Site rengi

Tasarım

ALTIN 328,49
DOLAR 6,2125
EURO 6,8417
BIST 8,0019
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 13°C
Yağışlı

COĞRAFİ İŞARETLİ “YASSI SEMAVERİ” YAPAN SADECE 2 USTA KALDI

27.12.2019
A+
A-
COĞRAFİ İŞARETLİ “YASSI SEMAVERİ” YAPAN SADECE 2 USTA KALDI
Türkler binlerce yıldır çeşitli ot ve ağaç yapraklarından kimi zaman sütle kimi zaman başka çeşniler de katarak ama özellikle suda kaynatarak elde ettikleri çayı içiyorlardı. Çay kültürünün ayrılmaz bir parçası haline dönüşen semaver ise 18. yüzyıldan itibaren görülmeye başlandı. Semaver, Anadolu’ya göç eden Tatarlar sayesinde de özellikle Vezirköprü ve Havza civarında kendine yeni bir vatan edinmiş oldu. Vezirköprü’de semaverler yassı tip olarak yapılıyor. Yuvarlak tipli semaverler ise Rus tipi semaver olarak biliniyor. Semavercilerin el işi ve göz nuruyla ince ince işlediği semaverler daha çok galvanizli sac, bakır ve pirinçten üretiliyor. Ancak ilçede bir zamanlar onlarca olan semaver ustası günümüzde sadece 2 tane kaldı. Bir kültürün son üreticileri, makineleşmeye geçilmediği takdirde teknolojiye yenik düşeceklerini söyledi.
20 yıldır Vezirköprü’ye özgü semaver üreten 2 ustadan biri olan 35 yaşındaki Sebahattin Aktaş, “Vezirköprü semaveri, diğer semaverlerden farklı olarak yuvarlak değil, yassıdır. Kalaycı sazdan yapılır, çabuk kaynar, hafiftir ve taşıması kolaydır. Tamamen el işçiliğiyle yapılıyor. Semaver, kalaydan yapıldığı için suyun kirecini alarak suyu yumuşatır. Kalayın kokusu da suya geçtiğinden diğer semaverlere nazaran yüzde 80 oranında daha lezzetli çay yapılır. Vatandaşlar, bu semaveri içinde su bırakıldığında çabuk eskidiği için pek tercih etmiyor. Çelik ve uzun ömürlü olan yuvarlak semaveri daha çok tercih ediyorlar. Ama lezzetli çay içmek isteyenler bu semaveri tercih ederler. Yassı semaverde su kaynama vakti 10 dakikayı geçmez. Vezirköprü semaveri yassı olduğundan suyu eşit şekilde gövdeye dağıtıyor, bacası alt taraftan ucuna doğru daraldığı için de suyun çabuk kaynamasını sağlıyor. Diğer yuvarlak semaverler ise ortalama 25 dakikada kaynıyor. Vezirköprü semaverini yapan sadece 2 usta kaldık. Önceden 35 usta vardı. Ustaların çoğu emekli oldu ya da rahmetli oldu. Bu semaver 30’dan fazla parçadan yapılıp, tamamen el işçiliği olduğu için çırak da yetişmiyor. Bizden başka usta yok. Biz de çok fazla bir hizmet veremiyoruz. Günde 5 semaver anca yapabiliyoruz. Meslek bitmek üzere. Diğer zanaat dallarında da durum böyle. Teknolojiye yenik düşüyoruz. Biz de semaver yapımını bırakınca bu iş bitecek” dedi.
Yassı semaver kültürünün devam için makineleşmenin şart olduğunu belirten Vezirköprü Belediye Başkanı İbrahim Sadık Edis, “Önceden Vezirköprü Bedesteni’nde herkes Vezirköprü yassı semaveri yapıyordu. El imalatı olduğu için insanlar bunları imal etmede zorlanıyorlardı. Bunun için makineleşme gerekiyor. Diğer yuvarlak semaverlerde makineleşme gerçekleşti. İnşallah ilerleyen günlerde bu Ortak Kullanım Atölyesini kurup, makineleşmeyi de ilçemize kazandırmak istiyoruz. Bir semaver ustası akşama kadar çalışsa 5 adet semaver anca imal ediyor. Bunu makineleştirebilirsek, günlük 200’e yakın semaveri imal edebiliriz. Bugün 5 semaveri parayla sattığınız zaman zaten maliyeti, malzeme bedeli, işçiliğini düşündüğünüzde ekonomik olarak bir sonuç ortaya çıkmıyor. Ama makineleşip, insanların kullanımına daha seri bir şekilde sunduğunuz zaman hem insanların kullanımı çoğalır hem de ekonomik olarak ilçe halkımız daha güçlü hale gelir” diye konuştu. Yüzde 80’i semaver satıcısından oluşan tarihi bedestendeki esnaflar yassı semaverin neslinin tükenme noktasında olduğunu ifade ederek, üretim yapan son 2 ustanın da günde 5 tane semaver yapabildiğini söylediler. Vezirköprü ‘yassı semaveri’ 299 sayılı kararla mahreç türünde coğrafi işaret olarak tescillenmişti.
AMASRAY İÇİN İLK ADIM ATILDI
Amasya Belediyesi tarafından şehre yapılması planlanan nostaljik tramvay projesi için fizibilite ve saha çalışması yapıldı.
Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Belediye Başkan Başdanışmanı Ahmet Yenihan, Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Kazan, Fen İşleri Müdürü Ali Özel, Strateji ve Geliştirme Müdürü Serpil Demir, Belediyenin teknik ekibi ile birlikte bugün tramvay projesi için Almanya’dan gelen ERC Ldt. Şti. Genel Müdürü Alp Karabacak, Demiryolu Proje Mühendisi İş Geliştirme Uzmanı Kemal Faruk Doğan ve Endüstri Mühendisi İsmail Karataş Amasray ismi verilen projesinin güzergahlarında incelemelerde bulunarak fizibilite ve saha çalışması yaptılar. Saha çalışması sonrası Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’nın başkanlığında Kültür Merkezi salonunda gerçekleştirilen toplantı da ERC Ldt. Şti. Genel Müdürü Alp Karabacak hayata geçirilecek projelerin detayları hakkında katılımcılara bir sunum gerçekleştirdi. Sunumun sonunda Fen İşleri Müdürü Ali Özel ve Başkan Başdanışmanı Ahmet Yenihan Amasya’nın nostaljik açıdan zenginleşmesini sağlayacak Amasray hakkında bilgi paylaşımında bulundular.
