ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 21°C
Gök Gürültülü

VEZİRKÖPRÜ’DE EKİLEN KENEVİRLERİN BOYU 5 METREYE ULAŞTI! 10 TON TOHUM BEKLENİYOR

27.12.2019
A+
A-
VEZİRKÖPRÜ’DE EKİLEN KENEVİRLERİN BOYU 5 METREYE ULAŞTI! 10 TON TOHUM BEKLENİYOR
Türkiye’de ruhsatlı ekim yapılan yerlerden birisi olan Samsun’un Vezirköprü ilçesine bağlı Narlısaray Mahallesi’nde vatandaşlar, bu sene ilk kez geleneksel yöntemlerin dışında yaptıkları kenevir üretimi meyvelerini vermeye başladı. Mart ayının sonunda toprakla buluşturulan kenevir tohumları şu an itibariyle bazı tarlalarda 5 metreye kadar büyüdü. Çiftçiler bu sene yerli tohumlardan 10 ton kenevir tohumu üretip seneye 100 ton tohum elde etmeyi amaçlıyor. Kenevirin lifinden yararlanacak üreticiler kenevirlerini bu günlerde sökerken, tohum üretecek çiftçiler ise Eylül ayında hasada başlayacaklar. Bu sene 160 dönüme ekilen kenevirin tohumlarıyla seneye 2 bin dönüm alanda kenevir yetiştirilmesi hedefleniyor.
Bu yıl elde ettikleri tohumlarla 160 dönüm olan ekili kenevir arazisini seneye 2 bin dönüm alana çıkarmak istediklerini ifade eden Narlısaray Mahallesi Muhtarı Ali Sezgen, “Narlısaray’da da yıllardır kenevir ekimi yapıyoruz. Bu sene kenevir üretimine büyük bir ilgi var. Bu sene 160 dönüm tohumluk kenevir ektik. İnşallah kenevirin Türkiye’yi kalkındıracak seviyeye getireceğini düşünüyoruz. Bu zamana kadar keneviri el işçiliği ile topladık. Bundan sonraki süreçte iş makineleriyle toplanmasını ümit ediyoruz. Eğer işleri makineleştirirsek, Türkiye’de kenevir ekiminin daha çok yaygınlaşacağına inanıyoruz. Çiftçiler, keneviri liflik olarak ektilerse bugünlerde toplayabilirler. Tohumluk ekenler için hasat eylülde başlayacak. Bu sene 10 ton tohum üretmeyi hedefliyoruz. Bu hedefi tutturursak, seneye mahallenin yüzde 70’i kenevir ekmeyi düşünüyor. Bu da 2 bin dönümlük bir alana kenevir ekilmesi anlamına geliyor. Daha önceden de fabrika kurmak isteyenlere 14 dönümlük arazimi bağışlayacağımı belirtmiştim. Mahallelilerden de böyle bir durum olursa arsa bağışlayacak olanlar var. Önemli olan üretimin arttırılıp ekonomiye kazandırılması” dedi.
40 yıldır kenevir üreticisi Bekir Koç, “Keneviri ekersiniz, 1 ay sonra çapasını yapıp, en az 3 kere de sularsınız. Ne kadar sularsanız, o kadar büyür. 3 defa sularsanız 3 metre, 5 defa sularsanız 5 metre uzunluğa ulaşır. Bu işte teknolojiden yararlanmamız lazım. Yani makineleşmeden bu işi yapmak çok zor. Sanayileşme olmazsa, memleketimizde kenevir yetiştirecek genç nesil yok. Kenevir hasadı makinelerle yapılırsa, kişi başına 100 dönüm kenevir eken bile olur. Biz Vezirköprü’de en az 150 senedir bu yerli tohumumuzu kullanıyoruz. Bizim tohumumuz oldukça uzun boylara ulaşıyor. Başka tohumlar burada yetişmedi, tohumumuz kaç sefer sulanırsa o kadar uzar” diye konuştu.
