ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 21°C
Gök Gürültülü

SAMSUN’DA ‘SIFIR ATIK GELECEĞE DEĞER KATTIK’ SEMİNERİ DÜZENLENDİ

27.12.2019
A+
A-
SAMSUN’DA ‘SIFIR ATIK GELECEĞE DEĞER KATTIK’ SEMİNERİ DÜZENLENDİ

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca hayata geçirilen ‘Sıfır Atık Geleceğe Değer Kattık Projesi’nin 12’nci semineri Samsun’da gerçekleştirildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Banu Behram Kuran, çevre konularının dünyada her alanda etkili olmaya başladığını belirterek, “Projenin ülke çapına yayılması ile birlikte, 2023 yılına kadar geri kazanım oranımız en az yüzde 35’e çıkarılacak. 2030 yılına kadar da bu oranı yüzde 60’lara çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hayata geçirilen, gelecek nesillere temiz ve gelişmiş bir Türkiye ile yaşanılabilir bir dünya bırakılmasını hedefleyen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde başlatılan ‘Sıfır Atık Geleceğe Değer Kattık Projesi’nin 12’ncisi Samsun Atakum Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlendi.
Seminerde konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Banu Behram Kuran, çevre konularının dünyada her alanda etkili olmaya başladığını, Türkiye’nin de bu konuda güçlü adımlar attığını ve atmaya devam edeceğini söyledi. Kuran, “Dünya Bankası raporlarına göre; yılda 1,3 milyar ton evsel atığın, 2025 yılında 2,2 milyar tona ulaşması beklenmektedir. Dünyada atığın yüzde 52’si depolama alanlarında depolanmaktadır. Aynı rapora göre, bu alanda yapılan yıllık harcamaların ise 205 milyar dolar olduğu vurgulanmaktadır. Türkiye’de 1995 yılında oluşan evsel atık miktarı 17 milyon ton iken, 2015 yılına gelindiğinde bu rakam 31 milyon tona ulaştı. 2023 yılında ise bu miktarın 38 milyon tona ulaşacağı öngörülüyor. Biz Türkiye olarak, çevre yönetimi konusunda ülkemizde birçok adım attık ve atmaya devam ediyoruz. Gelecek nesillere tertemiz ve gelişmiş bir Türkiye ve yaşanabilir bir dünya bırakmak için önemli bir hedefimiz var. Sıfır atık ile insanları daha bilinçli tüketmeye, daha az atık oluşturmaya, oluşan atığı yerinde ayırmaya, ayrılan atıkların geri dönüşümünün sağlanmasına sevk eden bir yaklaşımdır. Bu projenin ülke çapına yayılması ile birlikte, 2023 yılına kadar geri kazanım oranımız en az yüzde 35’e çıkarılacak. 2030 yılına kadar da bu oranı yüzde 60’lara çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.
Vali Osman Kaymak da, atıkların kaynağında ayrıştırılıp, geri dönüştürülerek ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlayacağını vurgulayarak, şunları söyledi: “Proje, elde edilen olumlu ve güzel sonuçlarla dikkat çekerek tüm kamu kurum ve kuruluşlarına da örnek oldu. Proje özelinde amacımız bilinçli tüketim kültürünü teşvik etmek evde, okulda, fabrikada, hastanede ve birçok yerde kağıdı gıdadan, camı metalden ayrıştıracak bir sistem kurmaktır. Elbette bu projenin başarıya ulaşması toplumun tüm kesimlerinin sahip çıkmasıyla mümkün olabilir. Kurumlarımızın özellikle de belediyelerimizin bu projeye sahip çıkması çok önemlidir. Çünkü belediyelerimiz atık yönetim sisteminin çok önemli bir ayağını oluşturmaktadır. Üniversitemizden fabrikalara, kamu kurumlarımızdan alışveriş merkezlerine, restoranlarımızdan havaalanımıza, bütün herkes atıkların düzgün ayrıştırılması noktasındaki hassasiyetlerini kurumsal bir kültüre dönüştürebilirse toplama sistemlerini buna göre kurar ve böylece bireylerin davranışları da doğru şekillenerek kurum kültürü oluşmuş olur. Atıklar kaynağında ayrıştırılıp geri dönüştürülerek ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlayacak. Örneğin 1 ton atık kağıdın geri kazanılması 17 ağacımızı kesilmekten kurtarırken, metal ve plastik atıkların geri kazanımı ile yüzde 95 enerji tasarrufu sağlamış olacağız.”
