Site rengi

Tasarım

ALTIN 322,13
DOLAR 6,0941
EURO 6,6161
BIST 7,9039
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 8°C
Hafif Yağmur

TR83 BÖLGESİ’NİN COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLERİ BİR KİTAPTA TOPLANDI

27.12.2019
A+
A-
TR83 BÖLGESİ’NİN COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLERİ BİR KİTAPTA TOPLANDI
Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA), TR83 Bölgesi’nde yer alan Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illerine özgü yöresel ürünlerden, coğrafi işaret tescili almış ürünlerin tanıtımı için “Orta Karadeniz Bölgesi Coğrafi İşaretli Ürünler Tanıtım Kitabı” hazırladı.
“Orta Karadeniz Bölgesi Coğrafi İşaretli Ürünler Tanıtım Kitabı”, TR83 Bölgesi’nde bulunan 3’ü Amasya, 3’ü Çorum, 9’u Samsun, 6’sı Tokat illerinden olmak üzere 21 adet coğrafi işaretli ürünün temel bilgilerini (tescil tarihi, başvuru sahibi kurum vb.) içeren künye tablosunu, ürünün hikayesini ve fotoğraflarını, bölgede yer alan coğrafi işaretli ürünlerin tamamının gösterildiği TR83 Bölgesi haritasını ve coğrafi işaret ve yöresel ürünler konusuna temas eden bazı tematik konularda (tarım ekonomisi, kültür turizmi, somut olmayan kültürel miras vb.) konularda uzman görüşlerini içeriyor.
OKA’dan konuyla ilgili yapılan açıklamada, “Çalışma ile turizm ve tarım fuarlarında bölgenin yöresel ürünlerinin tanıtılmasına yönelik görsel bir materyal üretmek ve bölgede yer alan paydaşlarımızın coğrafi işaret konusunda farkındalığını artırarak, bölgeden coğrafi işaret tescil başvuru sayısını artırmak amaçlanmıştır. PDF olarak ‘www.oka.org.tr’ web sitesinden de ulaşılabilen, ‘Orta Karadeniz Bölgesi Coğrafi İşaretli Ürünler Tanıtım Kitabı’, 22- 25 Kasım tarihlerinde Samsun 3.Gıda Fuarı’nda OKA tarafından düzenlenen Orta Karadeniz Bölgesi Coğrafi İşaretli Ürünler Sergisi kapsamında paydaşlara sunuldu. Paydaşların ve katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği sergi alanında ayrıca kitabın içeriğine dair broşür ve promosyon ürünleri de fuar katılımcılarıyla paylaşılmaktadır” denildi.
VALİLİK’TEN HOBİ BAHÇELERİ UYARISI
Çorum Valiliği, hobi bahçesi adı altında yapılmacak veya yapılmak istenilen gayrı resmi parseller ile yapılara müsaade edilmeyeceğini açıkladı.
Çorum Valiliği’nden yapılan açıklama da, merkez ilçeye bağlı bazı köylerde tarım arazileri üzerinde oluşturulan yollar, yol kenarlarına dikilen elektrik direkleri ve hafriyat çalışmaları ile izinsiz inşai faaliyetler yapıldığının tespit edildiği belirtildi.
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerine uyulmaksızın hobi bahçesi adı altında yapılacak/yapılmak istenilen gayri resmi parseller ile bu ve benzeri yerlerde yapılacak yapıların, kanunlara uygun olmadığının bilinmesi ve vatandaşlarımızın kanun çerçevesinde hareket etmeleri aksi takdirde mağdur olacaklarının altınının çizildiği açıklama da, şu ifadelere yer verildi; “Valiliğimizin 1. sınıf tarım arazileri üzerinde, özellikle Sarmaşa Köyü ve Ovasaray Köyü ile İskilip yolu bölgelerinde yoğunlaşan özel parselasyon planları ile tarım arazilerini hisselere ve parçalara ayırarak, 3. şahıslar, şirketler, kooperatifler veya emlak ofisleri aracılıyla satış işlemleri yapılan/yapılacak olan hobi evleri ve bahçelerine müsaade etmesi mümkün değildir. Tüm vatandaşlarımızın konu hakkında duyarlılık göstermeleri ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İl Özel İdaresi’nden bilgi almalarının kendi yararlarına olacağı hususu,
Kamuoyuna saygıyla duyurulur”
6 YILDA KENDİNİ AMORTİ EDECEK
Çorum Belediyesi’nin en büyük yatırımları arasında yer alan Rüzgar Enerji Santrali projesi 6 yılda kendisini amorti edecek.
