocukların ıspanak toplayarak farklı bir etkinlik düzenlediklerini, hayata dair önemli kazanımları olduğunu söyledi.  
Tarlada çalışan 49 yaşındaki 2 çocuk annesi Ünzile Eren, okula hiç gitmediğini belirterek çocuklara eğitim hayatlarına devam etmeleri tavsiyesinde bulunarak, “Tarlada yaşın yağmurun içinde çalışmak zor, okumak daha iyi. Keşke bende okusaydım” diye konuştu. Öğrencilerden bir çoğu da tarlada çalışmanın zor olduğunu gördüklerini okumayı tercih ettiklerini kaydetti.  
TARIM VE ORMAN MÜDÜRLÜĞÜNDEN MAKİNE DESTEĞİ
Çorum Tarım ve Orman Müdürlüğünce Ziraat Odası ile Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğine araç ve ekipman hibe edildi.
Vali Yardımcısı Recep Yüksel, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği bahçesinde düzenlenen törende, kırsal kesimdeki önceliğin altyapıya değil, üreticilerin ihtiyaçlarını gidermeye yönelik olması gerektiğini söyledi.
Mali kaynakların “Toprağımı işlemek istiyorum. Hayvan sayımı artırmak istiyorum. Silajlık üretim yapıp girdi maliyetlerini azaltmak istiyorum” diyen çiftçilere yönlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yüksel, “Çiftçimize ve buna aracılık eden örgütlere daha çok destek verelim. Elbette köylerimiz pırıl pırıl olsun ama önceliği bu makinelere verelim. Önceliği tohuma, ekime, dikime, işlemeye, üretmeye ve pazarlamaya verelim. Yalnızca ‘köylerimizi boş bırakmayalım’ demek yetmiyor. Bunun içini hep birlikte doldurmaya devam etmeliyiz.” ifadelerini kullandı.
Tarım ve Orman Müdürü Orhan Sarı da Çorum çiftçisini kalkındırmak için 19 proje hazırladıklarını belirterek, “Bu projelerimizle Çorum’u tarımsal üretimde marka şehir haline getirmeyi hedefliyoruz. Örneğin Türkiye’de insanlar kaliteli sütün Çorum’da üretileceğini bilecek.” dedi.
Sarı, kurum olarak Ziraat Odasına 10 ton kapasiteli 4 gübre römorku ve 2 kepçeli traktör, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğine de silaj paketleme makinesi ile 2 kepçeli traktör hibe ettiklerini kaydetti.
Konuşmaların ardından hibe makinelerin anahtarları, Yüksel tarafından Ziraat Odası Başkanı Mehmet Sayan ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Kaya’ya teslim edildi.
350 YILLIK TARİHİ KONAK YENİDEN HİZMETE AÇILDI
Boğazkale Kaymakamlığı tarafından 2011 yılında yapılan ve Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı tarafından mali destek sağlanan 350 yıllık tarihi Dulkadiroğulları Konağı proje ile restore edilerek yeniden hizmete açıldı.
Bir süre Hitit Üniversitesi Hitit Uygarlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak hizmet veren ve 2019 yılında Üniversitenin konakları boşaltmasının ardından Boğazkale Kaymakamlığı yeni bir proje hazırlayarak konakları turizme kazandırmayı hedefledi.
Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde faaliyet gösteren kurslarda üretilen yöresel el sanatları ürünleri sergi ve satış yeri ile kafeterya ve kahvaltı salonu olarak hizmet verecek. Boğazkale Halk eğitim merkezi müdürlüğünde kurs gören kadınlar kendi üretmiş oldukları ürünleri 350 yıllık tarihi konakta satarak ekonomik gelir elde ediyorlar.