Vali Kaymak, proje kapsamında 5 bin 600 megavat saat enerji tasarrufu elde edildiğine de dikkat çekerek, şunları kaydetti: “Atık camlar yeniden cam ürünlere, plastik atıklar ise dolgu malzemesi, otomobil parçası gibi pek çok malzemeye dönüşecektir. Ev ve iş yerlerimizde çokça oluşan sebze meyve artıkları, çay posası gibi organik atıkları çöpe atmak yerine ayrı biriktirerek kompost elde edebilir ve elde ettiğimiz kompostu toprak iyileştirici olarak park ve bahçelerimizde kullanabilir, topraklarımızın verimini artırabiliriz. Tüm bu temenniler ışığında yaptığımız çalışmalar ile ilimizde sadece kamu kurumlarımızın projeye verdiği destekle, 2018 yılının ilk 9 ayında 11 bin 16 ağacımızı kesilmekten kurtarırken, 3 bin 40 varil petrol tasarrufu, 5 bin 600 megavat saat enerji tasarrufu sağlanmıştır. Ayrıca 6 ton atık pil ve 20 ton bitkisel atık yağın ayrı toplanması sağlanarak çevreye verebileceği zararlı etkilerin önüne geçilmiştir.”
ATIK KAĞITLAR “OYUNCAK BEBEKLERE” DÖNÜŞÜYOR
Samsun’da emekli bankacı Serpil Coşkun öncülüğünde bir araya gelen kadınlar, evlerindeki eski gazete ve dergilerden oyuncak bebek üretiyor. Coşkun, eski gazete, dergi, broşür gibi kağıt atıkları değerlendirmek amacıyla çalışma yapmaya karar verdi. İnternette gördüğü kağıttan bebek yapımına başlayan Coşkun, projesine ev hanımlarını da dahil etti. Coşkun, kentteki özel bir sanat galerisinin desteğiyle 10 kadına kağıttan bebek yapmayı öğretti. Sanat galerisinde gündüzleri bir araya gelen kadınlar, iş yerleri ve evlerinde bulunan gazete ve dergileri çöpe atmak yerine değerlendirerek, kağıt bebekler yapıyor. Kadınlar, tutkal sürdükleri kağıtların sertleşmesini sağladıktan sonra kağıt bebeğe dönüştürüyor, sonra da çeşitli renklerde boyuyor. Kağıt atıktan üretilen bebekler evleri süslüyor.
Coşkun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geri dönüşüme merak saldığını, bunun için evinde bulunan atıkları değerlendirmeye çalıştığını söyledi. Evde boş vakitlerini geçirmek amacıyla önce atık kağıtlarla sepet yapmayı öğrendiğini belirten Coşkun, sonra sosyal medyada atıklardan üretilen Afrikalı kız bebekler gördüğünü anlattı. Bunun üzerine atık kağıtları “kız bebekler” haline getirmeye başladığını dile getiren Coşkun, “Bu bebeklerin tamamen her şeyi atık kağıt, broşür ve dergiler. Atık kağıtları hediyelik bebekler haline getirmek beni mutlu etti.” dedi.
Diğer ev kadınlarına da kağıttan bebek yapmasını öğrettiğini aktaran Coşkun, “Çöpe atacağımız gazete, dergi ve broşürleri şık bebekler haline getiriyoruz. Bazı arkadaşlarımız bunları kendi evini süsleme kullanıyor, çoğunlukla da hediye ediyorlar. Önemli olan atık kağıtları dönüştürebilmek.” ifadesini kullandı.
Sanat galerisinin sahibi Özlem Başoğlu da atık kağıtların geri dönüşüme kazandırılması için kadınlara destek olduklarını vurgulayarak, “Atık kağıtlardan yapılan bebekleri görünce inanamadım. Bebekler o kadar güzel ki bunları gazete kağıdı ve broşürlerden yapıldığını görmek gerçekten şaşırttı beni. Böyle güzel bir projeye destek olabilmek adına kadınlarımıza atölyemizi açtık. Atık kağıtlara kadınlarımız burada hayat veriyor ve evlerimizin süslemesi haline getiriyor. Evlerinde atık bulunan kadınlarımız da bunları geri dönüşüme kazandırabilir.” şeklinde konuştu.