Samsun’un Ladik ilçesinde bulunan Rüzgar Enerji Santralini kurulumun gerçekleştiren firmanın Ceosu Davide Albani, Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Yabacıoğlu’nu ziyaret etti.
Çorum’a önemli bir yatırım yaptıklarını ve bu yatırım sayesinde Türkiye ile olan ilişkilerini güçlendirdiklerini belirten Davide Albani, 12 yıl boyunca Çorum’a ve Çorumluya hizmet etmenin kendilerini mutlu edeceğini ifade etti.
Albani “Türkiye pazarına girmek ve burada çalışmalar yapmak bizim için oldukça heyecan verici. İtalya’da ve birçok Avrupa ülkesinde yüksek kalitemiz, yakın müşteri desteğimiz, en zorlu gereksinimlerle bile uyuşan özelleştirilmiş ürünlerimiz sayesinde pazarda önemli bir marka oluşturduk ve kabiliyetimizi ve deneyimimizi Türk yatırımcılara da sunmak istiyoruz” dedi.
Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Yabacıoğlu ise, Türkiye’de elektrik enerjisinin üretiminde rüzgâr enerjisinin payı fazla olmadığını ifade etti.
Türkiye’nin 2023 yılındaki rüzgâr enerjisinden elde ettiği enerjiyi 20 bin MegaWatt’lık bir kapasiteye yükseltme hedefinin olduğunu açıklayan Yabacıoğlu, “Kurmuş olduğumuz rüzgar enerji santrali ile bu hedefe katkı sağlıyoruz. Belediyemizin bu yatırımıyla ülkemizde üretilen yenilenebilir enerjisi miktarı artıyor. Bu amaçla meclis üyelerimiz ve basın mensuplarımızla birlikte Ladik ilçesinde kurduğumuz ve kendi enerjimizi ürettiğimiz 4 rüzgar türbinini yerinde inceledik. 4 rüzgâr türbini aylık, 8 bin hanenin kullandığı enerjiyi üretiyor. Belediyemizin elektrik giderlerinin yarısını Rüzgâr Enerji Santralinde ürettiğimiz enerjiden karşılıyoruz. İhaleyi alan yüklenici firma türbinlerin yapımıyla birlikte 2 yıl garanti verdi. Diğer yandan türbinlerin bakım ve onarımını da 12 yıl devam ettirecek. Bu yüzden 25 yıl 4 rüzgar türbininden enerji üretmeye devam edeceğiz. Santrale yaptığımız 32 Milyon liralık yatırım 6 yıl içerisinde kendini amorti edecek. İnşallah ilerleyen dönemlerde güneş enerjisiyle ilgili yapacağımız projelerle, katı atık tesisimizden elde ettiğimiz enerji ile kendi enerjimizin tamamını kendimiz üreteceğiz” ifadelerini kullandı.
KADIN GİRİŞİMCİLERDEN “KALINTISIZ” TURŞU VE REÇEL ÜRETİMİ
Samsun’da kadın girişimciler, Çarşamba Ovası’nda yetişen ürünlerin analizini yaptırıp ilaç kalıntısı bulunmayanlardan 25 çeşit turşu ve 15 çeşit reçel üretiyor.
Türkiye’nin önemli ovaları arasında yer alan Çarşamba Ovası’nın ürünlerini değerlendirmek isteyen ev hanımlarının kurduğu Çarşamba Kadın Çiftçileri Derneği üyeleri, ilçede yetiştirilen sebze ve meyvelerden turşu ve reçel yapıyor. Ovada çiftçilik yapanları organik tarıma teşvik etmek isteyen kadın girişimciler, turşu ve reçel üretimi için aldıkları sebze ve meyveleri önce Tarım ve Orman İl Müdürlüğünün gıda laboratuvarında analiz ettiriyor. Analiz sonucunda içinde ilaç kalıntısı bulunmadığı belirlenen ürünler, işlenerek tamamen doğal turşu ve reçel haline getiriliyor. Üretilen turşu ve reçeller, Çarşamba Millet Bahçesi’ndeki yöresel ürün pazarında satışa sunuluyor.
