Site rengi

Tasarım

ALTIN 329,16
DOLAR 6,2102
EURO 6,8353
BIST 8,0114
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 13°C
Yağışlı

KADIN ELİ DEĞMEDEN EKONOMİK KALKINMA MÜMKÜN GÖRÜNMÜYOR

27.12.2019
A+
A-
KADIN ELİ DEĞMEDEN EKONOMİK KALKINMA MÜMKÜN GÖRÜNMÜYOR
Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, “tek kanatla uçmak” nasıl mümkün olmuyorsa, toplumun yarısını oluşturan kadınların hayatın her alanına aktif katılımı olmadan kalkınma ve rekabetçiliğin mümkün olmayacağını belirtti.
TÜRKONFED İş Dünyasında Kadın Komisyonu (İDK), üye kadın derneklerinden Samsun İş Kadınları Derneği (SAMİKAD) ev sahipliği ve Orta Karadeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (ORKASİFED) desteği ile yılın son toplantısı “Hayata İmza Atan Kadınlar” temasıyla Samsun’da gerçekleştirdi. Türkiye’nin son yıllarda istihdam ve işgücüne katılımda önemli mesafeler kat etse de Avrupa Birliği ve G20 ülkeleriyle kıyasladığında hala gidilecek çok yolduğunu belirten Turan, şöyle devam etti:
“Ülkemizde kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 34’ler seviyesinde seyrederken, AB ortalamasının yüzde 50’nin üzerinde olduğunu hatırlatmak isterim.
“İstihdam oranımız ise yüzde 28’ler düzeyinde seyrediyor.
“Son 10 yılda kadın istihdamını da yüzde 7 artıran ülkemizin, toplumun yarısını oluşturan kadınları, sadece pozitif ayrımcılık değil tam eşitlikle iş hayatına katması durumunda, büyüme ve kalkınmada önemli bir sıçrama yaratmak mümkün görünüyor.
“Bugün, dünyada işgücünün yüzde 40’ını kadınlar oluşturuyor.
“Dünyada kadın istihdamının yüzde 1 artması, GSMH’yi 80 milyar dolar artırıyor.
“2025 yılına kadar eğer tam olarak cinsiyet eşitliği sağlanabilirse, dünya ekonomisine 28 trilyon dolar ek katkı sağlamak mümkün.
“Ülkemizde kadınların ve erkeklerin ekonomiye eşit katılmaları halinde GSMH’mizin yüzde 30 daha fazla olacağı açık ve nettir.
“Kadın elinin ve emeğinin değmediği ülkelerde ekonomik kayıplar da yüzde 30’lara kadar çıkıyor.”
ORKASİFED Başkanı Bahri Uğurlu, Samsun’un sahip olduğu deniz, kara, hava ve demiryolu ulaşım imkanlarıyla ticari ve ekonomik açıdan büyük bir potansiyel ve öneme sahip olduğunu belirtti ve şöyle devam etti: “Samsun ulaşım imkanlarının yanında hizmetler sektöründe gelişmiş bir altyapıya sahip. Kent, bu altyapısı ile adeta lojistik olarak bir üs konumunda. “Bu potansiyel ve gelişme kapasitesi Samsun’u bölgesel ve bölge üstü ölçekte önemli bir merkez haline getirmektedir. “Ankara-Kırıkkale-Samsun Hızlı Tren Projesi’nin hayata geçirilmesini sabırsızlıkla bekliyoruz. “Samsun Lojistik Merkezi Projesi de kent ekonomisi için önümüzdeki yıllarda ciddi bir değer oluşturacaktır. “Bununla birlikte hali hazırda kurulmuş ve kurulacak 7 adet organize sanayi bölgesiyle şehrimiz Karadeniz Bölgesi’nin adeta sanayi başkenti konumundadır. Sağlık da Samsun’ da önde gelen sektörlerden biridir. Bunun içerisinde tıbbi cihaz üretimi önemli arz etmektedir.”