Vezirköprü’ye kenevir yatırımcılarını beklediklerini belirten Vezirköprü Belediye Başkanı İbrahim Sadık Edis ise, “Vezirköprü’de kenevir hem istihdam hem imalat hem de üretim üzerine olsun hedeflerimize adım adım yaklaşıyoruz. Bu yıl tohum üretimi devam ediyor. 10 ton tohum üretmeyi hedefliyoruz. Bu üretim fitilin ateşlenmesi için yetiyor. İnşallah 2020-2021 yıllarında tohumu çoğaltarak, kenevirin ekim alanını artırmak istiyoruz. İmalat ile ilgili de yakın bir alanda Kenevir İhtisas Organize Alanı ilan ediyoruz. Altyapı çalışmalarımız devam ediyor. Kısa bir süre zarfında da kenevir yatırımcılarına Kenevir İhtisas Organize Alanında yatırım yapabilirsiniz diye kendilerine sunacağız. İşletme, yer ve ruhsat konusunda işlemlerimizi hızlı bir şekilde sürdüreceğiz. 2013 yılından 2019 yılına kadar kenevir ekimi ilçemizde 9 dönümlük alana kadar inmişti. Biz bırakmadık ve tohumumuza sahip çıktık. Keneviri ilçemize ve ülkemize kazandıracağız. Çünkü kenevir, kozmetik, ilaç, otomotiv, giyim, inşaat sektörü gibi birçok alanda kullanılıyor. Çalışmalarımız da tüm hızıyla sürüyor” şeklinde konuştu.
Türkiye’de izin verilen bölgelerde kenevir üretmek isteyenler, Vezirköprü ilçesine bağlı Narlısaray Mahallesi’nde yetiştirilen kenevirlerin tohumlarından almak istiyor.
TOKAT’IN KAHRAMANLARI ÇOCUKLARA ÇİZGİ ROMANLA TANITILACAK
Tokat’ta başlatılan ‘Eğitim Tokat’ projesi kapsamında kentin yetiştirdiği önemli bilim sanat ve devlet adamları öğrencilere çizgi romanla tanıtılacak.
Tokat Valiliği, öğrencilerin daha fazla kitap okumasını teşvik etmek için başlattığı ‘Eğitim Tokat’ projesi kapsamında öğrencilere dağıtılmak üzere eğitim seti hazırladı. Şehrin yetiştirdiği önemli bilim, sanat ve devlet adamlarını öğrencilere tanıtmayı amaçlayan çalışma kapsamında yaklaşık 100 bin eğitim seti bastırıldı. Hazırlanan eğitim setinin içerisine çocukların ilgisini çekmek için Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa, Mustafa Sepetçioğlu, Cahit Külebi, Danişment Gazi, eski Tokat Valilerinden Recep Yazıcıoğlu, İslam Tarihçisi Fuat Sezgin, Hüseyin Akbaş, Yaşar Güç, İbn-İ Kemal gibi bilim, sanat ve devlet adamlarının çizgi romanlarını yerleştirdi. Hazırlanan setler, il genelindeki ilkokul ve ortaokul öğrencilerine Vali Ozan Balcı’nın karne hediyesi olarak dağıtıldı.
Tokat Valisi Ozan Balcı, büyüyüp gelişen Türiye için Tokat’ın çocuklarının da bir şeyler yapması gerektiğini belirterek, “Bu kapsamda ‘Eğitim Tokat’ projemizi başlattık. Eğitimci arkadaşlarımız ile birlikte bir sürü proje geliştirdik. Kentin değerlerini de yeni nesile aktarmak istedik. Bunlara vefa borcumuzu ödemek lazım. Türkiye çapında milletimizin kahramanları bunlar. Burada ki gaye şu, kitaba önem vermek, çocukların bu kahramanlarla tanışmasını sağlamak. Çocuklar Tokat’ın kendi yetiştirdiği değerlerle tanışsınlar istedik” diye konuştu.
Hazırlanan sette Tokat’ın yetiştirdiği önemli isimlerin bilgilerinin yer aldığını hatırlatan Balcı, “Örneğin Vali Recep Yazıcıoğu, mülkü idarenin medarı iftiharıdır. Tokat’ımız için yaklaşık 5 yıl hizmet yapmış. Tokat’ın iletişiminden ulaşımına, enerjiden tarımına, hayvancılığına,  sağlığına hayatın ve yaşamın her alanında dokunmuştur. Canla-başla, aşkla, yılmadan çalışmıştır” diye konuştu.