Çarşamba Kadın Çiftçileri Derneği Başkanı Mükafat Doğan Gümüş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kadın çiftçileri kalkındırmak için birkaç ay önce dernek kurduklarını söyledi. Kadın çiftçilerin ürünlerini değerlendirdiklerini anlatan Gümüş, “Amacımız çiftçi kadınlarımızın doğal, ilaçsız ürettikleri ürünleri turşu ve reçel yaparak halkımıza sunmak. Dernek olarak kadınlarımızın kazanmasını sağlarken hem de vatandaşlarımızın sağlıklı ürünler yemesini hedefledik. Bunu da başardığımıza inanıyorum çünkü insanlardan çok olumlu tepkiler alıyoruz.” ifadesini kullandı.
Doğal üretim için kadın çiftçilere önemli görev düştüğüne dikkati çeken Gümüş, şöyle devam etti: “Kadın çiftçilerimiz bizim doğal üretim yapmamız için ekim alanlarını ayarlıyor. Hayvan gübresi kullanıyor, yetiştirdikleri bitkilerde ilaç kullanmıyorlar. Ürünleri alırken gıda laboratuvarlarında bilimsel analiz yaptırıyoruz. Tahlilsiz hiçbir ürün kabul etmiyoruz. Bizim amacımız sağlık. Tüm ürünlerimizde de cam kavanoz kullanıyoruz. Kesinlikle plastik kullanmıyoruz.”
Gümüş, turşu ve reçel yapımı için sadece Çarşamba Ovası’nda yetişen ürünleri tercih ettiklerini vurgulayarak, “Farklı yerde yetiştirilmiş ürünleri almıyoruz çünkü buradaki kadın çiftçilerimizi kalkındırmak için uğraşıyoruz. 25 çeşit turşu, 15 çeşit reçel yapıyoruz. Bunun yanı sıra yine Çarşamba ilçesine has yapılan unlu gıdalar ile buradaki besi hayvanlarının sütünü değerlendirmek için peynir ve süt çökeleği de hazırlıyoruz.” diye konuştu.
Çarşamba’nın Türkiye’nin en çok kivi yetiştiren ilçelerinden olduğunu belirten Gümüş, şunları kaydetti: “Kiviyi değerlendirmek için reçelini yaptık. Tabii ki önceliğimiz sebze ve meyvelerde ilaç kalıntısı olmamasıdır. İlçede kivi yetiştiren çiftçileri araştırdık, birçoğundan numune aldık ve tahlil yaptırdık. Tahlil sonucunda ilaç kalıntısı bulunmayan bahçelerin kivisini aldık. Doğal yöntemle kivi üreten ve reçelini yapan Türkiye’de ilk biziz. Bunun için patent başvurusu da yapacağız.”  
VALİ BALCI’DAN EĞİTİMCİLERE 12 BİN 358 ADET KİTAP HEDİYE EDİLDİ
Tokat Valisi Dr. Ozan Balcı tarafından il genelindeki devlet ve özel okullar ile eğitim kurumlarında görev yapan eğitim camiasının neferlerine kitap hediye edildi.
Tokat’ta okullar kampüsündeki Z kütüphanede seçkin yazarların eserlerinden oluşan 12 bin 358 adet kitap paketlenerek ilçe, belde, köy, mezra ve merkez özel okullar ile devlet okullarında görev yapan öğretmen, memur, hizmetli, şef, uzman, İŞ-KUR elemanı, ücretli sigortalı öğretmen, idareci, müfettiş, mühendis ayırt etmeden eğitim camiasından tüm herkese ayrı ayrı gönderilerek hediye edildi. Öğretmenler ve eğitim çalışanları teşekkürlerini sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarla dile getirdi. Vali Ozan Balcı ise yazılı açıklamasında “Bilginin taşıyıcısı, milletimizin ve memleketimizin yüz akı siz değerli öğretmenimin Öğretmenler Gününü kutlar, sağlık ve başarı dilerim ve eğitim öğretimin bir neferi olarak eğitim camiasına sunmuş olduğun katkılardan dolayı teşekkür eder, okumanın her daim hayatında olması temennisiyle sağlık ve başarı dilerim” dedi.
YEŞİLIRMAK HAVZASI İLLERİNDEN 14 ÜLKEYE TANITIM ATAĞI
Yeşilırmak Havzası Kalkınma Birliği (YHKB), bölgenin turizm potansiyelinin tanıtılması ve bilinirliğinin sağlanması amacıyla Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan, Kuveyt, Rusya ile Malezya’nın da aralarında olduğu 14 ülkeden turizmcileri Amasya, Çorum, Samsun, Tokat’ta konuk etti.