SAMİKAD Başkanı Münevver Uğurlu, İŞKUR verilerine göre iş başvuruların yarısından fazlasını erkeklerin yaptığını söyledi ve şöyle devam etti: “Bu başvuruları mesleklere dağıttığımızda kadınların daha nitelikli özellikle hizmet sektörü ağırlıklı tercihleri olduğu görülmektedir. “Kentte kayıtlı işsiz sayısında kadınlar 25 bindeyken erkeklerde bu rakam 21 binlerdedir. Özellikle son iki yılda kadınların iş hayatına daha fazla katılma istekleri Samsun ekonomisinde de önümüzdeki dönemde önemli bir farklılık yaratacaktır. “Samsun’un elindeki kadın gücü daha nitelikli ve dijitalleşme gibi katma değeri yüksek sektörlere yönlendirilmelidir.”
EKONOMİYE KADIN ELİ DEĞDİ
Samsun Valiliği İl Kadın Hakları Koordinasyon Kurulu tarafından Kadının El Emeği Çarşı 1919 Sergisi Samsun Büyükşehir Belediyesi Şehit Astsubay Ömer Halisdemir Toplantı Salonunda açıldı. Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Samsun Valiliği desteğiyle açılan çarşıda çintemani, filografi, tezhip, ahşap boyama makrome, kağıt rölyef tablo, göz nuru kanaviçeler ve çeşitli el sanatları çalışmaları yer alıyor. Vatandaşlar, 2 gündür açık olan çarşıya yoğun ilgi gösteriyor.
Çarşı hakkında bilgi veren Samsun Valiliği Yerel Eşitlik Birimi Sorumlusu Hicran Karadoğan Kınık, “Çarşımızın amacı kadın el emeğinin görünür hale getirilmesi ve kadın girişimciliğine destek verilmesidir. 3 günlük çarşımız Pazar akşamına kadar açık olacak. Bu çarşıda 120 kadının el emeği ürünleri vatandaşların beğenisine sunuluyor. Ekolojik oyuncaktan robotik kodlamaya kadar farklı alanlarda çalışan kadınların desteklenmesi temel amacımız. Markalaşma yolunda ilerleyen kadınların var olduğunu göstermek ve Samsun’da kadın el emeği pazarının oluşturulması için kamuoyu oluşturmak istiyoruz. Çarşımız vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gördü. Samsun’da kadınlar üretim noktasında oldukça iyi noktaya geldiler. Bu organizasyonda Samsun İl Kadın Hakları Koordinasyon Kurulu görev aldı. Kurulumuz 2011 yılından beri Samsun’da kadınların ve kız çocuklarının yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik çalışmalar yapıyor. Geçen yıl da düzenlenen Amazon çarşısının çok ilgi görmesi 100. yıl kapsamında Çarşı 1919 olması yönünde görüş birliğine vardık. 2019 yılında Samsun’da Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 100. yılı kutlanacak. Bu çarşı da 100. yıl kutlamaları kapsamında ilk faaliyetlerden birisi olması özelliğini de taşıyor” dedi.
BU PROJE İLE YÜKÜMLÜLER EĞİTİME KATKI VERECEK
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı Koruma Kurulu Başkanlığınca hazırlanan “Emeğimiz Eğitim İçin” adlı proje ile denetimli serbestlikten yararlanan yükümlüler meslek sahibi olurken bakıma ihtiyacı olan köy okullarının da yüzü gülecek.
Proje kapsamında, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörlük binasında, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı ile OMÜ Rektörlüğü, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Kavak ve Asarcık belediyeleri, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İŞKUR İl Müdürlüğü, Ticaret ve Sanayi Odası ile BETEK Boya ve Kimya Sanayi temsilcileri arasında protokol imzalandı.
Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Yavuz, protokol imza töreninde yaptığı konuşmada, amaçlarının, cezalarının infazını kamu yararına ücretsiz çalışma yaptırımı uygulanmak sureti ile yerine getiren 15 yükümlünün rehabilite edilerek meslek edinmelerini sağlamak olduğunu vurguladı. Yavuz, yükümlülerin alacakları boyacılık eğitimi sonunda cezalarının bir bölümünü kamu yarına çalışarak yerine getireceklerini söyledi. Proje kapsamında ilk etapta Kavak ilçesinde 2, Asarcık ilçesinde de 11 okulun tadilatlarının yapılacağını anlatan Yavuz, şunları dile getirdi: “Bunun devamında diğer tespit edilen okullar da projeye dahil edilecek. Projede sadece boya, badana işleri değil, görsel algılama, ergonomi değerlendirme ve sağlıklı yaşam gibi eğitimler de amaçlıyoruz. Üniversitemizden görevlendirilen öğrenci kulüpleri aracılığıyla bu eğitimlerin verilmesi sağlanacak.”
OMÜ Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç de projenin başarıyla yürütüldüğünü ifade ederek, “Bu projenin iki türlü faydası olduğunu görüyoruz. Bu haktan yararlanan vatandaşlar yaptıkları işlerle bir meşguliyet edinmiş oluyorlar. Diğeri de kamu yararına bir işin gerçekleşiyor olması. Böyle iki güzel amacın bir araya gelmesiyle bir hizmet ortaya çıkıyor. Bu projenin içinde olmaktan mutluyuz.” dedi.
Proje kapsamında 568 saat kurs görecek denetimli serbestlikten yararlanan yükümlüler öğrendikleri bilgileri İl Milli Eğitim Müdürlüğünce belirlenen ve bakıma ihtiyaç duyan köy okullarının boya ile tadilat işlemleri yerine getirerek uygulayacak.
OMÜ öğrenci kulüplerince de okulların çevre düzenlemeleri yapılarak, okul bünyelerinde kütüphaneler oluşturulacak, İŞKUR da projede yer alacak yükümlülere cep harçlığı sağlayacak. Proje ile köy okullarının her alanda yenilenerek eğitime büyük katkı sağlanması, projeye katılan denetimli serbestlik yükümlülerinin ise rehabilite edilerek meslek sahibi olmaları hedefleniyor.
TOKAT’IN 500 YILLIK TARİHİNE IŞIK TUTULACAK
Tokat Belediyesi tarafından yaptırılan şehir müzesinde kentin 500 yıllık tarihine ışık tutulacak.
Sulu Sokak’ta yaptırılan, kentle ilgili pek çok eserin görülebileceği 3 katlı müzenin bodrum katında Tokat kebabı ocağı, geçmişten bu güne yapılan mesleklerle ilgili figürler bulunacak. Ayrıca geçmişte insanların uğraştığı el sanatlarıyla ilgili canlandırma da yapılacak. Giriş katında fuaye salonu bulunacak müzenin birinci katında ise Tokat’ın tarihinde yer etmiş önemli kişilerin bal mumu heykeli, günlük yaşamda kullanılan giysi ve eşyalar ile geçmişi 500 yıla kadar giden tarihi eserlerin benzerleri görülebilecek.
Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Tokat’ın 900 adımda 900 yıllık tarihin gezilebildiği bir yer olduğunu söyledi. Tokat’a şehir müzesi kazandırmak için çalışmalarının sürdüğünü belirten Eroğlu, üç katlı müzenin 4 bin metrekare kapalı alana sahip olacağını aktardı.
Şehir müzesini oluşturmak için yaklaşık bir yıldır çalışma yürüttüklerini dile getiren Eroğlu, “Çalışmalarımız son aşamasına geldi. Müzemizin bodrum katında Osmanlı çarşısı oluşturduk. Çarşıda bakırcılık, demircilik, yazmacılık gibi 14 iş kolu anlatılacak. Bu mesleklerin canlandırıldığı bir çarşı oluşturduk. Müzemizde Tokat’ın 100 yıllık fotoğrafları da yer alacak.” ifadesini kullandı.
Müzede birçok eser sergileneceğine işaret eden Eroğlu, şunları kaydetti: “Müzede 200 yıllık bir kumaş var. Tarihi 100 yıldan fazla olan yorgan ve yastık bulunuyor. İlçelerimize ait tarihi eserleri de sergileyeceğiz. Bu bölgede böyle bir müze yok. Müzeyi Tokat’ımıza kazandırmış olacağız. Şehir müzemiz hem Tokat hem de Türkiye turizmine önemli hizmetler verecek. Evlatlarımız buraya gelerek geçmişi görerek medeniyetin nasıl inşa edildiğini çok daha iyi fark edeceklerdir diye düşünüyorum.”