SAMSUN’DA MERKEZ OSB’DEKİ KOKU PROBLEMİ ÇÖZÜLDÜ
Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın (OKA), “2018 Yılı OSB’lerde Teknik Alt Yapının İyileştirilmesine Yönelik Küçük Ölçekli Alt Yapı Mali Destek Programı” kapsamında desteklenen “Mevcut Atık Su Analiz Laboratuvarının Teknik Alt Yapısının İyileştirilmesi ve Çevresel İzlenebilirliğin Sağlanması Projesi” ile Samsun-Merkez OSB’de çevre kalitesi iyileştirilerek ve çevresel sürdürülebilirlik açısından önemli sonuçların elde edildiği belirtildi. 1.008.790,00 TL bütçeli proje kapsamında alınan ICP-OES sistemi, mikrodalga numune hazırlama sistemi, 2’li otomatik ekstraksiyon cihazı, saf su cihazı, koku giderim sistemi makine ve ekipmanları ile atık su arıtma tesisinden kaynaklı koku problemi çözüldü. Ayrıca, mevcut atık su analiz laboratuvarının teknik alt yapısı iyileştirildi.
Oka’dan Yapılan Açıklamada Şu Bilgilere Yer Verildi:
“Samsun Merkez Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) günlük 2000-2500 metre küp kapasite ile çalışan atık su arıtma tesisinde yüzde 94 verimlilikle arıtma işlemi gerçekleşmektedir. Arıtma işlemi sırasında oluşan atık çamur bertaraf için kurutulmaktadır. Bölgede bulunan atık su arıtma tesisine gelen suyun karakterizasyonu her zaman istenilen standartta olmamaktadır. Bu nedenle kirlilik yükünün çok yüksek olduğu durumlarda arıtılan sudan çıkan çamur bekletildiği tüm proseslerde ve kurutma alanında koku kirliliğine sebep olmaktadır. Bu durum hem bölgede bulunan kişilerin hava kalitesi açısından konforunu engellemekte hem de üretim tesislerinin bölgeye gelen yerli ve yabancı müşterilerine karsı kötü intiba oluşturmaktadır. Proje kapsamında bölgede yer alan atık su arıtma tesisine koku giderim (koku bastırma) sistemi dahil edilmiş ve arıtma tesisi kirlilik yüküne bağlı olarak koku oluşması durumunda çamur kurutma sistemine monte edilmiş püskürtme şeklinde koku giderim sistemi ile koku giderimi sağlanmıştır. Bu sayede, projenin genel amacına uygun olarak çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması için atıksu arıtma tesisinden kaynaklı koku problemi giderilmiş, diğer tesislere çözüm önerisi sunulmuş ve en verimli teknikler kullanılarak bölgenin temiz OSB olması yolunda adımlar atılmıştır.”
Açıklamada ayrıca, “Samsun-Merkez OSB mevcut laboratuvarında bulunan; su analiz spektrofotometresi, BOD seti, PH- iletkenlik ölçer, bulanıklık ölçer, hassas terazi, etu¨v, askıda katı madde filtre du¨zeneği, desikatör vb. cihazlarla KOI, BOI, yağ-gres, AKM, toplam fosfor ve toplam kjeldah azotu gibi kirlilik yüklerinin tespiti ile toplam 7 parametre bakılmaktaydı. Bölgenin atık su arıtma tesisinde bulunan laboratuvarda su kirliliği analizlerinde ölçüm yapılan bu mevcut parametrelerle bölgenin izlenebilmesi mümkün olmamaktaydı. Bölgede mevcut olan ortak kullanıma yönelik atık su analiz laboratuvarının proje kapsamında makine, ekipman ve teknoloji alt yapısı geliştirilmiş ve Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği tablo 19, tablo 25 ve ilave bazı parametrelere bakılarak ölçüm yapılan parametre sayısı 54 adete çıkarılmıştır. Projenin devamı niteliğinde; Samsun-Merkez OSB tarafından laboratuvarın TS EN ISO/IEC 17025 Standardı deney ve kalibrasyon laboratuvarlarının yeterliliği için genel şartlar kapsamında akreditasyonu çalışmaları devam etmektedir. Laboratuvarın akreditasyonu ile teknik açıdan doğru ve güvenilir sonuçlar üretme kabiliyeti ve teknik yeterliliği doğrulanacaktır. Bu sayede hem ulusal hem de uluslararası alanlarda yüksek saygınlık elde edilecektir” ifadeleri kullanıldı.
BAFRALI TÜTÜN ÜRETİCİLERİ DESTEK BEKLİYOR
Samsun’un Bafra ilçesinde kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşlar, tek geçim kaynakları olan tütün konusunda devletten destek bekliyor.
Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner, oda yöneticileriyle birlikte ile birlikte Hacıoğlu, Ortadurak ve Müstecep Mahallelerinde tütün üreticilerini ziyaret etti. Tütün üreticilerinin sorunlarını dinleyen Tosuner, işçilerle birlikte tütün dizdi. Ziyarette üreticiler tütün üretiminin baştan sona zorlu bir iş olduğunu ancak girdi maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı kazancın düşük olduğunu söyledi.
Hacıoğlu Mahallesi’nde 40 yıldır tütün üretimi yapan Akbey Yaz, “Tütünden memnun değiliz, maliyetler pahalı, çok ucuza satıyoruz, tüccarlar ucuza alıyor. Emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Tütün işi zor, gece karanlıkta kalkıp tütün kırıyoruz çoluk çocukla beraber. Bir torba gübre 130-150 lira. Mazot pahalı, gübre pahalı” dedi.
Akbey Yaz’ın eşi Emine Hatun Yaz ise “Bu tütünü yapması çok zor. Amele getiriyoruz, tütünü kırmaya 130 lira alıyorlar. Yapması çok pahalı, alırken ucuza alıyorlar” diye konuştu.