Boğazkale Kaymakamı Yunus Ataman, “Şu an yaklaşık 350 yıllık geçmişi olan Dulkadiroğlulları Konağı’nın bahçesindeyiz. Konağımız haremlik ve selamlık olmak üzere iki bölümden oluşuyor. 2011 yılında Kaymakamlığımız tarafından yapılan bir projeyle restorasyonu tamamlanmış. Bizde yeni yapmış olduğumuz projelerle burayı Boğazkale turizmine tekrar kazandırmayı planlıyoruz. Boğazkale ilçemiz tarihi ören yerlerine de ev sahipliği yapması hasebiyle güçlü bir turizm potansiyeline sahip fakat biz ilçe merkez ve köylerimizde yaşayan vatandaşlarımızın bu turizm potansiyelinden yeterince ekonomik fayda temin edemediklerini müşahede ettik. Bu durumu değiştirmek adına öncelikle Halk Eğitim merkezimizdeki kurslarımızı daha faal hale getirerek sadece Hitit figürlerinden oluşan el emeği ürünler üretmeye başladık. Yaklaşık 4 aylık bir çalışmadan sonra bu ürettiğimiz el emeği ürünleri burada gördüğünüz tarihi konağımızda sergilemeye başladık” dedi.
Burası sürekli açık bir mağaza şeklinde olacak diyen kaymakam Ataman, “Fakat sadece el emeği ürünler değil köylerimizde yaşayan vatandaşlarımızın da ürettikleri organik tarım maddelerini gıda maddelerini sunabilecekleri bir zemin olacak aynı zamanda. Ramazan ayından sonra gerekli hazırlıkları tamamladıktan sonra burada organik köy kahvaltılarının da verilebileceği bir zemin oluşturmaya çalışıyoruz. Bunu da tamamladığımız takdirde inşallah ilçe merkez ve köylerimizdeki kadın girişimcilerimizin kendilerini ifade edebildikleri ürettikleri ürünleri sergileyebilecekleri bir mecra olacak burası. Şimdiden 50’ye yakın kadın kursiyerimiz ekonomik gelir elde etmeye başladılar. Bu olumlu durumun artarak devam etmesi ümidindeyiz. İlçemizle ilgili tüm projelerimizde bizden destek ve tecrübelerini esirgemeyen Çorum valimiz Mustafa Çiftçi’ye öncelikle şükranlarımı ifade ediyorum. Bu projelerimizde emeği geçen tüm mesai arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
Halk Eğitim Müdürü Rıza Güleçyüz ise “Kaymakamlığımızın başlatmış olduğu projenin artık sonuna geldik. Artık ekonomik boyutundayız. 350 yıllık tarihi konağı Halk Eğitim Merkezimize tahsis ettiler onlara teşekkür ediyoruz. Biz de kursiyerlerimizin yapmış olduğu ürünlerimizi burada sergileyerek hem yerli hem de yabancı turistlerimizi burada misafir etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Dulkadiroğulları Beyliği, Elbistan ve Maraş merkezli geniş bir bölgeye hükmettiği dönemlerde, birçok şehri imar etmiş, önemli eserler bırakmışlardır. 1515 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından yıkılışından sonra, Anadolu’nun farklı bölgelerine dağılan Dulkadiroğlu hanedanı mensupları gittikleri yerlerde atalarından önemli izler taşıyan eserler yapmaya devam etmişlerdir. Bu eserlerden bir tanesi de 1664 yılında Çorum’un Boğazkale ilçesinde inşa edilen Dulkadiroğulları Konağı. Dulkadiroğulları soyundan gelen Dölarslan ailesine ait olan konak Osmanlı döneminde inşa edilmiş olsa da Dulkadiroğulları ismiyle anılmaktadır. Ağaların Konağı olarak da bilinir.
8 bin metrekare alanda bahçe, haremlik, selamlık, fırın ve hamam gibi bölümlerden oluşan konak, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiştir.
BALLICA MAĞARASI’NI 1 YILDA 140 BİN KİŞİ ZİYARET ETTİ
Tokat’ın Pazar ilçesinde bulunan ve oluşumu milyonlarca yıla dayanan, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki doğa harikası Ballıca Mağarası’nı 1 yıl içerisinde 140 bin kişi ziyaret etti. Pazar Belediye Başkanı Erdoğan Yılmaz, mağarayı ziyaret edenler arasında astım, bronşit ve KOAH hastalarının da yoğunlukta olduğunu söyledi.