4 ildeki turizm yöneticilerinin öncülüğünde sektör temsilcileriyle de buluşan konuk turizmcilere bölgenin turizm potansiyeli ve gelişmekte olan altyapısına ilişkin detaylı bilgiler aktarıldı.
Bölgedeki kültürel miras, arkeolojik ve doğal sit alanları ile yemek kültürü hakkında geniş bilgi edinen konuklarından olumlu dönüşler aldıklarını belirten YHKB Müdürü Yasemin Çoban, “Özellikle Hindistan merkezli turizm acentelerinin Bollywood filmleri için yeni çekim mekanları ile Hint düğünü organizasyonları için yeni destinasyon arayışları içerisinde oldukları anlatıldı. Bu bakımdan film çekimleri için bölgemizde bulunan tarihi mekanlar ile kaleler önerildi. Düğünler için ise bölgemizdeki otellerin yeterli kapasiteye sahip olduklarına işaret ettik” dedi.
YHKB Başkanı Amasya Valisi Dr. Osman Varol da, ulusal ve uluslararası fuarlara katılımın yanı sıra turizm sezonu hazırlıkları öncesi davet edilen turizmcilere yönelik tanıtım çalışmalarına büyük önem verdiklerini söyledi.
Amasya’ya gelen turist sayısının her geçen yıl artmasına dikkat çeken Vali Varol, bu potansiyelden hareketle planladıkları bölgesel destinasyon çalışmasıyla 4 ilin turizmde birlikte hareket etmesini sağlayıp konaklama sürelerinin artırmasıyla turizmden daha fazla gelir elde edilmesini hedeflediklerini vurguladı.
MEMGE İŞ SAHİBİ YAPIYOR
İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok’un istihdama verdiği değer ile 3 yıl önce başlayan Mesleki Eğitim Mutfağımdan Geçiyor (MEMGE) kursu her dönem başarılarına bir yenisini ekleyerek Türkiye genelinde ses getirmeyi sürdürüyor.
Verdiği eğitimin temelini oluşturan ahlak kuralları ile kursiyerlerin iş ahlakı ve aile hayatını olumlu önde değiştiren MEMGE her anlamda donanımlı personeller yetiştirmeyi amaçlıyor. Ödüllü proje hem eleman hem patron hem de eğitmen yetiştiriyor. Mezun olan kursiyerler iş garantisi ile meslek hayatlarına başlarken kendi iş yerini açarak işletmeci olma şansına da kavuşuyorlar. Pastacı, pideci, aşçı ve servis elemanı yetiştiren kursta meslek eğitimi yanında iş etiği dersleri de kursiyerlerin müfredatında yer alıyor.
Henüz ikinci döneminde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) tarafından AB Hibe Destekli projeler arasında en başarılı proje olarak birinci seçilen MEMGE’de hedefin yüzde 100 istihdam olduğunu belirten İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok, “Samsun Lokantacılar Tatlıcılar, Pastacılar, Esnaf ve Sanatkarlar Odası iş birliği ile gerçekleştirdiğimiz MEMGE kursumuzda hem kaliteyi hem de istihdamı her geçen gün daha yukarıya taşımaya devam ediyoruz. MEMGE kursumuz hizmet sektörünün hızla geliştiği ilçemizde ve şehrimizde bu sektörde görev yapacak başarılı elemanları yetiştirerek istihdama kalifiye eleman temin eden bir okul haline geldi. İlk başladığı günden beri istihdam oranımızı hep yüzde 80’in üzerinde tutmayı başardık. Kursiyerlerimiz mezun olduktan sonra sadece eleman olarak değil patron olarak da hizmet sektörüne girebilecek kabiliyet ve bilgiye sahip oluyorlar. Böylece her anlamda şehrimize değer katan bireyler yetiştirmiş oluyoruz” dedi.
TARİHİ GAR BİNALARININ RESTORASYONU TAMAMLANDI
Tekkeköy Belediye Başkanı Hasan Togar’ın vizyon projeleri arasında ilk sıralarda bulunan ilçenin yakın tarihinin sergileneceği tarihi gar binalarının restorasyon çalışmaları tamamlandı.
Tekkeköy ilçe merkezinde bir asırlık çınar ağaçlarının hemen yanında yer alan Devlet Demir Yollarına ait yüz yıla yakın tarihi geçmişe sahip tarihi istasyon binalarda aslına uygun yürütülen restorasyon çalışmaları bitti.
