Site rengi

Tasarım

ALTIN 329,16
DOLAR 6,2102
EURO 6,8353
BIST 8,0114
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 13°C
Yağışlı

MESLEKİ EĞİTİM VE HALK EĞİTİM’DEN ORTAK PROJE

27.12.2019
A+
A-
MESLEKİ EĞİTİM VE HALK EĞİTİM’DEN ORTAK PROJE
Samsun’da Mesleki Eğitim Merkezi ile Halk Eğitim Merkezi’nin usta öğretici ve öğrencileri, Büyükşehir Belediyesi Huzurevi’nde kalan yaşlılara yönelik bayram öncesi “bakım” etkinliği düzenledi.
Samsun Mesleki Eğitim Merkezi ile Halk Eğitim Merkezi müdürlükleri, bayram öncesi öğrencilerin ardından huzurevinde kalan yaşlıları da sevindirdi. Her 2 merkezin usta öğreticileri ve öğrencileri, Samsun Büyükşehir Belediyesi Huzurevi’nde kalan yaşlılara yönelik bakım etkinliği düzenledi.
İlkadım İlçe Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Akmeşe, Samsun Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü Mustafa Şahin, Halk Eğitim Merkezi Müdürü Murat Yalçınkaya’nın da katıldığı etkinlikte usta öğreticiler Malik Güleçyüz ve Bülent Battal önderliğindeki öğrenciler, Huzurevi’nde kalan yaşlıların bayram tıraşlarını yaptı. Öğrenciler tarafından saçları kesilen, sakal tıraşları yapılan yaşlılar adına teşekkür konuşması yapan Huzurevi Müdürü Bayram Yücel, “Her 2 kurumumuz gerçekleştirdikleri bu tür faaliyetlerle sosyal ve toplumsal alanlarda önemlerini bir kez daha ortaya koydular” dedi.
Etkinliğe katılan ilkadım İlçe Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Akmeşe de, “Bugün burada yaşlılarımızla birlikte olmak hepimiz için mutluluk verici. Büyüklerimizin ellerinden öpüyor, Ramazan bayramlarını kutluyorum. Mesleki Eğitim ve Halk Eğitim öğrencilerimizin ve usta öğreticilerimizin bayram öncesi gösterdikleri bu duyarlılık örnek olacak nitelikte. Kendilerine teşekkür ediyorum” diye konuştu.
MİLLİ MÜCADELENİN 100. YILINA ÖZEL OPERAYA İLGİ
Samsun Devlet Opera ve Balesi’nde, 19 Mayıs’ın 100’üncü yıl dönümü etkinlikleri kapsamında sahnelenen ‘Yeniden Doğuş’ operası, beğeniyle izlendi.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün silah arkadaşlarıyla birlikte Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak üzere 19 Mayıs 1919’da Samsun’a gelişinin 100’üncü yıl dönümü nedeniyle düzenlenen etkinlikler sürüyor. Etkinlikler kapsamında, Kurtuluş Savaşı yıllarının canlandırıldığı ‘Yeniden Doğuş’ operası, dün akşam Samsun Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü tarafından sahnelendi. Proje ve sanat yönetmenliğini Murat Karahan, orkestra şefliğini Serdar Yalçın, rejisörlüğünü Şahan Gürkan ve koreografi düzenlemesini Görkem Cengiz’in üstlendiği opera, izleyiciler tarafından beğeni topladı. Samsun Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü, sahneledikleri operayla etkinlik yılını tamamladı.
Balkan Savaşı sonrası Rumeli’den İstanbul’a göç etmek zorunda bırakılan halkın hikayesini ele alan eserde, 1’inci Dünya Savaşı yılları, Çanakkale Savaşı, işgal yıllarındaki İstanbul, Bandırma Vapuru ile Samsun yolculuğu, Amasya, Erzurum ve Sivas kongreleri, Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı ve cumhuriyetin ilan edilme süreci, aryalar, düetler, koro parçaları ve danslarla anlatılıyor. Türk opera tarihinde bir ilk olan ve belgesel niteliği de taşıyan eserde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk de ilk kez opera sahnesinde canlandırılıyor.