İl merkezine 26 kilometre uzaklıktaki Pazar ilçesine bağlı Ballıca köyünde 1085 rakımlı tepede bulunan mağara, dünyanın en büyük ve görkemli mağaralarından biri olarak gösteriliyor. Ortalama sıcaklığı 18 derece ve nem oranı yüzde 54 olan mağara, milyonlarca yılda oluşan sarkıt ve dikit güzellikleri ile dikkat çekiyor. Keşfedilmemiş bölümleriyle gizemini koruyan Ballıca Mağarası’nı yurt içinden çok sayıda vatandaş ziyaret ediyor. Mağaranın tedavi edici özelliği nedeniyle ziyaretçiler arasında astım, bronşit ve KOAH rahatsızlığı bulunanlar da sıklıkla yer alıyor.
Mağaranın 680 metre uzunluğunda görüşe açık alan olduğunu söyleyen Pazar Belediye Başkanı Erdoğan Yılmaz, “Ama görüşe açılmayan alanları da var. Bu alanlar içerisinde seyir balkonlarıyla şu anda dünyanın en güzel mağaralarından birinin içerisindeyiz. Geçen yıl itibari ile mağaraya 140 bin turist geldi. Bu turistlerin 20 bin tanesi sadece şifa bulmak için geldi. Astım, bronşit ve KOAH hastalarımız buraya geldikten sonra dönerken bizlere şifa bulduklarını ifade ediyorlar” dedi.
İlçede konaklama sorunu olduğunu ve ifade eden Başkan Yılmaz, “Paydaşlarımızla beraber yaptığımız projelerimizde de insanlara yapacağımızı vaat ettiğimiz projelerde de en büyüğü Pazar’ın artık ürettikleriyle ve turizm ile tanınmasını istediğimizi söyledik. Valiliğimiz de bu konuda bize destek veriyor. Konaklama alanlarında çok eksiklerimiz var. UNESCO’ya da girmiş olan medarı iftiharımız haline gelen bu mağarayı gelen ziyaretçilerin daha rahat etmesi gerekiyor UNESCO’ya girmesiyle beraber ziyaretçi sayısının 200 binin üzerinde olacağını düşünüyoruz. 2020 yılında hava alanı da hizmete girecek bununla beraber bizim o günlere kendimizi hazırlamamız lazım. Burada tedavi amaçlı rehabilitasyon merkezleri, oteller yapılacak ve çevrenin gezilecek güzel alanları da var” diye konuştu.
Ballıca Mağarası’nın UNESCO Dünya Mirası Geçici listesine girdiği için mutlu olduklarını belirten Başkan Yılmaz, “Ballıca Mağarası’nın UNESCO’nun Dünya Mirası Geçici Listesine girmesi bizi gururlandırdı. Bir o kadar da üzerimizdeki yükü artırdı. Dünyanın tanıyacağı bir yeri tanıtmak için çalışmalara hız verilmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü Pazar ürettikleriyle, turizmiyle ve güzellikleriyle anılmak istiyor. Halkı da bunun hevesinde. Şu andan itibaren kişiler de bireysel olarak bu konuda çalışmalara başladılar. ‘Yatırım yapacağız, bize yardımcı olur musunuz’ diye danışıyorlar. Bizim birincil hedefimiz buraya gelen yatırımcılara yardımcı olmak. Alt yapısını, alanını hizmetlerini oluşturmak. Ekip olarak biz buna hazırız. Türkiye’deki mağaraların içerisinde Ballıca Mağarası’nı görmeyen mağara gezdik demesin. Elimizdeki kıymeti bilmiyoruz. Üzeri üflendiği zaman ortaya çıkacak bir miras gibi Ballıca Mağarası. Türkiye’nin dünyaya açılan kapılarından bir tanesi olacağına inanıyoruz. Her yıl tedavi olmak için gelenler var. Gelenlerden birisi belediyemize uğradı, ‘Ben yılda bir iki kere geliyorum, birkaç gün kalsam bile tedavi olduğumu hissediyorum’ diyor. Buraya gelenler geri giderken ‘Çok rahatladım, çok iyi oldum, ne kadar güzel bir ortam’ dediği zaman biz elimizdeki değeri bilmiyormuş gibi kendi kendimize üzülüyoruz. Ama gelen insanlar tedavi olduğu, hatta bunu da birbirlerine tavsiye ettiğini belirtiyor ve eksiklerimizi bize söylüyorlar. Kültürel varlıklarımızın da ortay çıkmasının bizim için bir değer olacağına inanıyoruz. Ballıca Mağarası ilçemiz için dumansız bir fabrika olacak” ifadelerini kullandı.