Bin 500 nüfuslu Ortadurak Mahallesi’nde 150 hanenin tamamının tek geçim kaynağının tütün olduğunu söyleyen üretici Mehmet Cin, “40 senedir de tütün yapıyorum. 20 sene önce Tekel vardı, Tekel özelleşince tütün de özel şirketlere kaldı. Tütün özel şirketlere kalınca devletin de desteği olmuyor. Dolayısıyla özel şirketlerin elindeyiz. Devletten sadece gübre veya mazot fiyatlarının düşmesini istiyoruz devletten. Bunlar düşerse bizler tütün üreticileri olarak biraz daha rahatlarız” şeklinde konuştu.
Müstecep Mahallesi’nden Suat Aytaç, “Şu anda memnun değiliz. Niye memnun değiliz? Hayat pahalı. Dediğimiz gibi mazot, gübre, ilaç, işçilik çok pahalı. Memnun değiliz ama mecburen yapıyoruz. Kırsal bölge olduğu için tütüne devam ediyoruz. Devlet desteği yok, tüccar da kendi bildiği gibi fiyat koyuyor, hiç ilgilenen yok” ifadelerini kullandı.
Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner ise şunları söyledi:
“Yıllardan beri biz tütün tarlalarında doğmuş çocuklarız. Tütün çok zahmetli, çok emek isteyen bir ürün. Bu bölgenin tek geçim kaynağı tütün. Bölge zaten kendi ihtiyacını karşılıyor. Yanında mısır eksek yabani hayvanlardan dolayı faydalanamıyoruz ama tütünler ne kadar getiri sağlıyor olsa bile emeğimizin karşılığını az da olsa alabiliyoruz. Tütünün bir tarım ürünü olduğunu ispatlayamadık maalesef. Devletin gelirlerinden en büyük vergi aldığı ürünlerden biri. Açık ve net tütünün yüzde 80’inden vergi alıyor. Bu verginin yüzde 80’leri tütünse bu tütünün bu gün 50 lira altına düşmemesi lazım. Maalesef devletimiz tütün üreticilerini üç beş tane aracı firmanın eline teslim etmiştir. Hiçbir üretici tüccarlarla, özel firmalarla herhangi bir pazarlık konusu içine giremiyor. Sözleşmenin karşılığında sezon başlamadan üç beş kuruş bir para ile bana tütün yapacaksın diye kendisine bağlıyor. Biz Ziraat Odası olarak bu işin üzerine çok düştük ve düşmeye devam ediyoruz. Kırsalda göçün önlenmesi için bir an önce mazotta ilaçta gübrede bir önlem alınması gerektiğini düşünüyorum.”
200 YILLIK GÖMLEK MODAYA YÖN VERECEK
Tokat Olgunlaşma Enstitüsünde, 200 yıllık kadın gömleğinin yeniden yorumlanıp modaya kazandırılması için çalışmalar yapılıyor.
Enstitüde sergilenen kırmızı ipek üzerine nakış işlemeli 200 yıllık gömlek görenlerin ilgisini çekerken asırlar önce kadınların giyim zevkini de gözler önüne seriyor.
Tokat Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Filiz Vanlıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, enstitülerin amacının el sanatlarını gelenekten geleceğe taşımak, asılları arşivleyip korumak olduğunu söyledi. Geçmişte yapılan kıyafetleri, el işlerini ve diğer çalışmaları araştırdıklarına işaret eden Vanlıoğlu, “Biz de yaptığımız araştırmalarda çok özel ve güzel bir çalışma bulduk.” dedi.
Zile ilçesinde bir aile tarafından kendilerine 200 yıllık kadın gömleğinin verildiğini anlatan Vanlıoğlu, şunları dile getirdi: “Düğün günü giyilmiş. Çok eski, gümüş telle sarma tekniği ile işleme yapılmış. Gümüş tellerle küçük oya örülmüş. Çok naif. Kumaş saf ipek. O kadar zarif ki hiç makine dikişi kullanılmadan sadece elde dikiş tekniği kullanılmış. 200 yıllık kıyafet, zaman aşımından dolayı bazı yerlerde renk değiştirme, bazı yerlerde de açılmalar olmuş.”
Gömlek üzerinde çalıştıklarını belirten Vanlıoğlu, gömleğin aslını korumanın yanında günümüz modasına uyarlayarak yeni gömlekler tasarlayacaklarını ve çalışmaları bir defilede sergileyeceklerini ifade etti.
Vanlıoğlu, 200 yıllık gömlek için, giyen kişi tarafından “Aldır parlar, candır kaynar” notunun yazıldığını, gömleğin kendilerine bu notla bırakıldığını da sözlerine ekledi.
TAVŞAN DAĞI’NA ÖZEL ‘EKOLOJK KÖYLER’ PROJESİ
Amasya’nın Merzifon ilçesinde bulunan Tavşan Dağı mevkisindeki Bük köyleri olarak bilinen Yukarıbük, Ortabük ve Aşağıbük köylerinin ekolojik köylere dönüştürülmesi için proje başlatıldı.
Alternatif turizm alanları kazandırmak ve özellikle doğa turizmi tutkunları için yeni bir cazibe merkezi oluşturmak amacıyla Amasya Valisi Dr. Osman Varol’un talimatlarıyla Merzifon Kaymakamlığı’nca geliştirilen proje kapsamında, Merzifon ilçesi sınırlarında yer alan doğal güzelliklere sahip Tavşan Dağı mevkisindeki Bük köyleri olarak bilinen Yukarıbük, Ortabük ve Aşağıbük köylerinde ekolojik köyler oluşturulması planlanıyor.
Köylerde incelemelerde bulunan Vali Varol, mevcut bazı yapıların restorasyonuna ilişkin beraberindeki Merzifon Kaymakamı Gürkan Demirkale, Amasya İl Genel Meclisi Başkanı Zeki Erarslan, İl Jandarma Komutan Vekili Albay Fatih Arslan ve diğer yetkililerle birlikte değerlendirmede bulundu.