Vali Balcı çizgi roman çalışmasının ardından, bu kişilerle ilgili masal kitapları da hazırlatacaklarını sözlerine ekledi.
ALMUS’TA GELİR GETİREN AĞAÇLAR ARAZİDE İNCELENDİ
Tokat’ın Almus ilçesinde gelir getirici tür ağaçlandırma uygulaması kapsamında dikilen fidanlar oluşturulan heyetle arazide incelendi.
Almus Kaymakamı Hamza İnam’ın başkanlığındaki heyet, Almus Orman İşletme Müdürlüğü tarafından yürütülen “Gelir Getirici Tür Ağaçlandırma Uygulama Projesi” kapsamında dikilen fidanları inceledi. Proje hedeflerinde; atıl durumdaki çıplak arazilere ve bozuk orman alanlarında toprak işlemesi yapılarak verimli hale getirmek, ekonomiye kazandırmak ve kırsaldaki vatandaşları yerinde kalkındırmak amacı güdülüyor. Geçmiş yıllarda bu kapsamda Almus’ta dikimleri yapılan kuşburnu, ceviz, ahlat, badem gibi türlerin yetişme hızı ve sağlığı ile ilgili veri toplanmaya devam ediliyor.
İSKİLİP ÇİLEĞİ, SOĞUK HAVA DEPOSUNDA KORUNACAK
Çorum’un İskilip ilçesinde kaymakamlıkça hayata geçirilen “İskilip Çileği Temini ve Dikimi” projesi kapsamında üretilen çilekler, soğuk hava deposunda muhafaza edilecek.
İlçede 2011 yılında Şeyh köyünde başlayan çilek yetiştiriciliği, 8 yılda bölgedeki 30 köyün önemli gelir kaynaklarından biri haline geldi. Çilek üretimine öncülük eden Şeyh köyünde çiftçiler, geçen yıl 250 dekar çilek bahçesinden 1 milyon liradan fazla gelir elde etti.
İskilip Kaymakamlığı, çilek yetiştiriciliğinin daha da yaygınlaşması için başlattığı “İskilip Çileği Temini ve Dikimi” projesi kapsamında çiftçilere 1 milyon 500 bin çilek fidesi dağıttı. Bu yıl 800 ton civarında rekolte bekleyen çiftçiler, çilek hasadına başladı.
İskilip Kaymakamı Beyazıt Bestami Alkan, yaptığı yazılı açıklamada, toplanan çileklerin satışa sunulduğunu bildirdi. Toplanan fazla çileğin korunması için soğuk hava deposuna ihtiyaç duyulduğunu belirten Alkan, “Çilekler için soğuk hava deposu ihtiyacını, ilçemizde maden işletmecisi olarak faaliyet gösteren Bahattin Yılmaz karşıladı. Kaymakamlığımıza 10 tonluk soğuk hava deposu konteyneri hediye eden Yılmaz’a teşekkür ediyorum. Soğuk hava deposu, Yanoğlan köyüne yerleştirildi. Bu hizmetten çilek üreticilerimizin tamamı yararlanacaktır.” ifadesini kullandı.
KARADENİZ BÖLGESİ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ EYLEM PLANI İLE 6 İLDE 2 BİN AİLE TAŞINACAK
Son dönemde gündemi meşgul eden en önemli konulardan biri iklim değişikliği. Dünya liderlerinin bir araya geldiği G20 Zirvesi, G7 ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu gibi toplantılarda da iklim değişikliği konuşuluyor. Şehirlerde nüfus yoğunluğunun artması, trafik sorunu ve tüketim çılgınlığı gibi sebepler iklim değişikliğine sebep oluyor.
Ülkemiz iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölgeler arasında olan Akdeniz Havzası’nda yer alıyor. Son yıllarda bu iklim değişikliğinin olumsuz sonuçlarını yaşıyoruz. Kıyılardaki ölçümler, deniz seviyesinin yıllık 6 mm civarında yükseldiğini gösteriyor. Deniz suyu sıcaklığı da arttı, bu artışa bağlı olarak şiddetli ve sık yağışlar meydana geldi.