SAMSUN ASIRLIK TREN İSTASYONU, KENT MÜZESİ OLDU
Samsun’un Tekkeköy ilçesinde, 1920 yılında yapılan tren istasyonu restorasyonunun ardından kent müzesine dönüştürüldü. Karadeniz’de günlük yaşamda kullanılan araç ve gereçlerin yer aldığı müzede, inşa edildiği yıllarda Fransa’dan getirilen çatısındaki kiremitlerde sergileniyor.
Tekkeköy Belediyesi, Devlet Demir Yolları’ndan kiraladığı tarihi tren istasyonunu restore ederek kent müzesine dönüştürmek için geçen yıl çalışma başlattı. 1920’li yıllarda yapılan tren garının restorasyonu için yapılan çalışmalar sırasında çatıda eski kiremitler değiştirilmek istendi. Kiremitlerin üzerinde Fransızca ibareler fark edilmesi üzerine yapılan araştırmalarda ‘Guichard Carvin’ markalı kiremitlerin o dönem Marsilya’da bir fabrikada üretildiği belirlendi. Yaklaşık 300 kiremit, restorasyonu tamamlanan müzeye konuldu. Müzede, Tekkeköy ilçesinin tarihi, kültürü ve vatandaşların günlük yaşamlarında kullandıkları araç ve gereçler ile fotoğraflar yerleştirilerildi. Kent Müzesi 2 ay önce ziyarete açıldı.
Tarihi dokusuna zarar verilmeden aslına uygun şekilde restore edilen tren istasyonunun, kent müzesi olarak çok ilgi gördüğünü söyleyen Tekkeköy Belediye Başkanı Hasan Togar, ‘İçerisinde bulunduğumuz mekanlar harabeye dönmüş, yangınlar geçirmiş ve kalan döküntü haliyle geceleri gençlerimizin kötü alışkanlıklarının merkezi olmuş bir hale gelmişti. Biz istedik ki ilçemizin geçmişi ve burada yaşayan her etnik yapıdaki insanın geçmişinin yansıtıldığı bir Kent Müze’si olsun. Biz burada ki alanın insanların aileleriyle birlikte gelip güzel vakit geçirebileceği bir alan olmasını istedik dedi.
Restorasyon çalışmaları yapılırken 120 yıllık Fransız kiremitleri tespit ettiklerini dile getiren Togar, ‘Bu alan içerisinde 120 yıllık olduğu belirlenen Fransız kiremitleri dediğimiz kiremitlere de rastladık. Bu kiremitleri çok sağlam bir şekilde çıkartıp yine bu alanda sergilemeye başladık. Bu şekilde 120 yıllık tarihi parçaları da burada sergilemeye çalışıyoruz. Ayrıca bu alanın içerisinde bulunan demir yolunu da bisiklet yolu yaparak kullanıma açmayı planlıyoruzö diye konuştu.
CERRAHİ ALETLER MÜZESİ’NDE SONA GELİNDİ
Samsun Medikal Kümelenmesi (MEDİKÜM) Başkan Yardımcısı Ahmet Alp Doğru, Cerrahi Aletler Müzesi’nde sona gelindiğini, MEDİKÜM olarak binanın devrini beklediklerini bildirdi.
Doğru, Samsun’da bir otelde düzenlenen iftarda, MEDİKÜM’ün kuruluşu hakkında bilgi verdi.
Kümelenmenin aynı iş koluna ait firmaların, kamu kurum ve kuruluşları ve aynı zamanda tedarikçileriyle bir arada olduğu bir rekabet modeli olduğuna işaret eden Doğru, “Samsun Medikal Kümelenmesi 2011 yılında 35 üretici firma tarafından kuruldu. Böylelikle bu zamana kadar hem sektöre hem ülkemize hem de Samsun’umuza ciddi katkılar sağlamış olduk.” ifadesini kullandı.