Son yıllarda dünyada gelişim gösteren eko-köy yerleşimlerinin günlük yaşam tarzından uzaklaşmak isteyenler için, kişilerin köy sosyal hayatı içinde aktif olarak rol alabilecekleri, toplum hareketliliğinin şekillenmesine ve çeşitlenmesiyle ortak kullanım hareketinin oluşturulmasına olanak sağlayan bir yapı olduğuna dikkat çeken Vali Varol, proje ile özellikle doğa turizmi tutkunlarına yönelik yeni bir cazibe merkezi oluşturulması hedeflenmekte olduğunu belirtti.
ÇORUM VALİLİĞİNDEN “KENEVİR EKİMİ” AÇIKLAMASI
Çorum’un Mecitözü ilçesinde 500 metrekare alana endüstriyel kenevir ekildiği bildirildi.
Çorum Valiliğinden yapılan açıklamada Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolü Hakkındaki Yönetmelikle aralarında Çorum’un da bulunduğu 19 ilde kenevir ekimine izin verildiği, bu yıl 2 çiftçinin 253,5 hektar alanda kenevir ekmek için başvuru yaptığı belirtildi.
Çiftçilerin tohum temin edemediği için bu yıl ekim yapılamadığının aktarıldığı açıklamada, 500 metrekarelik alanda endüstriyel kenevir ekimi gerçekleştirildiği kaydedildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuyu kamuoyunun gündemine getirmesinin ardından Samsun’un Vezirköprü ilçesinde bir çiftçinin hobi amaçlı 10 dekarlık alanda yerli çeşit kenevir ektiğinin aktarıldığı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve Karadeniz Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Vezirköprü’de araştırmalara başlamıştır. Yerel olarak üretilen bu kenevir tohumunu Vezir ve Narlı isimlerinde tescil etme çalışmaları devam etmektedir. 2020 yılında ülkemizin tohum ihtiyacını gidermek üzere Bakanlığımız ve araştırma merkezleri tohum üretimine hız vermiştir. İlimizde kenevir üretiminin maliyetinin yüksek olması nedeniyle ekim yapılamaması söz konusu değildir. Sadece tohum temin edilemediğinden ekim yapılamamıştır. 2020 yılında tohum temini noktasında ve ekim konusunda sahada çiftçilerimize detaylı bilgi vererek, Çorum’da ekimi hızlandırarak, kenevir bitkisinin geniş sahalarda ekimini gerçekleştirme hedefindeyiz.”
EV HANIMIYDI İZLEDİĞİ BELGESELDEN ETKİLENDİ İPEK BÖCEĞİ YETİŞTİRMEYE BAŞLADI
Çorum’un Osmancık ilçesinde televizyonda izlediği belgeselden etkilenen ev hanımı Sultan Duman, ipek böceği yetiştirmeye başladı.
İncesu köyünde yaşayan Sultan Duman, bir gün evinde otururken ipek böcekçiliği anlatan belgesel izledi. Bunun üzerine internetten araştırmalar yapmaya başlayan Duman, kendisinin de bu işi yapabileceğini belirterek, durumu eşi Kamuran Duman’a anlattı.
Eşinin de desteğiyle cesaret bulan Duman, Tarım ve Orman Bakanlığının Genç Çiftçileri Destekleme Hibe programına başvurdu. Hazırladığı projeyle hibe almaya hak kazanan Duman, Osmancık İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün desteğiyle köyde ipek böceği üretimine başladı. Yaşadıkları köyde kendilerine ait daha önce kömür çıkarılan araziye dut fideleri diken Duman çifti, iki yıldır ipek böceği yetiştirmenin yanı sıra atıl durumdaki araziyi de yeniden tarıma kazandırdı.
Tarım ve Orman Bakanlığının verdiği destekle ipek böcekçiliği yaptıklarını dile getiren Duman, eşiyle birlikte bu işi yaptıklarını söyledi.
Televizyonda belgesellere bakarken ipek böcekçiliği yetiştiricilerini gördüğünü dile getiren Duman, “Onları izlerken ‘neden bizde yapmayalım’ dedim. Yapılmayacak bir şey değil. Eşimle birlikte oturduk internetten ipek böceği yetiştiriciliği konusunda araştırmalar yaptık. Herhangi bir zorluğu olmadığını gördük ve yapmaya karar verdik. İyi ki yapmışız yaptığımız işten memnunuz. İyi bir gelir elde edeceğimizi ümit ediyorum. İyi bir şey yaptığımızı düşünüyorum. İnşallah hayırlısı olur” dedi.
İpek böcekçiliği konusunda eşine yardımcı olduğunu dile getiren Kamuran Duman, “Kızılırmak havzasında ilk biz yapıyoruz ipek böcekçiliğini. Bizde başka yapanda yok” ifadelerini kullandı. İpek böceği yetiştirdikleri alanın daha önce atıl olduğu için virane gibi olduğunu kaydeden Duman, yaptıkları çalışmayla arazinin de değerlenmesini sağladıklarını ifade etti. Geçmişte ilçede ipek böceği yetiştiriciliği yapıldığını dile getiren Duman, ancak zamanla bu işin yapılmadığı için tarihe karıştığını belirterek unutulan bir işi tekrar yaparak canlandırdıkları için mutlu olduklarını sözlerine ekledi.
Duman çifti, bu işi yapmalarında kendilerine her türlü desteği İlçe Orman ve Tarım Müdürlüğü yetkililerine teşekkür etti.
AÇIK HAVA MÜZESİ AMASYA’NIN 2019 YILI HEDEFİ 1 MİLYON TURİST
UNESCO’nun ‘Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan şehzadeler şehri Amasya’yı, geçen yılın aynı ayında 615 bin turist ziyaret etti. Bu yıl ise hedef 1 milyon turist.
Osmanlı şehzadelerinden birçoğunun ilk eğitimini aldığı ve devlet yönetimini öğrendiği yer olması dolayısıyla “şehzadeler şehri” olarak anılan Amasya’nın ağırladığı turist sayısı her geçen yıl artıyor. Kentin ortasından geçen Yeşilırmak’ın iki yakasında uzanan Yalı Boyu evleri ve Kral Kaya Mezarlarını ziyaret eden turistlerin sayısı her geçen gün artmaya devam ediyor.