İlçenin yakın tarihinin yanında halkın hoş vakit geçirecekleri yeni ve farklı bir projenin daha sonuna gelindiğine dikkat çeken Tekkeköy Belediye Başkanı Hasan Togar, “Birçok anıya tanıklık eden Devlet Demir Yollarına ait tarihi gar binalarımızı tekrar canlandırdık. Restorasyon çalışmalarını tamamladığımız tarihi gar binalarımızı çevre düzenlemelerinin ardından halkımızın hizmetine sunacağız” dedi.
Tekkeköy’ün yerli yabancı ziyaretçilerin uğrak yerleri arasında yerini aldığına vurgu yapan Başkan Togar, “Tarih, turizm, kültür ve doğal güzellikleri ile yerli yabancı ziyaretçiler tarafından tercih edilen yerler arasında ilk sıralarda bulunan ilçemize yeni farklı bir değer daha kazandırmanın haklı gururunu paylaşıyoruz. İlçemizin tam merkezinde bulunan yıllarca atıl durumda kalan tarihi istasyon binalarımızın restorasyon çalışmalarını tamamladık. Burası anılarla dolu, yüz yıla yakın bir geçmişe sahip özel bir yer. Yıllarca trenlerle ulaşım yapan vatandaşlarımız, buradan Samsun Çarşamba istikametinde yolculuk etmişler. Ayrıca o dönemlerde faal kullanılan istasyon binalarımızın hemen yanında bir de kulüp olduğu biliniyor. Ulaşımda trenlerin tercih edilmemesi ve seferlerin kaldırılması ile burası atıl durumda kaldı. İlçemiz tam merkezinde bu atıl durumdaki binalar ve çevresi çok kötü bir görüntü oluşturuyordu. Binalar da yıkılmaya ve yok olmaya yüz tutmuştu. Bizim de yıllardır bura ile ilgili hayallerimiz vardı. Seçim çalışmalarımız da dahi bura ile ilgili projelerimizi halkımız ile paylaşıp görevi aldığımızda bu projelerimizi gerçekleştireceğimizi vaat etmiştik. Rabb’im nasip etti göreve geldik ve uzun uğraşlardan sonra artık restorasyon çalışmalarımızı tamamladık” dedi.  
Restorasyonu tamamlanan tarihi gar binalarda ilçenin yakın tarihinin sergileneceğini söyleyen Başkan Togar, “Tarihi istasyon binalarımızın restorasyonu bu gün itibarıyla bitti. Şimdi içerisini ilçemizin tarihini, insanların yaşayışını anlatan eski eşyalarla donatmaya başlıyoruz. Vatandaşlarımızın evlerinde bulunan dedelerine, ninelerine, atalarına ait eski tarihi eşyaları tek tek toplayıp, burada sergileyeceğiz. İlçemizin yaklaşık yüz yıllık tarihi restore ettiğimiz ve tekrar canlandırdığımız ve Tekkeköy Kent Müzesi olarak tasarladığımız bu tarihi binamızda yansıtılacak. İlçemiz ve yakın çevreler dışında yerli yabancı binlerce kişi burayı gezip görmek için ilçemizi ziyaret edecek” diye konuştu.
İçerisinin eski eşyalarla donatılmasının ardından kent müzesi olacak tarihi binaların yanına geçmişteki gibi bir yaşam alanının ortaya çıkacağını vurgulayan Togar, şunları söyledi: “Tarih ve doğal güzelliklerin sergilendiği bu eşsiz alanı ziyaret etmeye gelen misafirlerin ve ilçemizdeki vatandaşlarımızın oturup çaylarını yudumlayıp, sohbet edecekleri nezih bir yer ortaya çıkıyor. Tarihi binalarımızın restorasyon çalışmaları tamamlandı. Şimdi de alanın çevre düzenlemesi, peyzaj ve müze kafemizde çalışmalara başladık. Burası Nostalji Park adı ile adlandırdığımız ilçemiz merkezinde yüz yıllık çınar ağaçlarının gölgesinde tarih ve doğanın eşsiz güzelliklerini sergilediği muhteşem bir yer. Saat kulesi, çocuk oyun alanları, parkı, yeşil alanları, müzesi, kafesi ile bu alan yerli yabancı binlerce kişinin uğrak mekanı olacak. Bu muhteşem alan turizmin yanında ilçe halkının en çok kullanacakları uğrak yeri olacağına inanıyoruz. Çevre düzenleme ve peyzaj çalışmalarına başladığımız bu göz dolduran alan bu yılsonunda turizmin ve vatandaşlarımızın hizmetine girecek.”