İnsanlar için önemli oksijen kaynaklarından olan deniz çayırları yok oluyor. Akdeniz çölleşiyor. Yine, ülkemizin akciğerleri olan ormanlarımızda küresel ısınmaya bağlı olarak yangın riski artıyor.
İklim değişikliği ekonomiye de zarar veriyor ve tedarik zincirini bozuyor. Akdeniz normalde kapalı havza olduğu için, hortum ihtimali düşük ama son dönemde ne yazık ki sıkça hortumlara şahit oluyoruz. Aynı zamanda şiddetli dolu yağışları da meydana geliyor. Ceviz büyüklüğünde dolu yağıyor, sel suları, seraları yerle bir ediyor. Tüm bunlar yüzünden mahsuller zarar görüyor, bu da fiyatlara yansıyor.
Türkiye iklim değişikliği ile mücadele konusunda çok önemli adımlar atıyor. Başta Sıfır Atık Projesi olmak üzere, deniz çöpleriyle mücadele için başlatılan Sıfır Atık Mavi Hareketi, Bisiklet Yolları, Millet Bahçeleri gibi çevreci hareketlerle iklim değişikliğinin etkileri azaltılmaya çalışılıyor.
Yeni Şafak’ta yer alan habere göre, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı başta olmak üzere, İçişleri Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini önlemek ve bir dizi tedbirler almak amacıyla çalışmalar yürütüyor.
Deniz suyu sıcaklığının son 40 yılın en yüksek seviyesinde gözlenmesi, buna bağlı olarak yağışların artması, bölgenin engebeli yapısı nedeniyle afet riskinin artması, can ve mal kaybı yaşanmasından dolayı, Karadeniz Bölgesine öncelik verildi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, geçtiğimiz gün Trabzon’da bir otelde düzenlenen “Karadeniz Bölgesi İklim Değişikliği Eylem Planı” toplantısında, başta Rize, Trabzon, Ordu, Samsun, Giresun ve Artvin’i kapsayan 15 maddelik Karadeniz Bölgesi İklim Değişikliği Eylem Planı ile bölgede alınacak tedbirleri paylaştı. Bu tedbirler içerisinde önemli başlıklar şöyle:
Plan kapsamında 6 ilde dere yataklarında yer alan binalar tespit edilecek, kamulaştırma ve taşıma süreci planlanacak. Temmuz ayı sonuna kadar tüm derelerin taramasının bitmesi planlanıyor.
Ayrıca risk altında olan, acil ve öncelikli taşınması gereken bin 950 adet bina tespit edildi. Riskli bölgelerde yaşayan 2 bin aile, kentsel dönüşüm kapsamında yapılacak konutlara taşınacak. Dere yatağında bulunan binaların taşınması sürecinde hiçbir mağduriyet yaşanmayacak. Taşınma ve kira yardımı başta olmak üzere her türlü destek sağlanacak. TOKİ tarafından 2023 yılına kadar 15 bin konut inşa edilecek.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, konu ile ilgili olarak “Trabzon Araklı merkezde tespit edilen Özgen ve Yolgören Mahallelerinde 200 konutun inşaatına TOKİ Başkanlığımız başlayacak ve 2 bin aile ile görüşmeleri tamamlayıp acil dediğimiz binaların taşınma sürecini yıl sonuna kadar başlatmış olacağız” dedi.
Karadeniz Sahil Yolu’nda ve risk altında olan karayollarının altyapısının belli noktalarında ani oluşan taşkınların denize iletilmesini sağlayan su hatları ve tüneller oluşturulacak. Dere yataklarının doğal yapısının bozulmaması için bölgede faaliyet gösteren tesislerde denetimler sıklaştırılacak.
Bölgedeki yapılaşmada enerji verimli, iklim duyarlı ve ekolojik özellikli yerel yapı malzemelerinin kullanımı özendirilecek ve yaygınlaştırılması desteklenecek. Atıkların dere yataklarında ilave yük oluşturmaması için bölgede atık yönetimi ve sıfır atık uygulamaları yaygınlaştırılacak.
SAMSUN, TÜRKİYE’NİN SEBZE VE MEYVE AMBARI
Yeşilırmak ve Kızılırmak Nehirlerinin Karadeniz’e döküldüğü tarım şehri Samsun, sebze ve meyve üretiminde Türkiye’nin ilk sıralarında yer alıyor.