Amasya Valisi Osman Varol, “Amasya malumunuz olduğu üzere iç turizmin, kültür turizmin önemli merkezlerinden bir tanesi ve bu özelliğini yıllardır muhafıza ediyor. Ve sunduğu bu hizmetlerle de turist sayısını giderek artırıyor. Bu yıl da gerçekten çok hareketli bir sezon yaşıyoruz. Özellikle bir açık hava müzesi şeklinde olan şehrimizi turistlerimizin çok büyük bir beğeniyle gezdiğini bizlerde müşahede ediyoruz. Özellikle şehrin merkezinde tarihi yalı boyumuz, Yalı Boyu Evlerimiz Amasya’nın siluetini oluşturan hemen onun arkasında Kral Kaya Mezarları ve onun arkasında Harşena Dağı Kalesi özellikle insanlarımızın, ziyaretçilerimizin uğramadan geçmediği bölgeler. Yalı Boyu’nu gezen misafirlerimiz daha sonrasında kaleyi ve Kral Kaya Mezarları’nı ziyaret ediyorlar. Özellikle bunlar yeni dönemin çok önemli kavramlarından olan fotoğraf çekilip sosyal medya da paylaşmak için çok inanılmaz ikonik mekanlar. Buralarda da vatandaşlarımızın çok memnuniyetle gezdiğini görüyoruz. Hedefimiz 1 milyon turist kısa vadede. Buna ulaşmak için tüm faktörler, tüm unsurlar, tüm aktörlerle çok güçlü bir çalışma yapıyoruz. Sürdürüyoruz. Yeni turizm alanları, yeni müzeler ilimize kazandırmak için ama Türkiye çapında belki dünya çapında ses getirecek müzeler kazandırmak içinde çalışmalarımız devam ediyor. Bunlarla birlikte hedefimize kısa sürede ulaşacağımıza inanıyoruz” dedi.
Amasya’yı Adana’dan gezmeye gelen yerli turist Ülkü Tolay, “Adana’dan geliyoruz. Amasya çok güzel, şirin tertemiz bir şehir. Tarihin hala eski barınıyor olması çok daha güzel. Sanki dolaşırken tarihte geziyormuşuz gibi bir his bıraktı bize. Korunması çok hoşumuza gitti. Tarihin içinde dolaşıyormuşuz gibi bir his bıraktı. Çok mutlu olduk” diye konuştu.
Edirne’den gelen Hasan Bayraktar ise “Edirne’den geliyorum. Amasya’yı çok güzel bulduk. Orijinalliği bozulmamış. Eski şehzadelerimizin yetiştiği, eğitim gördüğü, günümüze kadar orijinalliğini muhafıza etmiş. Türkiye’nin her tarafından insanının gelip görmesini tavsiye ederim. Huzurun başkenti gibi. Güzel bir şehir olarak herkese tavsiye ediyorum” şeklinde konuştu.
OSMANCIK OSB’DE ÇALIŞMALAR TAM GAZ
Osmancık’ta 2015 yılında kurulma kararı onaylanan ve çalışmalarına başlanan OSB’de yönetim binasının yapımı devam ediyor. Osmancık Belediye Başkanı Ahmet Gelgör, “Osmancık OSB yönetim binasını tamamlıyoruz. OSB’nin faaliyete geçmesi ile birlikte ilçemizde yeni iş sahaları açılacak, binlerce kişiye istihdam sağlanacaktır” dedi. Osmancık OSB’nin yönetim binası için hazırlanan projeye Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) tarafından 750 bin lira hibe verildiği, yönetim binasının tamamlanmak üzere olduğu öğrenildi.
SAAT KULELERİ DİYARI: ÇORUM
Çorum’un simgeleri arasında yer alan Saat Kulesi, ilçelere de model oldu. 
Sungurlu, Alaca ve Osmancık’ın ardından Kargı, Dodurga, Ortaköy ve Mecitözü ilçelerine de birer saat kulesi yapıldı. İlçe meydanlarını süsleyen saat kuleleri, tarihi bir geleneği yaşatırken farklı mimarileriyle de dikkat çekiyor.  
Çorum merkez dahil 8 ilçede saat kulesi bulunurken Bayat, Boğazkale, İskilip, Laçin, Oğuzlar ve Uğurludağ’ın da aralarında bulunduğu 6 ilçeye de birer saat kulesi yapılabileceği belirtiliyor. Saat kulelerinin, yerel semboller olarak tanıtımda kullanılabileceğine işaret edilirken Çorum’un ilçeleriyle birlikte yurt içi ve yurt dışında bu yönüyle de ön plana çıkabileceği değerlendiriliyor.  
HATTİ-HİTİT MEDENİYETİNİN GÜNÜMÜZE KÜLTÜREL ETKİLERİ ARAŞTIRILACAK
Çorum Belediyesi ile Hitit Üniversitesi arasında yürütülmekte olan “Çorum İçin Bir Projem Var” kapsamında 4. Dönem başvurularından projesi kabul edilen Hitit Üniversitesi Öğretim Üyeleri Hititolog Doç. Dr. Özlem Sir Gavaz ve Araştırma Görevlisi Altuğ Ortakçı “Etnoarkeolojik Bir Yaklaşımla Çorum Kültür Tarihinde Hatti-Hitit Etkisi” konulu araştırma projesi ile ilgili sunumu gerçekleştirdi.
Anadolu coğrafyasında yaşamış olan Hatti- Hitit medeniyetinin günümüzde yaşam tarzına ve inanışlara etkilerinin araştırılacağını belirten Hititolog Doç. Dr. Özlem Sir Gavaz, “Hitit Devleti’nin başkenti Hattuşa ve önemli yerleşim yerlerini bünyesinde barındıran Çorum ve yöresinde Hititlerden bu yana gözlenen kültürel yoğunluk/süreklilik ve çeşitlenme Çorum’u diğer şehirlerden daha özel kılmakta. Bunun en önemli sebeplerinin başında kuşkusuz Çorum’un tarih öncesi çağlardan günümüze kadar çok farklı uygarlık ve kültüre ev sahipliği yapmış olması gelmekte. İşte tam da buradan yola çıkarak; Hititçe Metinlerde özellikle dini bölümlerde kaydedilen birçok merasim, ritüel, majik ve mitolojik belgelerin incelenmesi ile, günümüz Çorum İli’ni kapsayan coğrafyada, özellikle pilot seçilen kırsal kesimde (Alaca İlçesi ve Boğazkale İlçesi’nde bulunan köyler ve beldeler) araştırmalara başladık” dedi.