SAKLI CENNET’ BORABOY GÖLÜ’NDE KIŞ GÜZELLİĞİ
Amasya’nın Taşova ilçesinde doğal güzelliği ile kendisine hayran bırakan Boraboy Gölü Turizm Merkezi, yağan karla beyaza büründü. Göl çevresinde birbirinden güzel görüntüler ortaya çıktı.
Taşova ilçesinde deniz seviyesinden bin 50 metre yükseklikteki krater Boraboy Gölü, çevresinde yetişen kayın, sarıçam, sedir ve kestane ağaçları ile kendisine hayran bırakıyor. Zümrüt yeşili ormanların kuşattığı göl kıyısındaki yürüyüş parkurları, piknik ve kamp alanları ile ‘Saklı cennet’ olarak bilinen Boraboy Gölü Turizm Merkezi, yağan karla beyaza büründü. Ormanlık alan içerisinde bungalov evler, kafeterya, kamp ve piknik alanları ile doğa yürüyüş yolları bulunan turizm merkezinde birbirinden güzel görüntüler ortaya çıktı.
Boraboy Gölü’ne gelen ziyaretçilerin kullanımı için bungalov ve ahşap köşk evlerinin hizmete sunulduğunu belirten Amasya Valisi Osman Varol, “Ülkemizin ve dünyanın her köşesinden ziyaretçilerimizi, bu eşsiz yerde çok güzel vakit geçirerek unutulmaz bir deneyim yaşaması için Amasya’ya davet ediyoruz. Çiçek kokuları arasında, orman içinde ve yaylalarda günübirlik yürüyüşler yapılabilir. Ormanın bittiği 1600 metrelerdeki Ağıllıbucak pınarının bulunduğu mevkiden bakıldığında, çevresini sarmalayan yoğun orman örtüsünden ayırt edilemeyecek biçimde yemyeşil bir cennet köşesidir. Amasya’nın Boraboy köyünde geçireceğiniz birkaç gün, içinizde tatlı bir serinlik duygusu bırakacaktır. Ormanların ortasındaki saklı cennette gördüğünüz yemyeşil düşten uyanmak istemeyeceksiniz” dedi.
Amasya Valisi Osman Varol ve İl Emniyet Müdürü Fahri Bulut, Boraboy Gölü ve çevresini ziyaret ederek Amasya İl Özel İdaresi tarafından yapılan gezi yolları ve ziyaretçilerin güvenli bir şekilde gezebilmeleri için alınan güvenlik önlemlerini yerinde inceledi.  
“SAMSUN, MANDA VARLIĞINDA TÜRKİYE BİRİNCİSİ”
Samsun Tarım ve Orman Müdürü Nail Kırmacı, “Bakanlığımızın verdiği destek sayesinde manda sayısı artmaya başladı ve 18 bine ulaştı. Böylelikle Samsun, manda varlığı ile Türkiye’de birinci sıraya yerleşti.” dedi.
Kırmacı, il müdürlüğünde gerçekleştirilen “Anadolu Mandasının Halk Elinde Islahı Alt Projesi” yürütme kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, verilen desteklerle Türkiye’de manda sayısının arttığını söyledi.
Manda denilince akla Türkiye’de kaymak, İtalya’da ise mozzarella peynirinin geldiğine işaret eden Kırmacı, “Türkiye’de manda yetiştiriciliği Samsun, Sinop, Tokat, Çorum, Amasya, Sivas, Yozgat, Afyonkarahisar, İstanbul, Muş ve Diyarbakır’da yoğun olarak yapılmaktadır. 1970 yılında manda sayısı 1 milyon 178 bin civarındayken, 1997’de bu sayı 194 bine, son yıllarda da 80 bine kadar düştü.” diye konuştu. Kırmacı, 2008 yılında uygulanmaya başlanan anaç manda desteğiyle “bitti, bitiyor” denilen mandacılığın yeniden canlanmaya başladığını dile getirdi.
Samsun’da en çok manda varlığının Kızılırmak Deltası’nda bulunduğuna dikkati çeken Kırmacı, şöyle devam etti: “2008 yılında bu bölgedeki manda sayısı 8 bine kadar düşmüştü. Bakanlığımızın verdiği destek sayesinde manda sayısı artmaya başladı ve 18 bine ulaştı. Böylelikle Samsun, manda varlığı ile Türkiye’de birinci sıraya yerleşti. Bakanlığımız sadece geçen 5 bin yavru manda için çiftçimize bir milyon 750 bin lira, 6 bin 200 anaç manda için 1,5 milyon lira, ıslah projesi kapsamında ise 2011’den itibaren yürütülen projede yer alan 110 işletmeye 3 bin manda için 16 milyon 208 bin 650 lira destekleme ödemesi yaptı.”