TOKAT’TA 200 KİLO KENEVİR TOHUMU TOPRAKLA BULUŞTU
Ülke çapında kenevir yetiştirme izni verilen 19 ilden birisi olan Tokat’ta, 200 kilo kenevir düzenlenen törenle toprakla buluşturuldu.
Tokat Ticaret ve Sanayi Odası tarafından Kenevir Araştırma Vakfından temin edilen 200 tohum, Tokat-Turhal arasında bulunan Kazova bölgesindeki Vasfi Diren Tarım İşletmesine ait arazide toprakla buluşturuldu. Etkinliğe Tokat Valisi Ozan Balcı, Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Çelik ve protokol üyeleri katıldı. Tokat’ın kenevir ekimi yapılan 4 büyük ilden birisi olduğuna dikkat çeken Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dr Ali Çelik, “Cumhurbaşkanımızın 2018 yılı sonundaki açıklamasıyla birlikte biliyorsunuz ilk 14 il içerisindeydi Tokat, sonra 19 ile çıkarıldı. Kenevir üretiminin serbest bırakılmasıyla beraber, Tokat’ta özellikle Turhal yöresinde ciddi bir kenevir rezervimiz var geçmişte. Kenevir havuzlarımız, kenevir işletmelerimiz filan. Biz de tekrar geçmişte de böyle bir kültürümüz, alt yapımız olduğu için bu fırsatı değerlendirelim dedik. Bugün Türkiye’de biliyorsunuz en büyük sorun tohum. Tohum bulmak ciddi bir sıkıntı. Sağ olsun Yalçın Koçak Hocam, Nilüfer Hanım, İstanbul’daki Kenevir Araştırma Vakfının başındaki arkadaşlarla sıcak, samimi diyaloglarımız sayesinde, Tokat’a bir pozitif ayrımcılık yaptılar. Sadece Tokat’a bir 200 kilo tohum verdiler. Onun dışında 3 ile 150’şer kilo tohum verdiler. Yani bugün büyük ölçekli ekim yapılan 4 ilden birisi Tokat. Tokat’ta, Vezirköprü’de, Antalya’da ve Kastomonu’da bunun ekimi yapılıyor. Bugün ekimini yaptığımız tohum yurt dışı kökenli. Geçen yıl Kastamonu bölgesinde çoğaltılmak amacıyla ve adaptasyon amacıyla çoğaltılmış ve ekilmiş” diye konuştu.
Tokat’ta kenevir ekiminin serbestleşmesiyle birlikte Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinde de araştırma gurubu oluşturuldu. Oluşturulan gurubun genelde Türkiye’ye, özelde de Tokat’a katkı sağlamasını planladıklarını söyleyen Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof Dr Bünyamin Şahin: “Tokat’ın kenevir ekimi ile ilgili ruhsatlandırılmış il haline getirilmesi sonrasında biz üniversite olarak bu konuyla ilgili ne yapabiliriz diye üzerinde çalıştık. Netice itibariyle Kenevir Araştırmaları Gurubunu oluşturduk. 10 kişilik akademik personelden oluşan gurubumuz şuan itibariyle çalışmalarına başladı, ilk deneme ekimimizi gerçekleştirdik. Bu çalışma gurubumuzda bitki ıslahı, bitki genetiği, bitki koruma, sulama hatta tarım ekonomisine varana kadar birçok alandan uzman öğretim üyelerimiz bulunuyor. Bu öğretim üyelerimiz genelde Türkiye’ye özelde de ilimize katkı sağlamak maksadıyla, kenevir üretimine, kenevir üretiminde halkımıza ve üreticilere destek sağlayacak” şeklinde konuştu.