Hititçe metinlerde geçen kültürel yaşama dair bilgilerin bugün özellikle bölgede yaşanan kültürel hayatla bir bağlantısının olması ihtimali üzerinde duran önemli bir araştırma projesi olduğunu belirten Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın da, “Çorum İçin Bir Projem Var” kapsamında kabul edilen projelerin hepsi önemli fakat bugün şehrimizin kültürel özelliklerinin araştırılmasını konu alan bir proje bizim için ayrı öneme sahip. Multidisipliner bir çalışmayla önemli bir eser ortaya çıkacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Proje süresinin 16 ayla sınırlı olduğunu ifade eden Aşgın, projenin toplam bütçesinin 11 bin TL olduğunu belirtti.  
LADİK’TE “ALİ BEY KONAĞI KÜLTÜREVİ MÜZESİ” HİZMETE AÇILDI
Ladik’te yapımı tamamlanan Ali Bey Konağı Kültürevi Müzesi törenle açıldı.
Kaymakam Harun Arslanargun, açılışta yaptığı konuşmada, 1889 yılında yapılan ve eski Ladik Kaymakamlığı Yazı İşleri Müdürü Firdevs Işık Yeten’e ait Ladik Yenicami Mahallesi Bülbül Hatun Sokak’ta bulunan evin başkaca mirasçısının kalmaması dolayısıyla Yeten tarafından Kaymakamlığa bağışlandığını belirtti.
Tarihi evin, Ladik Kaymakamlığınca Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) destekli proje kapsamında “Ali Bey Konağı Kültürevi Müzesi’ne” dönüştürüldüğünü anlattı.
Arslanargun, “Ladik ilçemizde bir ilk olan Kültürevi’nin oluşturulmasında, ilçemizin tanıtımına katkı sağlamak, kayak, kaplıca, göl, yayla, inanç turizmi yönünden önemli potansiyele sahip ilçemizin turizm çeşitliliğini desteklemek ve konak kültürünün gelecek nesillere aktarılması amaçlanmıştır.” dedi.
Açılışa, Ayvacık Kaymakamı Orhan Ayaz, Belediye Başkanı Nurhan Yapıcı Özel, OKA Genel Sekreteri Mevlüt Özen, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan ve Doç. Dr. İsmail Gelen, daire amirleri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.  
DOĞAL MİRASA DOĞAL DİNLENME TESİSİ
Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen Şahinkaya Kanyonu Dinlenme Tesisi projesi ile doğal güzelliğe ziyarete giden turistler, tamamıyla doğaya uyumlu dinlenme tesisinde konaklama fırsatı yakalayacak.
Büyükşehir Belediyesinin 2019 yılında Samsun’da devam eden 65 SASKİ, 70 büyükşehir olmak üzere toplam 135 projesi bulunuyor. Projelerin toplam bedeli 703 milyon 739 bin TL olurken, projelerin fiziki gerçekleşmesi ise yüzde 58 civarında oldu. Samsun Büyükşehir Belediyesinin ulaşım, altyapı, çevre, peyzaj, kültür, turizm, inşaat, eğitim ve spor gibi birçok alanda projeleri devam ediyor. Şahinkaya Kanyonu Dinlenme Tesisi projesi ile de Samsun’un doğal mirası olan Vezirköprü Şahinkaya Kanyonu’na gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin tamamen doğaya uygun tesislerde konaklaması ve dinlenmesi sağlanacak.
Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA)’nın açmış olduğu Turizmin Geliştirilmesine Yönelik Küçük Ölçekli Altyapı Yatırımları Mali Destek Programı kapsamında Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından sunulan proje, hibe almaya hak kazandı. Proje finansmanının yüzde 62’si OKA, yüzde 38’i Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanacak. Proje kapsamında kanyon gezisi öncesi ve sonrasında ziyaretçilerin yemek yeme, dinlenme gibi temel ihtiyaçlarını karşılayabileceği yaklaşık 300 m2 taban alanlı, 2 katlı, taş ve ahşap görünümlü, tamamıyla doğaya uyumlu, manzaraya hakim, otopark ve piknik alanlarıyla bütünleşen kafeterya binasının ihalesi 2017 yılında tamamlandı. İnşaat çalışmaları tamamlanan tesis, geçici kabul aşamasında.
Tekkeköy ilçesi Gelemen mevkisinde yaklaşık 11 bin m2’lik parselde 7 bin 500 m2 inşaat alanına sahip olacak Bilim ve Teknoloji Merkezinin zemin stabilizasyon işi 2016 yılında tamamlanmış olup ihalesi 2017 yılında gerçekleştirildi. Tabliye döküm çalışmaları devam eden projenin amacı; yeni yetişen nesle bilimi sevdirmek ve kolay öğrenmesi için fiziksel ve kimyasal deneylerin yapılacağı laboratuvar ortamları oluşturacak ve buranın daha verimli olmasını sağlayacak eğitimler yer alacak. Yapı içerisinde aynı zamanda eğitim seminerleri verilebilecek toplantı salonu, yurt içi ve yurt dışı sergilerin yapılacağı bir sergi alanı bulunacak.
AMASYA’DA “YASSIÇAL ÇUHA DOKUMASI” SERGİSİ
Amasya’da Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Anadolu Sigorta işbirliğinde hayata geçirilen “Bir Usta Bin Usta” sosyal sorumluluk projesi kapsamında “Yassıçal Çuha Dokuması” sergisi açıldı.
Saraydüzü kışla binasında düzenlenen sergide, eğitmenliğini Hatice Bünyat’ın yaptığı kursa katılan ve başarılı olan 22 kursiyere mezuniyet belgeleri verildi.
Sergide, kursiyerlerin kurs boyunca yassıçal çuha dokumasından yaptığı eserler sergilendi.