Bafra ve Çarşamba gibi verimli ovalarına sahip olan Samsun, işlenen tarım alanı bakımından Türkiye’nin 16’ncı sırasında yer alıyor. Samsun’un 972 bin 459 hektar alanlık (ha) yüz ölçümünün yüzde 39’u işlenen tarım alanı olarak dikkat çekiyor. 375 bin 392 hektar alanlık işlenen tarım alanının yüzde 42,8’lik kısmı ekonomik olarak sulanabilirken, 160 bin 672 hektar alanlık ekonomik olarak sulanabilir alanın ise ancak yüzde 29,5’i sulanabiliyor.
Samsun, çeltik üretiminde 2’inci, soya üretiminde 3’üncü ve tütün üretiminde 5’inci sırada yer alıyor. Ayrıca Samsun kırmızı pancar ve lahana üretiminde Türkiye 1’incisi, biber ve turp üretiminde Türkiye 2’ncisi, patlıcan ve ıspanak üretiminde Türkiye 3’üncüsü ve barbunya üretiminde ise Türkiye 4’üncüsü olarak dikkat çekiyor. Meyve üretiminde de ilk sıralarda yer alan Samsun, fındık üretiminde Türkiye 3’üncüsü, kivi üretiminde Türkiye 5’incisi, armut üretiminde ise Türkiye 6’ncısı konumunda yer alıyor.
Samsun’da yılda 133 bin 221 bin ton çeltik, 7 bin 714 ton soya ve 6 bin 897 ton tütün üretiliyor. Ayrıca 3 bin 300 ton kırmızı pancar, 223 bin 50 ton lahana, 136 bin 786 ton biber, 13 bin 167 ton turp, 28 bin 455 ton patlıcan, 12 bin 632 ton ıspanak ve 6 bin 753 ton barbunya üretiliyor. Samsun’da yılda 66 bin 363 ton fındık, 5 bin 401 ton kivi ve 9 bin 361 ton armut üretiliyor.
TÜİK verilerine göre kırmızı pancarın Türkiye’deki, üretiminin yüzde 40,67’si Samsun’da üretiliyor. Lahananın yüzde 29,15’i ve barbunyanın da yüzde 7,67’si yine Samsun’da üretiliyor. Fındığın ülke genelinde 12,89’u, kivinin de 8,72’si Samsun’da üretiliyor.
TOKAT GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ YENİ LOGOSUNU ARIYOR
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi kurumsal logosunu değiştirme kararı aldı. Üniversite düzenlediği logo tasarım yarışmasıyla yeni logosunu belirleyecek.
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi kurumsal yapısında kullanılacağı; öğrenci merkezli eğitim anlayışıyla ulusal ve uluslararası alanlarda öncü bir üniversite olma yönünü, ulusal, evrensel bilimsel ve etik değerler ile ilkeleri benimsediğini gösteren, misyon ve vizyonunu ön plana çıkaracak; tarihi ve doğal güzellikleriyle Tokat’ın kültürel değerlerini yansıtacak yeni bir logo kullanma kararı aldı.
Tüm katılımcılara açık olan yarışmaya katılımcıların tasarımların özgün olması bekleniyor. Tasarlanacak logonun daha önce başka yarışmalara katılmamış, başka hiçbir yerde ve hiçbir gerekçe ile yayımlanmamış olması da gerekiyor. Diğer kurum ve kuruluş amblem-logolarını çağrıştırmaması gereken yarışmaya her katılımcı en fazla 3 adet tasarımla katılabiliyor. Son başvuru tarihi 13 Eylül 2019 Cuma günü mesai bitimi olan yarışma için hazırlanan logolar üniversitenin internet sitesinde yayınlanan başvuru formu ve eserin açıklamasıyla birlikte togulogo@gop.edu.tr gönderilecek. Posta ve kargo yoluyla da çalışmalar Üniversiteye gönderilebilecek. Yarışmada birinci olarak seçilecek eser sahibine 5 bin, ikinci olan eser sahibine 2 bin ve üçüncü olan eser sahibine de bin lira ödül verilecek. Yarışma sonuçları, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi tarafından belirlenecek tarihlerde Gaziosmanpaşa Üniversitesinin resmi internet sitesi olan www.gop.edu.tr üzerinden açıklanacak.