Çalışmaya katılan diğer kadınlar da hem boş vakitlerini hem de evlerindeki atıkları değerlendirmenin sevincini yaşadıklarını kaydetti.  
BAKAN KURUM, TOKAT’TA TARİHİ MEKANLARI GEZDİ
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Tokat’ta tarihi mekanların yanı sıra kentsel dönüşüm çalışması yapılması planlanan “Kaledibi Kentsel Risk Alanı Dönüşüm Projesi’nin” yapılacağı bölgede incelemelerde bulundu.
Tokat’ta temaslarda bulunan Bakan Kurum, Valilik ziyaretinin ardından Mevlevihane ve Bey Sokağı’nda tarihi mekanları gezdi. Halit Sokağı’nda 60 tarihi binanın restore edilmesi amacıyla devam eden çalışmalarla ilgili bilgi alan Bakan Kurum, “Kaledibi Kentsel Risk Alanı Dönüşüm Projesi’nin” yapılacağı bölgeyi yerinde inceledi. Deveciler Hanı’nı ziyaret eden Bakan Kurum, çocuklara oyuncak hediye etti. Takkeciler Cami şadırvanı yanında bulunan çay bahçesinde vatandaşlarsa sohbet ederek çay içen Bakan Kurum, daha sonra emeklilere yönelik olarak yapılan TOKİ konutlarını gezdi. Son olarak Millet Bahçesi yapılması öngörülen Gümenek Mesire Alanı’nı gezen Bakan Kurum, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu’dan bilgi aldı.  
ÇEVRE BAKANI KURUM, POŞET KANUNUNDAN SONRA ŞİŞE VE KAPLAR İÇİN DE UYGULAMA GELECEĞİNİ DUYURDU
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Tokat’ta yerel yöneticilerle bir araya geldi. İstanbul’dan Tokat’a havayoluyla gelen Bakan Kurum, kendisini karşılayan protokol üyeleriyle birlikte Tokat Valiliğini ziyaret etti. Burada Tokat Vali Vekili Mehmet Suphi Küspeci, Tokat Milletvekilleri Yusuf Beyazıt ve Mustafa Arslan, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, ilçe belediye başkanları ve bakanlığa bağlı il müdürlüğü personeli ile yaklaşık 2 saat süren bir toplantı gerçekleştiren Bakan Kurum, toplantı sonrasında basın mensupları ile bir araya geldi.
Kent merkezine yaklaşık 7 kilometre uzaklıktaki 267 dönümlük Gümenek Mesire Alanının Tokat’ın millet bahçesi olarak kullanılması için projenin başlatılacağı, Beyhamam ve Beysokağı’nın sağlıklaştırılması projesinde iyileştirmeler yapılacağı, il ve ilçelerde çöp aktarma istasyonları konuşlandırılması gibi yatırımları toplantı sonrasında basın mensupları ile paylaşan Bakan Kurum Tokat’ın da içerisinden geçen Yeşilırmak’taki balık ölümleri ile ilgili tüm çalışmaların bakanlık tarafından takip edildiğini söyledi. Bakan Kurum, “Yeşilırmak’taki, Amasya’da toplu balık ölümleri meydana geldi. Dünden beri bakanlığımızın birimleri, ÇED Genel Müdürlüğümüz sahada gerekli inceleme ve denetimleri yapıyorlar. Bakanlığımızın gezici laboratuvarı şu an sahada. Gerekli numuneleri aldılar. Ölen balıklardan da numune aldık. Bunları da ilgili Ankara’daki laboratuvara gönderdik. 2 gün içerisinde inşallah neticeleri çıkacaktır. Ancak ilk görülen o ki; suda herhangi bir kirlilik ya da zehirli bir maddeye rastlanmadı. Balıkların tahlil sonucuna göre de bunu açıklayacağız. Gözüken yağışların fazla olması ve toprakların akarsulara nehirlere kayması sebebiyle de balıklarımız zarar gördü gözüküyor. Tabi bu iklim değişikliğinden kaynaklı nehirlerin debisinin düşmesi de yine balık ölümlerine bir etken olarak gözüküyor. Ancak laboratuvar neticesinde de size daha net bilgi vereceğiz” diye konuştu.