Amasya’nın Yassıçal köyüne özgü ve yaklaşık 2 asırlık tarihi olan çuha dokuması, ipleri kök boyalarla boyanıp tetce ve çıkrıkla mekiklere sarılarak, kendine özgü tezgahlarda dokunarak, kıyafet, çarşaf ve örtü yapımında kullanılıyor.
EVDE DİKİŞ DİKEREK BAŞLADI TERZİ DÜKKANI SAHİBİ OLDU
Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesinde mikrokrediden verilen bin lirayla ikinci el dikiş makinesi alarak iş hayatına atılan ev hanımı Zatiye Akman, bugün terzi dükkanının sahibi oldu.
Evli ve 2 çocuk annesi 42 yaşındaki Zatiye Akman, esnaf olan eşinin işlerinin bozulması üzerine aile bütçesine katkı sağlamak amacıyla evde dikiş dikmeye karar verdi.
Türkiye Grameen Mikrofinans Programı kapsamında Türkiye İsrafı Önleme Vakfından aldığı bin liralık krediyle 5 yıl önce kendine ikinci el bir dikiş makinesi satın alan Akman, evinde sipariş üzerine elbise dikmeye başladı.
Evde diktiği ürünler beğenilen ve taleplere yetişmekte zorluk çeken Akman, işini büyüterek kadın giyim üzerine hizmet veren bir “modaevi” açtı. İş yerinde iki kadına da istihdam sağlayan Akman, iş yerinde hem kadın hazır giyim ürünleri satıyor hem de kadınlardan özel siparişler alıyor. Akman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çalışmaya karar verdikten sonra küçük bir ilçede yaşadıkları için kendine uygun bir iş bulamadığını söyledi.
Bunun üzerine evinin bir odasını atölyeye çevirdiğini belirten Akman, “Evde gece 1-2’lere kadar çalıştım. Bir süre sonra evde talebe yetişemeyince dükkan açmaya karar verdim, tabii ki korkarak ama çok şükür başardım, hayallerimi gerçekleştirdiğim için mutluyum.” dedi.
Her kadının çalışması, üretmesi, ailesine destek olması gerektiğini düşündüğünü dile getiren Akman, kendi ayakları üzerinde durmasının önem taşıdığını vurguladı.
Yaptığı işten mutluluk duyduğunu anlatan Akman, şunları kaydetti: “Kadınlar istedikten sonra her işi başarabilir bence. Yeter ki istesinler, üstesinden gelemeyecekleri iş yok. Evde bu işe başlayıp buralara geldiysem, tabii ki zorluk çektim ama başardım. Yaşadığımız ilçe küçük, imkanları kısıtlı. Kadınlar için elbise diktirmek, elbise almak biraz zordu, almak için ilçe dışına gidiyorlardı. Şimdi kadınların isteklerine dükkanımızda cevap verebiliyoruz. Gümüşhacıköy’ün kadınlarına katkı verebiliyorsam ne mutlu bana.”
Amasya Mikrofinans Şubesi yöneticisi Selda Ergin de hayallerini gerçekleştirmeleri için kadınların yanında olduklarına işaret ederek, “Amacımız iş kurmak isteyip de sermaye bulamayan dar gelirli kadınlara destek sağlamak. Zatiye Hanım da çalışma azmiyle çevresi tarafından takdir edilen bir girişimcimiz. Kendisini çalışma azminden dolayı tebrik ediyoruz. Zatiye Hanım gibi hayallerinin peşinden koşan kadınlara destek vermekten mutluluk duyuyoruz.” ifadelerini kullandı
ALACA’DA LAVANTA HASADI BAŞLADI
Çorum Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı, Alaca İlçesinde lavanta üretimi yapılan Eskiyapar ve Kıcılı köylerinde lavanta ekimi ve hasadı yapılan alanlarda incelemelerde bulunarak üreticilerle değerlendirmelerde bulundu.
İl Müdürü Sarı; “2018 yılının başında iki köyümüzde ilk defa lavanta bahçesi kurularak denemesi yapıldı. Lavantalarımız bir yaşında olmasına rağmen ilk hasadı yapılıyor. Lavanta bitkimiz hem yaş çiçek hem de kurutulmuş olarak satılmaktadır. Ayrıca arıcılıkta da önemli bir yere sahiptir. İlaç sanayinde, parfümeri temizlik, kozmetik ve gıda sanayiinde kullanılmaktadır. Üreticiler dönümden 1000-1500 kilogram aralığında çiçek almaktadır. Bir dönümden yaklaşık olarak 1000-1200 TL aralığında gelir elde etmektedir.” dedi.
Orhan Sarı; “Hedeflerinin lavanta bitkisini Alaca İlçesiyle özdeşleştirmek olduğunu belirterek ekim geniş alanlara yayıp pazarlamayı da en iyi şekilde değerlendirirsek üreticimize yeni bir gelir kapısı elde ederiz” şeklinde konuştu.

TR83 BÖLGESİ REKABETÇİLİK VE DIŞ TİCARET ARAŞTIRMA MERKEZİ PROTOKOLÜ İMZALANIYOR
2019 yılı Mart ayı itibarıyla pilot çalışmalarına başlamış olan “TR83 Bölgesi Rekabetçilik ve Dış Ticaret Araştırma Merkezi” Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) Yönetim Kurulu Toplantısı öncesinde yapılacak protokol imza töreni ile resmi olarak faaliyetlerine başlayacak.
25 Temmuz Perşembe günü Amasya’da bir otelde gerçekleştirilecek toplantıda, OKA öncülüğünde ve koordinasyonunda Amasya, Çorum, Samsun, Tokat ve Bafra Ticaret ve Sanayi Odaları iş birliği ile kurulan Rekabetçilik ve Dış Ticaret Araştırma Merkezinin protokol imza törenine, OKA Yönetim Kurulu Başkanı ve Amasya Valisi Dr. Osman Varol ve paydaşlar katılım sağlayacak.
Dış Ticaret Araştırma Merkezi, iki nitelikli dış ticaret uzmanı ile hali hazırda pilot çalışmalarına başladı. Uzmanlardan biri OKA Samsun merkez hizmet binasında, diğeri Samsun Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde faaliyetlerini sürdürmekte. Amasya, Çorum ve Tokat Ticaret ve Sanayi Odaları ile OKA yatırım destek ofislerindeki uzmanlar da bilgilendirme ve yönlendirme yapmak suretiyle merkezin çalışmalarına destek vermekte. Çalışmalar, dünya genelindeki dış ticaret verileri ile sektörel bilgilere erişilebilen veri tabanları üzerinden yürütülmekte.