RUSYA VE ALMANYA’NIN KİRAZLARI AMASYA’DAN
Amasya’da üretilen kirazlar fabrikada boy boy ve kalite kalite ayrıldıktan sonra Rusya ve Almanya’ya ihraç ediliyor.
Amasya Beşgöz mevkisindeki soğuk hava deposunda bantlardan gelen kirazlar boy boy ve kalite kalite ayrılarak, soğutulduktan sonra paketlenip, kutulanarak ihracata hazır hale getiriliyor. Turizm, kültür ve tarım şehri olan Amasya’da kiraz artı istihdam sağlamasından dolayı önemli tarım ürünleri arasında da yerini almış durumda. Her soğuk hava deposu ve işleme tesisinde ortalama 140 kişi çalışıyor.
Amasya Valisi Osman Varol, “Amasya’mız özellikle kiraz üretiminde iddialı bir konumda. 2018 yılı içerisinde ilimizde yaklaşık 36 bin ton kiraz üretimi gerçekleşti. Bu üretimin 6 bin 7 bin ton bandındaki kısmı da ihraç edildi. İhracat pazarlarımızda özellikle Batı Avrupa ve Rusya bulunmakta. Bu yıl bir miktar kiraz alanımız yaklaşık bin 500, 2 bin dekarlık alanımız yani 26 bin dekarın bin 500, 2 bin dekarlık alanı doludan olumsuz bir biçimde etkilendi ama bu üretimin genel hacmine çok fazla zarar verecek bir husus değil, hasat şu an sona ermek üzere. Özellikle çok yüksek birkaç köyümüzde şu an devam etmekte, o da sona ermek üzere fakat burada çok ciddi bir biçimde ihracat çalışmaları yapan firmalarımız var. Bunlar çalışmalarını devam ettiriyorlar. Malumunuz bu bir süre soğuk hava deposunda bekletiliyor ayrıldıktan tasnif edildikten sonra, daha sonrasında da ihracat pazarlarına ulaşıyor. Bu çalışmalar devam ediyor. Biz üretim miktarı olarak yine 2018 yılındaki üretimi bir miktar geçmeyi bekliyoruz bu yıl. İhracat miktarında da yine aynı oranı, geçen yılki oranı yakalayarak onda da bir miktar artış bekliyoruz çünkü özellikle verimli bir dönem olduğunu verimli bir yıl olduğunu düşünüyoruz. Geçtiğimiz yıl kiraz üreticilerimizin yaşadığı sorunları bu yıl yaşamadık onun için geçen yıla göre üretimimizde ve dolayısıyla ihracatımızda da artış bekliyoruz. Biz kiraz üretiminde Türkiye’nin dördüncü iliyiz. Yaklaşık olarak Türkiye’deki hacmin 2017 yılı için yüzde 6, 6,5’ini, geçtiğimiz yıl için 4,5’ini üreten Türkiye’de bu konuda iddialı olan iller arasında yer alıyoruz. Ayrıca bu konuda valilik olarak yaptığımız bir takım çalışmalar da var. Bir kiraz eylem planımız var. Bununla hem üretimdeki kalite ve kalibrasyonu artırmayı hem de kiraz alanlarımızı genişleterek, modern üretim tekniklerini çiftçimizle buluşturup, onların hem daha fazla kazanç elde etmesini hem daha fazla üretim yapmasını sağlayacak bir dizi adımdan oluşan bir eylem planımız da var. Şu an onun uygulaması devam ediyor. Amasya’mızdan burada yetiştirdiğimiz bu güzel kirazlar öncelikle Rus pazarına ve Alman pazarına ulaşıyor. Düzenli bir biçimde gidiyor, orada ciddi bir pazar oluşmuş durumda. Amasya kirazının Rusya’da ve Almanya’da sofraları süslediğini söyleyebiliriz” dedi.
Son olarak kutulanan kirazlar, soğumaya bırakıldıktan sonra ihracata hazır hale geliyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.