Alışverişlerde kullanılan poşetlerin 2019 yılı itibariyle 25 kuruştan satılmaya başlanacağını ve uygulama ile ülkede kişi başı 440 adet olan poşet kullanımını 40’a düşürmeyi hedeflediklerini söyleyen Bakan Kurum, uygulama sonrasında cam, metal ve pet şişelerle, plastik ve karton kaplar için de yeni bir uygulama geleceğini duyurdu. Bakan Kurum, “Dün itibari ile artık kanun Resmi Gazetemizde yayınlandı. 1 Ocak 2019 tarihi itibariyle plastik poşetlerimiz ücretli hale geliyor. 0,25 kuruş ücret alacağız. Yıllık 30-35 milyar adet poşet kullanımını ki bu kişi başı 440 adede geliyor, bunu inşallah çok kısa zamanda düşürmeyi hedefliyoruz, 40 adede kadar düşürmeyi hedefliyoruz. Bu manada çevreyi korumak adına plastik poşetlerin ücretlendirilmesi bizim için çok büyük önem arz ediyor. Bu uygulamaya da inşallah 2019 itibariyle de başlamış olacağız. Artık eski pazar çantalarımıza, filelerimize hep beraber dönmek istiyoruz. Diğer taraftan pet şişe, metal şişe, cam şişe, karton kaplara ilişkin, plastik kaplara ilişkin de yine bir uygulama geliyor. Bu uygulama ile birlikte bunu piyasaya süren firmalar da bu işlerin toplanmasına ilişkin bakanlığımıza bir bedel yatıracaklar; pet şişe başına, cam şişe başına. Biz de bunları toplanmasına ve sıfır atık sistemine dönüşümüne, geri dönüşümüne ilişkin bir sistem kurup bu sistemde harcayacağız. Biz artık atmamayı öğrenmemiz gerekiyor. Evet sıfır atık sistemi ile biz 2023 yılında yıllık 20 milyar lira tasarruf sağlamayı öngörüyoruz. Vatandaşımızı da, gençlerimizi, yaşlılarımızı, çocuklarımızı da bu kampanyamıza güçlü bir şekilde davet ediyoruz” şeklinde konuştu.  
BAKAN KURUM: “ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZ İÇİN BELLİ DÜZENLEMELER YAPACAĞIZ”
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, şehirlerdeki yeni planlamalarda engelli bireylerin rahat şekilde yaşamaları adına bir dizi düzenlemeler yapılacağını açıkladı.
İnceleme ve temaslarda bulunmak üzere geldiği Amasya’da sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle buluşan Bakan Kurum, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede Türkiye’de yaklaşık 9 milyon engellinin yaşadığını, bu oranın her 10 kişiden en az birinin engelli olduğunu gösterdiğini söyledi.
Vali Dr. Osman Varol, Amasya Milletvekili Hasan Çilez ve Belediye Başkanı Cafer Özdemir ile yaptığı kent gezisinde yapılan altyapı çalışmalarında engellilerin engelsiz bir şekilde yaşamaları adına tedbirler alındığını gözlemlediğine değinen Murat Kurum, “İnşallah bundan sonraki süreçte de şehirlerimizde engellilerimizin rahat bir yaşam sürdürebilmeleri adına şehirdeki yeni planlama süreçlerinde nasıl yeni planlamalara bisiklet, yürüyüş yolu zorunluluğu getirdiysek eğer engelli vatandaşlarımızın da burada rahat bir şekilde yaşaması adına belli düzenlemeler yapacağımızı buradan bildirmek isterim. Neticede ülkemizde 10 kişiden birinin engelli olduğunu düşündüğümüzde hepimizin de engelli vatandaşlarımıza yardımcı olmamız gerekiyor” diye konuştu.
Kurum, Ziyaret beldesindeki tamamlanma aşamasına gelen 2. etap TOKİ inşaatı ile Amasya Belediyesi’ne atık su arıtma tesisini de dolaşıp bilgiler aldı.
JEOTERMAL KAYNAK VE DOĞAL MİNERALLİ SU SAHASI İHALELERİ
Amasya ve Edirne’de ruhsatlı 4 jeotermal kaynak ve doğal mineralli su arama sahası için ihaleye çıkıldı.
Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünün konuya ilişkin ilanı Resmi Gazete’de yayımlandı.
Buna göre, Amasya’nın Merzifon ilçesinde bulunan Uzunyazı ve Osmanoğlu köyleri ile ile Edirne’nin Merkez ilçesine bağlı Hıdırağa ve Hasanağa köyleri sınırları içerisinde yer alan 4 ruhsatlı jeotermal kaynak ve doğal mineralli su arama sahası kapalı teklif usulüyle ihale edilecek.
Muhammen bedelleri 335 bin lira ile 460 bin lira arasında, geçici teminat bedelleri ise 9 bin 300 ile 13 bin 800 lira arasında değişen sahaların ihaleleri, 10 Aralık 2018 Pazartesi saat 10.30’dan başlayarak ayrı ayrı yapılacak.
İstekliler, tekliflerini ihale günü ve saatine kadar MTA Genel Müdürlüğü Genel Haberleşme Şube Müdürlüğüne iletebilecek.
KÜSİ PLANLAMA VE GELİŞTİRME KURULU TOPLANTISI
Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği (KÜSİ) Planlama ve Geliştirme Kurulu 2018 Yılı 2. Toplantısı Ondokuz Mayıs Üniversitesi Senato Toplantı Salonu Vali Osman Kaymak, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç ve kurul üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Selahattin Altunsoy, kurul olarak yoğun çaba sarf ettiklerini belirterek, “Önümüzdeki hafta Salı günü 11 Aralık tarihinde saat 10’00’da Orta Karadeniz Kalkınma Ajansının Konferans Salonunda Sanayi İşbirliği Projeleri adı altında bir sunum yapılacak. Bakanlığımızdan bir daire başkanı bu konuda bilgilendirmede bulunacak. Buradaki toplantıya kamu ihale kanununa tabi olan bütün kurumları davet edeceğiz” dedi.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç yaptığı konuşmasında, “Üniversiteye ait imkanları bütün kurumlar için kullanılabilecek imkanlar olarak görüyorum. Bu işbirliğimizin amacı da zaten ülkemize daha iyi hizmet edebilmenin bir yolunu bulabilmektir. Kamu-üniversite-sanayi işbirliği önemli ve bunun önemine hepimiz inanıyoruz. Onun gereklerini yerine getirebilmek için de yapılması gerekenler var. Yapılması gerekenleri de birlikte gerçekleştireceğiz. Un var, yağ var, şeker var, ama önemli olan buradan helva çıkarmak. Bizde başarılı akademisyenler var. Sanayicilerimizin ihtiyaçları var. Devletimiz de bunun farkında ve buna dair kanunla düzenlemeler yapıyor, kurullar oluşturuyor. İçerisinde yer alan biz insanlar bunun farkına varıp gereğini yerine getirmediğimiz sürece hakikaten bu sürecin netice verir noktaya ulaşması mümkün değil. Buradan sonuç çıkarmak için hepimizin görevinin gereğini yerine getirmesi lazım” ifadelerini kullandı.
Toplantıda yaptığı konuşmada, üniversite ile kentin ve sanayinin işbirliği yapmasının çok anlamlı ve önemli olduğunu vurgulayan Vali Osman Kaymak ise, “Bu anlamda kurullar ve komisyonlar oluşturulmuş. Samsun’da da bu konuda güzel çalışmalar var ama şüphesiz daha iyisini yapmak için kararlıyız. Bütün arkadaşların aynı anlayışta olduklarını düşünüyorum. Herkes daha yürekten inanarak kendi kurumuyla ilgili olarak üniversiteyle ve üniversite de kendi çalışmalarıyla ilgili olarak hangi kurumla işbirliği gerektiğini tespit edip, o alanlarda yoğunlaşırsa gerçekten bir sinerji oluşacaktır. Bu sinerjiyle ortak sonuçlar ortaya çıkacak, bundan da şüphesiz hem üniversitemiz, hem kentimiz, hem de ülkemiz ciddi manada yararlanmış olacaktır” şeklinde konuştu.