2023 Türkiye Dış Ticaret Stratejisi vizyonuyla, hayata geçen TR83 Bölgesi Rekabetçilik ve Dış Ticaret Araştırma Merkezi Projesi TR83 Bölgesi’nde yer alan KOBİ’lerin uluslararası pazarlardan pay alabilmeleri için rekabet güçlerinin artırılması ve dışa açılmalarının desteklenmesi konusunda önemli bir rol üstlenecek. Dış Ticaret Araştırma Merkezi ile bölgede bulunan işletmeleri sistemli şekilde dünyaya açacak ve ihracatlarını artıracak sürdürülebilir bir yapı kurulması, işletmelerin bu kapsamda ihtiyaç duyacağı uluslararası pazar araştırma yöntemleri, uluslararası ticari bilgi kaynakları, ticari istihbarat kanalları, rekabet istihbaratı, teknik ve operasyonel istihbarat kullanımı, istatistiksel verilerin yorumlanması, müşteri bulma teknikleri ve veri tabanları, rakip analizi gibi nitelikli bilgilerin kendilerine en hızlı yoldan sağlanması amaçlanmakta. Bu bilgilerin sağlanmasının yanında danışmanlık hizmetleri de verilecek olup işletmelerin ihracat aşamalarının her anında destek mekanizmasının sürekli hale getirilmesi hedeflenmekte.
Tamamen ücretsiz olarak hizmet verecek olan merkezin tam anlamıyla faaliyetlerine başlamasıyla birlikte bölgede dış ticaret alanındaki kurumlar arasında etkileşimin artırması, süreçlerin iyileştirilmesi ve hızlandırılmasına yönelik işbirliği ortamının oluşturulması mümkün olabilecek.
TOKAT ŞEFTALİSİNDE HASAT BAŞLADI
Tokat’ta kirazdan sonra en çok üretimi yapılan meyve olan şeftalide hasat dönemi başladı.
Tokat’ta şeftali hasadı il merkezine bağlı Akyamaç Köyünde düzenlenen törenle başladı. Çiftçi Emin Yılar’ın bahçesinde gerçekleşen programa Vali Dr. Ozan Balcı, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bünyamin Şahin, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dr. Ali Çelik, il protokolü, çiftçiler ve davetliler katıldı. 65 dönümlük şeftali bahçesinde yapılan hasat başlangıcında Vali Dr. Ozan Balcı, Tokat tarımının parlaması ve çiftçilerimizin kazanması için her zaman destek vereceğini kaydetti. Vali Balcı: Tarımın, çiftçinin dostuyuz, üretimin yanındayız. Tokat’ı Türk tarımının parlayan yıldızı yapacağız. Tarım adına bütün güçleri bileştireceğiz. Üniversite, devlet dairelerindeki birimler, çiftçilerimizle, bütün derdimiz Tokat’ı Türk tarımının parlayan yıldızı yapabilmek, çiftçimizi zenginleştirebilmek. Burası tarım memleketi. Bizim çiftçiyi, milletimizi zenginleştirecek bir numaralı işimiz tarım. Tokat’ta bugüne kadar güzel işler yapılmış. Bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Yılmadan, bezmeden, yılgınlık göstermeden, aşkla, şevkle çiftçiyi zenginleştireceğiz. Tarımın dostu olacağız. Tarıma her alanda tam destek vereceğiz. Çiftçinin derdiyle dertleneceğiz. Türkiye’nin en güzel renkli, en güzel kokulu şeftalisi Tokat’ta yetişiyor. En güzel kiraz, en güzel yaprak, en güzel ceviz de Tokat’ta yetişiyor. Yerel yönetimi, çiftçisi, idaresi, siyasetçi, üniversitesi, kurum ve kuruluşlarıyla beraber kalbimiz tarım için atıyor. Çiftçinin elinden tutmak istiyoruz, destek vermek istiyoruz. Hedefimiz Tokat’ı Türk tarımın parlayan yıldızı yapmak. Tokat çiftçisinin dostuyuz, yanındayız, yardımcısıyız” ifadelerini kullandı.
Bölge çiftçisi bu yıl ürün kalitesinin ve rekoltesinin son derece iyi olduğunu söyleyerek mutluluklarını dile getirdi.
TOKAT’TA ÇİFTÇİLERE BEÇ TAVUĞU DAĞITILDI
Tarım ve Orman Bakanlığı Tokat Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü tarafından Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının yoğun olarak görüldüğü yerleşim alanlarındaki vatandaşlara birer çift olmak üzere bahçelerinde beslemeleri ve tabiata salmamaları koşulu ile ücretsiz olarak beç tavuğu dağıtımı yapıldı.
KKKA Hastalığı ile mücadele kapsamında 2012 yılından itibaren il merkezi ve köylerine toplam 2 bin 600 adet beç tavuğu dağıtımı yapıldı.
Müdürlük tarafından merkez Karakaya köyü ile Almus ilçesi Çiftlik köyünde 200 beç tavuğu dağıtımı gerçekleştirildi.  
TOKAT’TA ÇİLEK HASADI
Tokat’ın Reşadiye ilçesinde çilek hasadı başladı.
Tarım Tokat Projesi kapsamında Tokat Valiliği ve Reşadiye Kaymakamlığının destekleri ile ilçeye bağlı Bostankolu ve Çamlıkaya köylerinde yetiştirilen çileklerin hasadı başladı. Bahçede ilk hasadı Reşadiye Kaymakamı Murat Mete yaptı. Vatandaşların gelip, bahçeden kendilerinin de toplayabileceği çileklerin kilosu 7 liradan satılıyor.
Bostankolu ve Çamlıkaya köylerinde kurulan toplamda 9 bin metrekare büyüklüğünde çilek bahçeleri için damlama sulama sistemleri malzemeleri ve toplamda 25 bin çilek fidesi 9 çiftçiye dağıtılmıştı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.