Samsun’da tüm cerrahi aletler firmalarının ve kamu kurumlarının içinde olduğu Mediclust AŞ kurulması planlaması olduğunu hatırlatan Doğru, şöyle konuştu;
“Samsun Büyükşehir Belediyesi şirketin en büyük ortağıydı. Belediyemiz bu konuda bizlerden daha iktisadi bir karar vermemizi istedi ve Samsun Medikal Kümelenmesi bu şirketi bir iktisadi işletmeye çevirdi. Böylelikle, Mediclust AŞ, ‘Mediclust İktisadi İşletmesi’ olarak artık devam edecek. Bunun yanı sıra sona gelinmiş bir Cerrahi Aletler Müzesi inşaatımız var. Müzenin inşaatı bitmiş durumda, Samsun Medikal Kümelenmesi olarak binanın devir alma işlemleri konusunda Vali Osman Kaymak’ın olurlarını beklemekteyiz. Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) desteğiyle iç tefrişatı proje işi finanse edilerek verilmiş olup, proje beklenmektedir.”
Tıbbi Cihaz Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lise sayesinde sektöre nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye devam ettiklerini vurgulayan Doğru, “Bafra Medikal İhtisas Organize Sanayi Bölgemizin tamamlanmasıyla sektöre ve bölge ekonomisine büyük katkılar sağlanmaya devam edeceğiz. Dolayısıyla kümelenmemiz herhangi bir etki ve daralma politikası yaşamadan son hızıyla çalışmalarına devam ediyor.” diye konuştu.
LEYLEK KÖYÜ’NÜN YENİ MİSAFİRLERİ UÇUŞA HAZIRLANIYOR
Samsun’da UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti’nde bulunan 20 dönümlük ormanlık bölge, 900 leylek yuvasına ev sahipliği yapıyor. Havaların ısınmasıyla birlikte bölgeye göç eden leyleklerin yavruları büyümeye başladı ve uçuş eğitimlerine 4 hafta kaldı.
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti’nde bulunan 20 dönümlük ormanlık bölge, 900 leylek yuvasına ev sahipliği yapıyor. Havaların ısınmasıyla birlikte leylekler geçen sene konakladıkları yuvalarını bulduktan sonra onarıp, eş tutmuştu. Eş tutan leyleklerin yavruları 4 haftalık oldu ve annelerinin yanında geçimlerini sürdürüyorlar. Leylekler, 1 Eylül’den itibaren deltadan ayrılarak Güney Afrika’ya göç edecekler. Türkiye, leylek popülasyonunda dünyada 2. sırada yer alırken, Samsun ise Türkiye’de birinci sırada yer alıyor.
Bafra’nın Doğan Mahallesi’nde ‘Leylek Köyü’ diye adlandırılan yuvalara nisan ayında gelip üreyen leylekler, ağustostan sonra göç ediyor. Bölgeye turistler ve kuş gözlemcileri de yoğun ilgi gösteriyor. Bölgede leyleklerin rahatlıkla gözlemlenmesi için bir gözlem kulesi de bulunuyor. Konulan tabelalarla leylekler hakkında bilgi verilirken, kuşların doğal ortamlarında rahatsız edilmemesi yönünde uyarılarda bulunuluyor. 4 hafta önce yumurtalarından çıkan yavrular 4 haftalık bakımın ardından ilk uçuş deneyimlerini yaşayacaklar. Bölge, leyleklerin hareketli olduğu zamanlarda ziyaretçiler tarafından da oldukça rağbet görüyor.
356 kuş türünün yaşadığı, 56 bin hektarlık Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti’nin korunması için bölge geçen günlerde ayında araç girişine kapatıldı. Ziyaretçiler, yürüme, bisiklet ya da belediyeye ait resmi araçlarla alanı gezip, hayvanları gözlemleyebiliyor. 5 bin 174 hektarlık kısmı Yaban Hayatı Geliştirme Alanı olan ve Uluslararası Ramsar Sözleşmesi kapsamında koruma altında bulunan deltada irili ufaklı 20 göl ile büyük bataklık ve sazlık alanlar yer alıyor. Avrupa Kuş Alanları Envanteri’ndeki en önemli 4 kriterden 3’üne sahip olan kuş cennetinde, dünyada nesli tehlike altında olan 24 kuş türünün 15’i görülüp, kayıt altına alındı.
YEŞİLLİKLER İÇİNDEKİ KABACEVİZ ŞELALELERİ GÖRSEL ŞÖLEN SUNUYOR
Samsun’un Çarşamba ilçesine bağlı Kabaceviz köyü yakınlarında köyle aynı adı taşıyan şelaleler, yeşillikler arasında doyumsuz manzara sergiliyor.