Bu tür toplantıları standart bir şekilde konuşulup, bitirilen toplantı olmaktan çıkartıp işlevsel kılmanın kurul üyelerine bağlı olduğunu ifade eden Vali Kaymak, “Bu görevlerde olduğumuz müddetçe sorumluluklarımız çok fazla. Hepimizin görevleri bizlere emanet. Görevde kaldığımız sürece ne kattığımız konusunda kendimizi sorguya çekmemiz gerekiyor. Görevli olanların dışında buraya çağrılan sanayici arkadaşlarımız da bu kurulları işlevsel kılmak adına katkı sağlamalılar. Ben bu işbirliğini önemsediğimi belirtmek istiyorum. Bunun güzel sonuçlarını da bundan sonraki toplantılarda görmek istiyoruz” diye konuştu.
Ondokuz Mayıs Üniversitesinin Türkiye’nin saygın üniversiteleri arasında olduğunu ve yeni kurulan Samsun Üniversitesiyle birlikte Samsun’u ‘üniversite ve eğitim kenti’ yapmak istediklerini kaydeden Vali Osman Kaymak konuşmasını şöyle tamamladı: “Üniversitelerimizin gelişmesi ve güçlenmesi kentle bütünleşmesine bağlıdır. Üniversite kendi çapında gayret ediyor ama kentten destek alamıyor veya kent üniversiteye koşuyor ama istediği ilgiyi göremiyorsa bunlar başarının önündeki en büyük engellerdir. Bunlar olmadan birbirimizi kucaklayalım, birbirimize anlayışla yaklaşalım, gerçek manada sonuç odaklı olarak çalışmalarımızı yürütelim.”
Konuşmaların ardından TKDK İl Koordinatörü Bülent Turan, sanayi sektörü ile ilgili desteklemeler hakkında, Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği (KÜSİ) İl Temsilcisi Doç. Dr. Kemal Yıldızlı da 2018 yılı Temmuz-Aralık dönemi Samsun ili KÜSİ çalışmaları hakkında birer sunum gerçekleştirdi.
TAŞOVA’DA BAĞCILIĞI GELİŞTİRME PROJESİ
Amasya’nın Taşova ilçesinde bağcılığı geliştirme projesi kapsamında yüksek sistem bağ yetiştiriciliği tesisi için malzeme dağıtım töreni düzenlendi.
Amasya Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Yukarı Baraklı köyünde düzenlenen törende konuşan Amasya Valisi Osman Varol, “Ülkemiz genelinde yapılan üretimin yüzde beşini karşılıyoruz. Üzüm her yönü ile bereketli bir ürün, hem sofralık olması hem de meşhur yaprağı ve diğer yan ürünleri ile gelir elde etmemizi sağlıyor.” dedi.
Amaçlarının gelirleri artırarak köylerdeki refahı en yüksek seviyeye çıkartmak olduğunu belirten Varol, “Kamu hem yerelde hem de merkezde zirai faaliyetleri artırmak vatandaşlarımızın köylerde refahını maksimum seviyeye ulaştırmak ve onların topraklarına sahip çıkıp köylerinde refah içerisinde hayatlarını sürdürebilmesi için tüm gayretleri gösteriyorlar” diye konuştu.
Vali Varol ve protokol üyeleri tarafından çiftçilere belgeleri dağıtıldı.
Programa Taşova Kaymakamı Okan Yenidünya, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Ali Yıldız, kamu kurumlarının müdürleri ve vatandaşlar katıldı.
ENGELSİZ BİR ÇORUM İÇİN ÇALIŞIYORUZ
Çorum Belediye Başkanı Zeki Gül, engelsiz bir Çorum inşa etmek için projeler geliştirdiklerini söyledi.
Gül, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle belediye bünyesinde faaliyet gösteren Engelli Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezini ziyaret ederek, burada eğitim gören çocuklarla vakit geçirdi. Ziyaretin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Gül, belediye olarak engelli eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri ile engelli bireylerin ve ailelerinin hayatlarına dokunduklarını, engelleri birlikte aştıklarını söyledi.