Eroğlu, müzede çocukları da düşündüklerine dikkati çekerek, “Çocuklar, yazma atölyemizde yapımını uygulamalı olarak öğrenebilecek. Çömlekçilik atölyesinde de çömlek yapmanın hazzına varacaklar.” dedi.
MERZİFON DOKUMACILIĞI GELECEĞE AKTARILACAK
Amasya’nın Merzifon ilçesinde unutulmaya yüz tutmuş dokumacılığı öğrenen kadınlar, el sanatını gelecek kuşaklara aktarmaya çalışıyor.
Geçmişte binlerce insanın geçim kaynağı olan, genç kızların çeyiz sandıklarını süsleyen Merzifon dokuması, günümüzde unutulmaya yüz tuttu.
Merzifon Halk Eğitim Merkezince açılan dokumacılık kurslarında Merzifon dokumacılığını öğrenen kadınlar, bu sanatı yaşatmak için mücadele veriyor.
Tasarım ve modelleri güncelleyerek Merzifon dokumasının zamana direnmesini sağlayan Halk Eğitim Merkezi öncülüğündeki kadınlar, kent kültürünü yansıtan dokumacılığı gelecek kuşakların devam ettirmesini arzuluyor.
Halk Eğitim Merkezinde açılan kursa katılan yaşları 30 ile 70 arasındaki 15 kadın, gelinlik ve kına kıyafetlerinin yanı sıra ev dekorasyonuna yönelik yaptıkları Merzifon dokuması ürünleri yerli ve yabancı turistlerin beğenisine sunarak kent turizmine katkı sağlamaya çalışıyor.
Merzifon Halk Eğitim Merkezi Müdürü Cevdet Koç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilçede unutulmaya yüz tutmuş Merzifon dokumasını yeniden canlandırmak hedefiyle yola çıktıklarını söyledi. Açtıkları kursa katılan kursiyerlerin asırlık geleneği yaşatmanın mücadelesini verdiğini dile getiren Koç, “Yaptığım araştırmalara göre Merzifon dokumasını farklı kılan, bağlarıyla ünlü çarşaflar ve peştamallardır. Burada 10 dokuma tezgahımız var. Masa örtüsü, kravat, örtü, çantalar yapılıyor, gelinlikler, elbiseler dikiyoruz. İşlemelerini hep bu dokumayla yapıyoruz.” dedi. Yaptıkları ürünlerin tanıtımı amacıyla defile de düzenlediklerini belirten Koç, kursiyerlerin hazırladığı ürünlerin hepsinde “Merzifon dokuması” etiketi bulunduğunu aktardı.
Merzifon dokuması ustası 65 yaşındaki Memduh Dülger de dokumacılığın dışında anlatacak başka bir hikayesi bulunmadığını, çocuk yaşta geçtiği tezgahın başında bir ömür geçirdiğini anlattı. Merzifon dokumasının geçmişte ilçe halkının geçim kaynağı olduğunun altını çizen Dülger, şunları kaydetti: “Ailemin Merzifon’da 300 yıllık geçmişi var. Dedelerim de bu sanatı yapıyordu. Bugün bu işi benden başka bilen yok. Son demlerini yaşıyoruz. 1900 yılından önce Merzifon’da 4 bin 500 dokuma tezgahı varmış. Teknolojiye ayak uyduramadığımız için cazibesini biraz kaybetti. İlçemizde dokumacılık 1960’a kadar yoğun olarak devam etti. Sonra sönmeye başladı. Eskiden her evde bir tezgah vardı. Kadınlar geçimlerini bu sanattan sağlıyordu.”
Kursiyerlerden Vildan Akyök de asırlık geleneği gelecek kuşaklara aktarmanın mutluluğunu yaşadıklarını vurgulayarak, “El sanatlarını, kültürümüzü öğrenmeyi herkese tavsiye ediyorum. Adeta burada tezgahla birlikte yaşıyorum.” diye konuştu.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.