Üç kademeden oluşan şelale, ilçe merkezine 30 kilometre mesafede bulunuyor. Her kademesinde farklı büyüklükte şelale yer alan ve yolunun bir kısmı stabilize olan Kabaceviz Şelaleleri’nin özellikle ikinci etabını görebilmek için zorlu yolculuğu göze almak gerekiyor. Şelalelerin ziyaretçileri, çektikleri zahmetin sonucunda görsel şölenle karşılaşıyor. Kabaceviz Şelaleleri’nin ikinci kademesindeki şelalede yaklaşık 60 metreden dökülen sular, seyrine doyumsuz manzaralar oluşturuyor. Şelalelerin çevresindeki orman ve bitki örtüsü, yeşilin farklı tonlarına bürünerek ziyaretçilerine “saklı cennet” hissi uyandırıyor. Doğa yürüyüşü, dağcılık ve foto safari gibi pek çok imkan da sunan Kabaceviz Şelaleleri’ne doğaseverler oldukça ilgi gösteriyor. Öte yandan, yaz aylarında şelalelerdeki suyun oldukça azaldığı gözleniyor.
781 Yıllık Kervansaray Tarihe Meydan Okuyor
Tokat’ta Anadolu Selçuklu dönemine ait 781 yıllık Mahperi Hatun Kervansarayı zamana meydan okuyor.
Pazar ilçesi girişinde bulunan ve Anadolu Selçuklu Devleti zamanında Keykubad’ın zevcesi ve 2’inci Gıyaseddin Keyhüsrev’in validesi Mahperi Hatun tarafından yaptırılan Mahperi Hatun Kervansarayı günümüzde de işlevini koruyor. Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan han yazlık ve kışlık olmak üzere 2 kısımdan oluşuyor. En son 1999 yılında Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nce restore edilen han, ilçeyi ziyarete gelen vatandaşların dinlenmesi amacıyla kafe olarak hizmet veriyor. Kervansarayın ipek yolu üzerinde bulunduğunu söyleyen Pazar Belediye Başkanı Erdoğan Yılmaz, “Han 1238 yıllarında yapılmış. Pazar ilçemizde bulunan tarihi eserlerden bir tanesi. Zile, Pazar, Pazar’dan sonra Tokat, Tokat’tan sonra Sivas’a bağlayan İpek yolu üzerinde bulunan bir han. Tarihte bu yol üzerinden gelip geçen insanlar burada kalmışlar. Hayvanları ile birlikte yolculuk yaparken sığınacak bir liman, ticaret merkezinin yol üzerindeki konağı haline gelmiş. Şu anda da ilçemizi gezmeye gelen vatandaşların istirahat ettikleri, çaylarını içtikleri bir yer” dedi. Başkan Yılmaz, hanın farklı bölmelerden oluştuğunu belirterek, “Hanın sağında insanlarının konakladığı, solunda ise hayvanların konakladığı içeride ise yine insanların konakladığı alan var. Yine burada bir mutfağı var, bir zindanı var. Yolda tutukluların da bulunacağı düşünülerek yapılmış. Ayrıca burası aynı zamanda karakol görevi de yapmış. Burası bir uç beyliği karakolu olarak da kullanılmış” diye konuştu.
568 YILLIK TARİFLE YAPILAN BAYRAM ŞERBETİ: GÜLİZAR
Amasya’nın Merzifon ilçesinde aktarlık yapan Adnan Yıldırım, ünlü tıp alimi Sabuncuoğlu Şerefeddin’e ait “Akarabiddin” kitabında tarifi yer alan ve geçmişi 568 yıl öncesine dayanan Gülizar isimli Bayramlarda yapılan şerbeti, tarife uygun olarak yeniden hazırlayarak müşterilerine sunuyor.
Gülizar özellikle bayramlarda bağırsak ile ilgili problem yaşanmaması için bayramda gelen misafirlere ikram edilen, sindirimi rahatlatan, serinlik veren aynı zamanda 568 yıllık tarife sahip olan özel bir şerbet türü. Gülizar, temelde tarçın, hallıcan kökü, zencefil kökü, muskat, karanfil, darulfülfül, ralent kökü, kızamık şekeri, ham Polat şekeri gibi 9-10 çeşit baharat ve saf gülsuyundan yapılıyor.