Gül, Engelli Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde örnek çalışmalara imza attıklarını ifade ederek, şunları kaydetti: “Biz sadece, engelli vatandaşımızı, yavrumuz sabah evinden alıp akşam götürüp bırakmıyoruz. Onların potansiyelini ortaya çıkartmak için yeteneklerini geliştirmek için çaba sarf ediyoruz. Onlara kendi evlerindeki rahatı hissettirerek sosyal faaliyet alanlarında daha aktif olmalarını sağlıyoruz. Engelli Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerimizde el sanatları, bilgisayar, resim, müzik ve aşçılık kursu gibi kurslarımız var. Bu kurslarımız engelli bireylerimizin kişisel gelişimine katkı sağlıyor. Merkezlerimizde grup terapi, fizik tedavi odalarımız ve etkinlik sınıflarımız mevcut. Engelsiz bir Çorum için çalışıyoruz. Hayatı paylaşmak için engel yok. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kutlu olsun.”
Oğlunun otistik engelli olduğunu ve 3 yaşından beri eğitim aldığını söyleyen Servet Coşkuner ise çocuğunun Engelli Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezine geldikten sonra yeteneklerinde ve kişisel becerilerinde önemli gelişmeler kaydettiğini belirtti. Coşkuner, “Oğlum okuma yazma biliyor, matematik biliyor, yabancı dili var. Temelden başlayarak şu ana kadar verilen tüm hizmetler için müteşekkirim. Çocuğum burada ilerleme kaydetti. Mesela resim ve el işi yapıyor. Buradaki öğretmenler, eğitmenler, hizmetliler bizim çocuklarımıza bizim veremediklerimizi veriyorlar. Hepsine minnettarım.” ifadelerini kullandı.  
ÇİLEK ÜRETİCİSİ 4 BİN LİRA HARCADI, 20 BİN LİRA KAZANDI
Samsun 19 Mayıs ilçesinde çilek üretimi işine giren çiftçiler yaptıkları 4 bin liralık harcama ile 20 bin lira gelir elde ettiler.
Samsun 19 Mayıs Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğünde çilek yetiştiriciliğinin geliştirilmesi konulu toplantı yapıldı. 2017 yılında 19 Mayıs’ta başlayan Çilek Yetiştiriciliği Projesi 2 yıldır desteklerle devam ediyor. İki yıl içerisinde projeye dahil edilen 30 çiftçi tarafından üretilen “Engiz çileği” manavlarda, marketlerde, pazarlarda satılarak üreticisine maddi kazanç sağlıyor.
19 Mayıs Tarım ve Orman İlçe Müdürü Mehmet Gül, “İlçemizde iki yıldır süren çilek projesi faaliyetleri ile 30 çiftçimizi projemize dahil ettik. Çiftçilerimiz çilek projelerinden çok memnun olduklarını ifade ediyorlar. Bizler de yaptığımız takiplerden çiftçilerimizin memnuniyetini görüyoruz” dedi.
Ziraat Mühendisi Halit Kıvanç Sekban, 2018 yılı içerisinde İlçe Müdürlüğüne çilek bahçesi kurmak için başvuran 28 çiftçiyi toplantıya davet ettiklerini söyledi. Sekban, “Bu yılki projemize ilçemizde ikamet eden ya da ilçemizde üretim yapmak isteyen girişimcilerimizi üreticilerimizi projemiz hakkında bilgi almaları için 19 Mayıs İlçe Müdürlüğümüzdeki proje ofisimize bekliyoruz. 1 dönüm alandan yaklaşık 20 bin lira gelir elde edilen üretim metodunda firigo fideler kullanmakta. Bir dekar alanda üretim yapmak isteyen çiftçilerin 4 bin fide dikerek, malç naylonu ve sulama sistemi ile birlikte yaklaşık 4 bin lira masraf ile bu işe başlayabilirler. Çilek bahçesi kurmak isteyen çiftçilerimizin İlçe Müdürlüğümüze gelerek proje teknik konularında yardım alabilirler. Bahçeler mayıs ayında kurulacak fakat fide temininin daha önceden aralık ayı sonuna kadar ön siparişi verileceğinden çiftçilerimizin bir an önce proje kararlarını verip müdürlüğümüze müracaat etmeleri gerekmektedir” diye konuştu.  
Toplantıda yaşadıkları tecrübelerini dile getiren çiftçiler, “4 bin lira harcadık, 20 bin lira gelir elde ettik. Bir sefer masrafımız oldu. 2 yıl üst üste ürün alıyoruz” şeklinde konuştular

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.