Kırmacı, manda sütünün üreticiye büyük gelir sağlandığının altını çizerek, “Manda sütünden yapılan kaymak, peynir, yoğurt ve dondurma büyük talep görüyor. Ayrıca manda eti, sığır eti ile karşılaştırıldığında daha az kolesterol ve daha çok mineral içerdiği için tercih ediliyor. Mandaya verilen destek devam ettiği sürece artış sürecek ve manda varlığı üreticilere büyük kazanç sağlayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
KAYNAK İŞÇİSİ, ÇİLEK SERASI KURUP, 3 AYDA 3 TON HASAT YAPTI
Tokat’ta Tarım İl Orman Müdürlüğü ve Doğu Karadeniz Kalkınma Projesi (DOKAP) programından hibe alarak topraksız çilek serası kuran kaynak işçisi Sinan Savaş, 3 ayda 3 ton çilek üretti. Savaş, “Artık sanayide çalışmayı düşünmüyorum” dedi.
Tokat Sanayi Sitesi’ndeki bir kaynakçı dükkânında işçi olarak çalışan evli ve 2 çocuk babası Sinan Savaş(34), köylerine gelip projeler hakkında bilgi veren yetkililerin tavsiyesiyle Tarım İl Orman Müdürlüğü ve DOKAP kapsamındaki hibe programına başvurdu. Savaş’ın başvurusu, yapılan incelemelerin ardından yüzde 100 hibe desteği ile onaylandı. Daha önce kendisinin de yaşadığı Bula Köyü’nde bulunan 500 metrekarelik arazileri üzerine geçtiğimiz Temmuz ayında topraksız çilek üretimi için sera kurdu. Yaklaşık 59 bin TL’ye mal olan serada ilk ekimi yapan Savaş, 3 ayda yaklaşık 3 ton çilek üreterek, satışını yaptı.
Seracılığa ağabeyi Sabri Savaş ile birlikte başladığını kaydeden Sinan Savaş, “Ağabeyimle birlikte sanayide yıllarca işçi olarak çalıştık. İşçi olarak çalıştığımız için çok fazla gelirimiz de yoktu. Tarım İl Müdürlüğü’nden köyümüze geldiler, seracılık hakkında bilgi verdiler. Bu projeyi bize sundular. ‘Böyle bir proje düşünüyoruz’ dediler. Biz de ağabeyimle düşündük, yıllarca sanayide çalıştık. Ne kazandık, hiç bir şey kazanamadık. Yapalım, deneyelim oluyor mu olmuyor mu diyerek girdik bu işe. Tarım Müdürlüğü’nün yardımıyla kurduk seramızı. Temmuz ayında seramız tamamlandı. Şu ana kadar 3 ton civarında verim aldık. Bu şekilde de devam ettiğimiz sürece değil sanayi işinde çalışmak, başka bir işe bakmayı düşünmüyorum. Devletimiz bize böyle bir imkan sunmuş, biz de kazanmaya başladık. Sebze yetiştirdiğimiz bir seramız daha var. Orayı da çilek serası yapmak istiyoruz. Sebzeden bir yılda alamadığım parayı, buradan 3 ayda aldım. Üç ay içerisindeki gelirimiz yaklaşık 30 bin civarında oldu. Bu da bizim yıllarca çalışıp kazanamadığımız miktar. Neden başka bir işle uğraşayım? İşçiliği yok. Sanayide çalışmaktan daha kolay” dedi.