5 Nesildir ailesinin aktarlık yaptığını belirten Yıldırım: “Selçuklu’dan ve Osmanlı’dan kalan mirasla halk hekimliği yapmaya çalışıyoruz. Ailemden bana gelen büyük bir bilgi mirası var. Bunun da üniversite ve mastır projesiyle taçlandırdım diyebilirim. Yaklaşık 7 tane şifa dağıtan, Osmanlı’dan kalan 6 asra dayanan tarifleri bulunan şerbetleri tarifleriyle beraber bulduk. Ölçülerini ayarlamaya çalıştık. Yaklaşık 1 yıllık bir Ar-Ge çalışmasından sonra da şehir dışından gelen misafirlerimize, yurt dışından gelen misafirlerimize, dükkanımıza uğrayan insanlara ikram ediyoruz. Farklı bir şey yaratma peşindeyiz diyebilirim çünkü özellikle hazır gıda sektörünün oluşturmuş olduğu aromalı, glikoz içeren içeceklerin dışına çıkmak isteğimiz Ramazan’da, Bayramda. Bugün hazırladığımız şerbetin ismi Gülizar. Özellikle Osmanlı döneminde bayramlık selamlama yapılacağı zaman saray ahalisi tarafından sarayın mutfağında üretilip, halka ikram edilen serinleten, şifa veren, bağırsak problemlerini gideren şerbet olarak biliniyor. Tarifi takribi 6 asır diyoruz ama net olarak 568 yıllık diyebiliriz. Gülizar şerbetinin temel olarak bize sağladığı fayda Ramazandan sonra uzun süreli oruçlara alışmış sindirim sistemimizin dengeye oturması, ph’ın dengelenmesi. Ramazanda özellikle son günü Kadir gecesinden sonra ikramlar başlarmış Gülizar’la alakalı. Ramazan Bayramının 3. Gününe kadar da ikramlar devam edermiş. Halk da bu şerbeti belli bir noktadan sonra unutmuş, amacımız tekrar bu şerbeti canlandırıp, insanların hayatına sokmak” diye konuştu.
Soğuk ve sıcak da tüketilebilen şerbeti yaptıktan sonra şişelere dolduran Aktar Yıldırım, müşterilerine ikram ediyor.
TOKAT’TA DOMATES FİDESİ EKİMİ BAŞLADI
Türkiye’nin domates ihtiyacının yüzde 5’lik kısmını karşılayan Tokat’ta fide ekimi başladı. İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Orhan Şahin, 2018 yılında 375 bin ton domates üretimi yapılan kentte bu yıl üretimin daha da artmasını beklediklerini söyledi.
Türkiye toplam üretiminin yüzde 5’ini gerçekleştiren Tokat’ta domates fidesi dikimi başladı. 2018 yılında toplam 375 bin ton domates üretimi yapılırken, bunların 350 bin tonu Türkiye’nin 39 iline gönderildi. Bu yıl yapılacak ekimlerle birlikte domates üretiminin geçen yılın üzerine çıkması hedefleniyor. Tokat Tarım ve Orman Müdürü Orhan Şahin, “İlimizde 14 bin 450 hektarda sebze üretimi yapılmakta. Bunun 5 bin 120 hektarında domates üretimi yapılıyor. Toplamda yüzde 35 sebze üretimi gerçekleştiriliyor. İlimizde gerçekten domates üretimi çiftçimizin çok önemli gelir kaynağı durumunda. İlimizde toplam 13 bin çiftçi ailemiz domates yetiştiriciliği yapıyor. 2018 yılında 375 bin ton domates üretimi yapılmış. Bunun 25 bin tonu sanayilik, 350 bin tonu ise sofralıktır. İlimizde üretilen domatesler Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu’daki 39 ile gönderiliyor. Ayrıca çevremizdeki yakın iller de buradan domates temin ediyor. İlimiz ekonomisi ve bütçesi açısından domates çok önemli. 2019 yılında yapılan ekimlerle sanayilik ve sofralık domatesin miktarının artacağı kanaatindeyiz” dedi.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.