Protokol üyeleriyle birlikte temsili tohum ekimi yapan Tokat Valisi Dr Ozan Balcı, ilk tohumları toprağa dualarla serpti. Vali Balcı: “İnşallah bu tohumların büyümesiyle hem Tokat çiftçimizin cebine daha çok para girecek, daha zenginleşecek, ülkemizin de daha zenginleşmesine, Türk çiftçisinin daha zenginleşmesine, üretimine katkı sağlasın, hayırlara vesile olsun diyorum” diye konuştu.
Toplamda 36 dönümlük alana ekimi yapılan kenevirlerden hasat zamanında 6 ton yeni tohum elde edilmesi hedefleniyor.
AMASYA ÇEVRE YOLU’NDA SONA GELİNDİ
Amasya Valisi Dr. Osman Varol, sona gelinen çevre yolu inşaatında incelemelerde bulundu.
Amasya Milletvekili Mustafa Levent Karahocagil, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Nihat Ergün, Karayolları 7. Bölge Müdürü Murat Gönenli ve diğer yetkililerle birlikte çevre yoluna gidip asfaltlanan zemin, tamamlanan viyadük ve çalışmaların sürdüğü tünelleri dolaşan Vali Varol, Suluova-Amasya yolundan ayrılıp şehrin güney batısından Amasya-Turhal yoluna bağlanacak 11.3 kilometre uzunluğundaki çevre yolu projesi bünyesinde 720 metre ve 370 metre uzunluğunda 2 ayrı çift tüp tünel, 4 ayrı viyadük, 3 köprülü kavşak, 3 hemzemin kavşak ile onlarca sanat yapısı bulunduğunu söyledi.
Şehir geçişinde tıkanan mahalli ve transit trafiğin rahatlayacağı proje ile yaklaşık yarım saat süren 13,5 kilometrelik mesafenin 2 kilometre kısalırken seyahat süresinin de yaklaşık 7-8 dakikaya kadar düşeceğine işaret eden Varol, çok farklı köprüler, viyadükler ve arazi çalışmalarının tamamlanmasıyla hizmete girecek çevre yolunun trafikte ciddi rahatlama sağlayacak önemli bir yatırım olduğunu vurguladı.
AMASYA KÖYLÜ KADINLAR ASIRLIK GELENEĞİ SÜRDÜRÜYOR
Amasya’nın Yuvacık köyünde kadınlar, yaklaşan ramazan ayı için hazırlıklarını sürdürüyor. Yöreye özgü Amasya yağlısı, ekmek ve hamur işlerini, köyde imece usulü yaparak üreten kadınlar, asırlık geleneklerini de yaşatıyor.
Amasya’nın merkeze bağlı Yuvacık köyündeki kadınlar, 100 yıllık ramazan hazırlığı geleneklerine devam ediyor. İmece yöntemiyle bir araya gelen kadınlar, yöreye özgü Amasya yağlısı, ekmek yaparak ramazan ayı hazırlıklarını yapıyor. Amasya’ya özgü olan yağlı, ekmek ve hamur işleri özel olarak hazırlanan odun ateşinde sac üzerinde pişiriliyor.
Geleneğin köyde uzun yıllardır sürdüğü anlatan Seniha Aylak, Geçmişten günümüze gelen ramazan hazırlıklarına başladık. Ramazan öncesi her sene köylü kadınlarla birlikte, köyümüzün kadınları ile bu geleneği sürdürüyoruz. Geçmişten gelen bir şey, şu anda Amasya yağlısı yapıyoruz dedi.
Köylülerden Hacer Saka ise, Ramazan hazırlıklarımız başladı. Köyümüzde kadınlarımızla birlikte imece usulü birbirimize yardım ederek, hamur işi yapıyoruz. Bu arada meşhur Amasya yağlımızı da yaparak 100 yıldır bu geleneği devam ettiriyoruz diyerek tüm İslam alemine ramazan ayının hayırlı geçmesi temennisinde bulundu.        

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.