Tokat’ın 2016 yılının Eylül ayında Doğu Karadeniz Kalkınma Projesi (DOKAP) programına dahil edildiğini söyleyen Tarım İl ve Orman Müdürü Orhan Şahin de şunları kaydetti: “Teknik elemanlarımız, bu konuda daha önceden deneyimleri olduğu için, Tokat’ta hangi projelerin faydalı olacağı, hangi projelerin çiftçilere ekstra gelir getireceği konusunda projeler yaptı. Bunlardan bir tanesi de bizim çilek projemizdi. İçinde bulunduğumuz tesiste çiftçimizin çok istekliydi. Kendi serasında katlı olarak çilek tesisi kurma yönünde kendisini bilgilendirdik. Kendisi de çok istekli olduğu için arkadaşlarımız bu tesisi kurdu. Şu anda verime geçti. Kış boyunca da bu verimi devam edecek. Amacımız; yenilikleri çiftçiye göstermek, projenin esas amacı da bu. Yıl boyunca da arkadaşlarımız alınan ürünün ne kadar olduğunu takip edecek. Bunun sonucunda yöremizdeki çiftçilere, diğer genç müteşebbislere diyeceğiz ki; biz böyle bir proje uyguladık. Onları da teşvik edeceğiz. Arkadaşlarımızın ilk aldığı sonuçlara göre içerisinde bulunduğumuz sera 500 metrekare, dışarıda 500 metrekare alanda alınan ürünün 4-5 katı burada ürün alınacak. Bu da çiftçimizin gelirini kat kat artıracak bir proje. Bunların çeşitlerini çiftçilerimize anlatarak müteşebbisleri çoğaltıp kazançlarını artırmaya sağlayacağız.”
ÖĞRENCİLERE LALE SOĞANI DAĞITILDI
Tokat’ın Turhal ilçesinde Belediyesi, ’Yeşeren Tohumlar Turhal’da Toprakla Buluşuyor’ projesi kapsamında öğrencilere 10 bin adet lale soğanı dağıtıldı.
Mehmet Akif Ersoy İlkokulunda gerçekleştirilen programda konuşan Turhal Belediye Başkanı Yılmaz Bekler, “Turhal Belediyesi olarak 2014’ten itibaren her yıl bu mevsimde tüm ilkokullarımıza lale soğanı dağıtımı gerçekleştiriyoruz. Bugüne kadar 5 yıllık süre zarfında okullarımıza dağıttığımız lale soğanı sayısı 100 binin üzerine çıktı. Park Bahçe Müdürlüğümüz olarak da 30 bin ile 50 bin arasında bizlerde lale dikiyoruz. Dikmiş olduğumuz laleler parklarımızda, kavşaklarımızda, refüjlerimizde ve bahçelerimizde Mart ayının sonu ile Nisan ayının başlarında ise açıp harika bir görüntü oluşturuyor” dedi.
Yapılan bu çalışmalarla Turhal’ın laleler kenti olarak anımsanmasını istediklerini söyleyen Başkan Bekler, “Turhal’ın laleler kenti olmasını istiyoruz. Bu yüzden de led aydınlatma sistemlerimizi laleler figürü olarak seçtik. Dağıtmış olduğumuz bu tohumları da çocuklarımızın güzel büyüteceklerine inanıyorum.” diye konuştu.
Lalesini yetiştirip kendisine getiren öğrencilere çeşitli hediyeler vereceğini ifade eden Başkan Bekler,”Bu çalışmamızla amacımız, çocuklarımıza küçük yaşta çiçek sevgisini aşılamak Çocuklarımız lale soğanlarını kendi elleriyle dikerek, kendi elleriyle büyütecekler. Çiçeğini yetiştirerek ziyaretimize gelen çocuklarımıza ise çeşitli hediyelerimiz olacak.” şeklinde konuştu.
AMASYA’DA ÇİFTE COĞRAFİ İŞARET SEVİNCİ
Amasya’dan Amasya “çiçek bamyası” ile “Amasya beji” mermerine Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından coğrafi işaret tescili verildi.
Ankara’da 23 ürünün coğrafi işaret tescili aldığı törende Amasya’dan iki ürünün yer almasının mutluluğunu yaşadıklarını belirten Amasya Valisi Dr. Osman Varol, “İlimize özgü Amasya beji mermerimiz ve Amasya çiçek bamyamız için alınan coğrafi tescil belgeleri ile ilimizin marka değeri artacak, ürünlerimizin taklitleri engellenerek üreticilerimiz korunacak ve pazarlama gücümüz de böylece artmış olacak” dedi.
Vali Varol, “Mermerimiz ve çiçek bamyamız ilimizin ihracat gelirlerinde önemli bir yere sahip olacak ve kalkınmamıza katkı sağlayacaktır. Coğrafi tescil belgelerimiz ilimize ve ülkemize hayırlı olsun” diye konuştu.
Törende Amasya Milletvekili M. Levent Karahocagil ile birlikte TÜRKPATENT yetkililerinden belgeleri alan Varol, “Bu süreçte emeği geçen Orta Karadeniz Kalkınma Ajansına, Amasya Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğüne, Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.